TBMM
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
''Ergenekon'' davasının görüldüğü Silivri Cezaevi önünde dün yaşanan olaylara değinen Kılıçdaroğlu, hukuk eğitimi almış hiç kimsenin Silivri'de adil bir yargılama yapıldığını iddia edemeyeceğini savundu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın partisinin grup toplantısında, ''mahkemeler bağımsızdır'' dediğini aktaran Kılıçdaroğlu, ''Gerçekten komedi'' ifadesini kullandı.
Sağlıklı işleyen bir demokraside özel yetkili mahkemelerin olamayacağını belirten Kılıçdaroğlu, önce bu gerçeğin bilinmesini istedi. Kılıçdaroğlu, ''İşine gelince, 'yargı bağımsız', işine gelince 'yargı bağımlı. Deniz Feneri davası ne oldu? Mahkemesi bile belli değil. Unutuldu gitti. Sorgulanan kim oldu? Olayı soruşturan savcılar. Neymiş? Yargı bağımsızmış. Sen onu benim külahıma anlat'' diye konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın, Silivri'de yaşananlar nedeniyle CHP'li milletvekillerini suçladığını ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
''CHP milletvekillerini suçluyor, 'Oraya niye gittiler?' diyor. Yasak mı getireceksin? Senin gücün yetmez. Milletvekilleri gidecek oraya, duruşmayı izleyecekler. 'Yargı gereğini yapacak' diyor, 15 dakika sonra da savcı harekete geçiyor. Şu bağımsız yargıya bakın siz. Neymiş? Milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldıracaklarmış. Bizim dokunulmazlığa ihtiyacımız yok. Demokrasi için her türlü bedeli ödemeye hazırız.''
Özel yetkili mahkemelerin bağımsız olduğunu söyleyebilmek için ''hukuk cahili'' olmak gerektiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, o mahkemelerin ''siyasi otoritenin sopası'' olduğunu iddia etti.
CHP olarak hiçbir zaman dokunulmazlıkların arkasına saklanmadıklarını belirten Kılıçdaroğlu, ''Senin dokunulmazlığın sen de kalsın. Bizim dokunulmazlıklarımızı kaldırmazsan namertsin'' dedi.
Konuşmasında çözüm sürecine de değinen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Sorun nedir biliyor musunuz? Sorun, milyonlarca yurttaşın umuduyla oynamaktır. Eğer bu sürecin sonunda bir başarısızlık çıkarsa bunun faturasını 76 milyon yurttaş ödeyecektir. Büyük öfkeler, büyük hayal kırıklıkları sonunda çıkar. Bir topluma bu kadar büyük umutlar vereceksiniz, arkasından bir şey çıkmayacak. Bu Türkiye'ye yapılacak en büyük ihanettir."
Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin, çözüm sürecine ilişkin Meclis Araştırması açılması için verdiği önergeyi değerlendirirken, ''Tarihimizde ilk kez TBMM, bir terör örgütüyle muhatap kılınmak isteniyor. Bu, hukukun kaldırabileceği bir şey değildir. Sağlıklı çalışan bir demokrasinin kaldırabileceği bir şey değildir" dedi.