14 Haziran 2017•Güncelleme: 14 Haziran 2017
TBMM
CHP'li milletvekilleri TBMM Genel Kuruluna verilen aranın ardından, salona toplu halde girdi.
Yerinden söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, partisinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun, MİT tırlarının durdurulmasıyla ilgili davada İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince 25 yıl hapis cezasına çarptırılmasını ve tutuklanmasını değerlendirdi.
Özel, Berberoğlu'nun davasında gerçeklerin, halkın haber alma özgürlüğünün ve gazeteciliğin yargılandığını ve had bildirilmek istendiğini söyledi.
Özel, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Milletvekilimiz Enis Berberoğlu hakkında müebbet hapis cezası verilip daha sonra indirimle 25 yıla çevrilmiş ve kendisi daha temyiz aşaması varken Anayasa'nın milletvekillerinin tutuklanmasıyla ilgili güvenceleri ortadayken tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir. Bütün dünya kamuoyu ve Türkiye kamuoyu biliyor ki bu davanın savcısı da hakimi de müdahili de müdahale edeni de aynı kişidir."
Alınan kararın "faşizmin tescili" olduğunu belirten Özel, CHP'nin, tarihi boyunca ettiği mücadeleyi bugünden sonra de göstereceğini söyledi.
Özel'in konuşmasının ardından CHP milletvekilleri toplu olarak Genel Kurul salonundan ayrıldı.
Turan: Meclisi terk etmek kabul edilebilir bir yaklaşım değil
CHP milletvekillerinin TBMM Genel Kurulunu terk etmesinin ardından, TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi, birleşime ara verdi.
Aradan sonra Hamzaçebi'nin bu haftaki bütün nöbetlerini TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın'a devretmesinden dolayı birleşimi Aydın yönetti.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, yargının bir kararından yola çıkarak, ana muhalefet partisinin talihsiz bir söylemine ve ardından Meclis'i terk etmesine şahitlik ettiklerini bildirdi.
Her yargı kararından sonra, siyasal rekabete yargının alet edilmesi, yargı merkezli meseleye bakılmasının ve toplumun bu konuda tahrik edilmesinin çok vahim olduğuna işaret eden Turan, "'yüzde 49' diye ifade ettikleri 'hayır' diyen vatandaşlarımız bizim vatandaşlarımız." dedi.
"Bir yargı kararını, beğenirsiniz beğenmezsiniz yüzde 49'a karşı yapılan bir kararmış gibi düşünmek, değerlendirmek siyasi ahlaktan uzak, siyasi söylemin sorunlu olduğu bir ifadedir diye düşünüyorum." diyen Turan, Meclis'i terk etmenin gerekçesi ne olursa olsun, kabul edilebilir bir yaklaşım olmadığını vurguladı.
Turan, şöyle devam etti:
"Meclisi terk etmek size görev veren millete haksızlık yapmak demektir. Siyasetçi önce ağzına, diline dikkat edecek. Her türlü söylemi ifade edip, sonra bir daha buraya gelirseniz biz de size yan yan bakarız. Burayı terk etmek milletvekili ruhuyla ve milletin bize verdiği güvenle bağdaşan bir yaklaşım olmaz. Dokunulmazlıklar kaldırılırken, 'Evet' diyeceksiniz ondan sonra Meclisi terk edeceksiniz. Bu samimi bir yaklaşım değildir."
Muhabir: Seval Güler-Alper Atalay