
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, siyasi müzakere ortamı kanallarının açık olduğunu vurguladı.***
TBMM - Coşkun Ergül
Batman'da polisle çatışan PKK'lı teröristlerin açtığı ateş sonucu bulunduğu araçta hayatını kaybeden hamile Mizgin Doru'dan sezeryanla alınan bebeğin ölümü tüm Türkiye'yi üzüntüye boğdu.
''Terör örgütünün annesinin karnındaki bebeği bile öldürme noktasına geldiği'' ifade edilerek, bu konudaki görüşleri sorulan Üstün, AA muhabirine, ''Bu olayları görüp de üzülmemek, kahrolmamak mümkün değil'' dedi.
Komisyonun başta gelen görevinin, insan hakkı ihlallerini ortadan kaldırmak olduğunu ifade eden Üstün, şöyle konuştu:
''Ama görüyoruz ki en temel insan hakkı olan yaşam hakkı pervasızca, vicdanları sızlatacak şekilde ortadan kaldırılabiliyor. Bir insanın yaşam hakkı olmadan insanın diğer haklarından bahsetmemiz mümkün değil. Siyasi, sosyal, eğitim ve mülkiyet hakkından bahsedemeyiz. Önce insanı yaşatmamız lazım ki bir insanın diğer haklarını konuşabilelim.''
Ayhan Sefer Üstün, artık bölge halkının canına tak dediğini belirterek, ''Terör örgütü, bir an önce bölge insanının ve tüm Türkiye halkının yaşam hakkını ortadan kaldıracak, zedeleyecek hareketlerden kaçınmalıdır. Bunun da kaçınılmaz sonucu silah bırakmaktır'' dedi.
Şu dönemde her türlü siyasi müzakere ortamının hazır ve açık olduğunu ifade eden Üstün, şunları kaydetti:
''Bu kanallar açıktır. Bu kanallar kullanılmıyorsa o zaman insanın aklına şu geliyor: 'Kendi insanının haklarını savunuyor bahanesiyle, başka güçlerin ihale ettiği işler mi yapılıyor? Bölge halkının taleplerini iletmede ve bunlara karşılık bulmada herhangi bir sorun gözükmüyor. Öyleyse nedir bu anlamsız şiddet durmadan körükleniyor?
Kendi insanını öldüre öldüre, yarın hakkını savunacak insan da kalmayacak. O bakımdan bir an önce, en temel hak olan insan hakkına saygı gösterilmeli, insanları öldürmek için değil yaşatmak için mücadele edilmeli.''