
Başbakan Erdoğan, camileren etnik grupların değil tüm Müslümanların ortak yeri olduğunu belirterek, "Aynı duaları, aynı sureleri okuyoruz. Onun için orada ayrılık tanıyamayız'' dedi.***
KALKANDELEN/ÜSKÜP/VRAPÇİŞTE - Bilal Yakınbaş
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kalkandelen'de, cuma namazını tarihi Alaca Camisinde kılmasının ardından caminin yanında bulunan ve onarımı tamamlanan kız Kuran kursunun açılış törenine katıldı.
Açılış törenine Kalkandelenliler büyük ilgi gösterirken, ''Şehitler ölmez vatan bölünmez. Osmanlı Torunları'', ''One minute World'' ve ''The boss talking'' pankartları da dikkati çekti.
Erdoğan, açılışta şunları söyledi:
''Camiler etnik grupların değil, tüm Müslümanların, tüm mezheplerin ortak yeridir. Arabın, Acemin camisi farklı olamaz. Arnavutun, Türkün, Makedonun, Boşnağın camisi birbirinden farklı olamaz. Hepsi aynı kıbleye dönüyor. Aynı duaları, aynı sureleri okuyoruz. Onun için orada ayrılık tanıyamayız. Birbirimize farklı gözlerle bakamayız.
Asırlar boyunca burada kardeşliği yeşerttik. Böyle devam edeceğiz. Ortak kültürlerimizi, medeniyetimizi, dilimizi muhafaza ederek geleceğe yürümeye devam edeceğiz. Ben Türkü Türk olduğu için sevmiyorum, Arnavutu Arnavut olduğu için sevmiyorum. Kürdü Kürt olduğu için sevmiyorum, Arabı Arap, Makedonu, Boşnağı etnik unsurları için sevmiyorum. Tüm insanları,'yaradanı Yaradandan ötürü sevme' anlayışıyla seviyorum.''
Konuşmasının sonunda alandaki ''şehitler ölmez vatan bölünmez'' pankartını okuyan Erdoğan, daha sonra beraberindeki heyetle birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından onarımı yapılan kursun açılışını yaptı.
Öte yandan, Başbakan Erdoğan'dan önce törenin yapılacağı yere gelen AK Parti İstanbul Milletvekili Hakan Şükür'e de yoğun ilgi gösteren Kalkandelen halkı Şükür'le hatıra fotoğrafı çektirdi.
Başbakan Erdoğan, açılışın ardından ellerindeki Türk bayrakları ile yoğun sevgi gösterilerinde bulunan topluluğun yanlarına gitti ve hatıra fotoğrafı çektirdi.
Erdoğan, daha sonra Harabati Baba Tekkesini ziyaret etti.

Mesele emperyalizmi minimize edebilmek
Erdoğan, Kalkandelen'e geçmeden önce Alexander Palace Otel'de düzenlenen Uluslararası Balkan Üniversitesi Mezuniyet Töreni'ne katıldı.
20. yüzyılın hafızalara kazıdığı savaşlar ve bunların sebep olduğu bölünmelerle anıldığını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Ve ne yazık ki bir tarafta medeniyetler ittifakının mücadelesini veren ülkeler varken, diğer tarafta da medeniyetleri savaştırmanın gayretini veren ülkeler var. Emperyalist güçler arzularından hiçbir zaman vazgeçmiyorlar, vazgeçmeyecekler. Yani ezen ve ezilenler muhakkak olacak. İlk insanla başladı, sonuna kadar devam edecek. Mesele, bunun farkında olmak suretiyle bunu minimize edebilmektir, bu mücadeleyi verebilmektir.''
Erdoğan, 21. yüzyılın bölge için yeniden bütünleşmeyi simgelemesi gerektiğini belirterek, ''Türkiye, Balkanları Avrupa'nın kıyısında değil, kalbinde ve merkezinde bir barış, istikrar ve refah havzası olarak görmek istiyor, bunun için samimi bir mücadele veriyor'' diye konuştu.
Emine Erdoğan, okul birincisine diplomasını verirken, mezun olan öğrenciler Başbakan Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan ile fotoğraf çektirdi.
Başbakan Erdoğan, Makedonya Türk Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (MATÜSİTEB) heyetini ve İslam Dini Birliği Başkanı Süleyman Efendi Recebi'yi ayrı ayrı kabul etti.
Erdoğan Türk okulunu açtı
Erdoğan, TİKA tarafından donatılan Türk okulunun açılışını yaptı.
Başbakan Erdoğan, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:
"Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olduk. Her geçen gün daha ileriye gidiyoruz, inşallah daha iyi olacağız. Ve artık Türkiye, dünyada gündemi belirlenen ülke değildir. Artık dünyada gündem belirleyen bir ülkedir. Yıllar yılı ne yazık ki Türkiye'nin gündemi belirlenildi. Türkiye ile ilgili senaryolar yazılırdı. O devir artık geride kaldı. Şimdi kararlıyız, inançlıyız ve bu istikamette çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 9 yıl öncesine kadar Türkiye alan el idi, şimdi veren el... Dünyanın her yerine uzanacağız. Nerede dertli varsa Türkiye oraya da gidecektir. Az veya çok, ama gidecektir. Çünkü veren el, alan elden hayırlıdır.''

Nefsin kulu olursak mahvolduk
Konuşmasında birlik ve bütünlük mesajları da veren Erdoğan, ''Sakın ayrılığa düşmeyin. Ben sizlerden birlik istiyorum, beraberlik istiyorum'' sözleriyle hitap etti. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hepimiz er veya geç ölmeyecek miyiz? Herhalde aranızda en büyük mezara ben girerim. Bir de 1.85 boyum var, herhalde bize 2 metreküp mezar düşer. Ondan sonra hoca efendi, 'Cumhurbaşkanı niyetine' demeyecek, 'Başbakan niyetine'' de demeyecek, 'trilyarder niyetine' de demeyecek, 'er kişi niyetine', 'hatun kişi niyetine' diyecek. Ondan sonra bizi indirecekler mezara. Bir daha uğrayan var mı, bayramdan bayrama... Ne paran kar eder, ne makam kar eder. Eğer varsa bu dünyada yaptığın hayırlar seninle o gider. Ama yoksa o zaman da hapı yuttuk. İşin gerçeği bu değil mi? Öyleyse bu kavga niye? Öyleyse bu insanlara yukarıdan asla tafralı bakmak niye? Bize tevazu yakışır. Ve insanlara böyle yaklaşmak lazım. Onun için iki güç arasında yaşıyoruz. Bir tarafta nefis, diğer tarafta vicdan... Eğer nefsimizle mücadeleyi başaramazsak, vicdanımızın sesine kulak vermezsek kaybedenlerden oluruz. Eğer nefsin kulu olursak, bilesiniz ki mahvolduk, bittik. Ama vicdanımızın sesine kulak verirsek, o zaman doğruyu buluruz. Onun için buralarda hele hele birliğimiz, beraberliğimiz çok önemli.''
Başbakan Erdoğan, daha sonra beraberindekilerle beraber okulun açılışını gerçekleştirdi ve sınıfları gezdi.
Erdoğan, daha sonra karayoluyla Gostivar'a geçti.
Erdoğan sağlam kardeş