• Altın : 7,233.09
  • BIST 100 : 13,018.82
  • BIST 30 : 14,766.70
  • BTC/USDT : 72,283.00
  • Dolar : 44.19
  • ETH/USDT : 2,123.40
  • Euro : 50.67
news
MEDICANA HOSPITAL

Glokomda erken tedavi körlüğü yüksek oranda önlüyor

Medicana International İstanbul Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü'nden Doç. Dr. Sait Alim, "Göz tansiyonu bulunan kişilerin düzenli doktor kontrolünde olması büyük önem taşıyor" dedi

  • 13.03.2026
  • Oktay Özdemir
  • Istanbul
  • Sağlık

İSTANBUL (AA) - Medicana International İstanbul Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü'nden Doç. Dr. Sait Alim, erken teşhis ve tedaviyle glokomdan kaynaklanan körlüğün yüzde 90'ının önlenebileceğini belirtti.

Hastaneden yapılan açıklamaya göre, optik sinirde hasara yol açarak görme kaybına neden olan glokom, çoğu zaman belirti vermeden ilerlediği için riskli göz hastalıklarından biri olarak kabul ediliyor.

Dünya genelinde yaklaşık 80 milyon kişinin glokom hastası olduğu tahmin edilirken, bu kişilerin önemli bir bölümünün hastalığından haberdar olmadığı tahmin ediliyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Sait Alim, bireylerin glokomdan habersiz olmasının nedeninin, hastalığın semptom göstermemesi olduğunu aktardı.

Rutin muayene dışında teşhis konulamayan glokomun tedavi edilmediği takdirde körlüğe kadar ilerleyebileceğini vurgulayan Alim, şunları kaydetti:

'Glokom çoğunlukla göz içi basıncındaki artışa bağlı ortaya çıkar. Gözler, kendisini destekleyen bir sıvı üretir. Bu sıvı, göz bebeklerinden gözün önüne doğru akar. Sağlıklı bir gözde sıvı, iris ve kornea arasında bulunan kanallardan çıkar. Göz tansiyonunda bu kanallardaki direnç artar, hareket edemeyen sıvı gözde birikir ve göze baskı uygular. Bu baskının yarattığı basınç, optik sinire zarar verdiğinde göz tansiyonu oluşur.'

- 'Özellikle 60 yaş üstü kişilerde sık görülüyor'

Alim, glokomun gelişiminde en önemli risk faktörlerinden birinin yüksek göz tansiyonu olduğunu, yaş ilerledikçe hastalığın görülme sıklığının arttığını ifade etti.

Glokomun 40 ve özellikle 60 yaş üstü kişilerde daha sık görüldüğünü belirten Alim, şu ifadeleri kullandı:

'Ailesinde glokomu bulunanlar, yüksek derecede miyop veya göz travması olan kişilerde glokom görülme riski daha yüksek. Glokomun dar ve açık açılı olmak üzere iki türü var. Glokom, dünya çapında geri dönüşü olmayan körlüğün ilk nedeni. Üstelik teşhis edilip kontrol altına alınan her vakaya karşılık, sokakta yürüyen ve glokom hastası olduğunu bilmeyen bir kişi var olduğu tahmin ediliyor. Yani, glokom vakalarının yaklaşık yüzde 50'sinin teşhis edilemediği tahmin ediliyor. Hastalığın tedavi edilemez olduğu doğru ama erken teşhis ve tedaviyle glokomdan kaynaklanan körlüğün yüzde 90'ının önlenebileceği de bir gerçek.'

Alim, glokoma bağlı görme kaybını önlemek için rutin göz muayenelerinden geçmenin en önemli yöntem olduğunu vurguladı.

Hastalığın erken teşhis edilmesi durumunda olumsuz sonuçları önleyecek etkili önlemlere değinen Alim, şu değerlendirmelerde bulundu:

'Bu önlemler arasında hipotansif göz damlaları ile tıbbi tedavi, lazer uygulaması ve cerrahi tedavi yer alıyor. Hastalık ne kadar erken teşhis edilirse, prognoz ve tedaviye yanıt o kadar iyi olur. Çoğu glokom vakası kroniktir ve semptom vermez. Zamanında teşhis için tek yol, rutin göz muayeneleri. Göz muayenelerinde göz basıncı ölçülür, fundus ve görme alanı değerlendirilir. Tedavinin etkili olabilmesi için hastanın doktorun talimatlarına harfiyen uyması çok önemli. Hiçbiri hastalığı kesin olarak iyileştirmez ama çoğu durumda kontrol altına alıp görme kaybını önleyebilir. Göz tansiyonu bulunan kişilerin düzenli doktor kontrolünde olması büyük önem taşıyor. Verilen ilaçlar düzenli kullanılmalı. Sağlıklı beslenmek, sigara kullanmamak, kolesterol ve kan şekeri kontrolünü sağlamak da önemli. Glokom tedavisinin ömür boyu sürdüğü unutulmamalı. Burada en önemli nokta ise hastaların doktorlarıyla iletişim kurmaktan asla çekinmemesi.'