
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, küresel kriz nedeniyle Türkiye'deki projelerin finansmanında çeşitli sıkıntıların ortaya çıkabileceğini söyledi.***
İZMİR - Tolga Albay
AA muhabirine açıklamalarda bulunan Yıldırım, dünyada yaşanan ekonomik krizin özellikle Avrupa ekonomilerinde etkisini hissettirdiğini, ülkelerin kısa vadeli kaynak ihtiyacının uzun vadeli yatırımların finansmanında maliyetleri artırabileceğini söyledi.
Türkiye'nin büyük yatırımlar yaptığını, bunun bir bölümünün kamu-özel ortaklığıyla yapılan projeler olduğunu belirten Yıldırım, şöyle konuştu:
''Tabii bu küresel kriz, bilhassa Avrupa'da ağırlıklı yaşanıyor. Kriz dolayısıyla özellikle kamu özel ortaklığıyla yapılan projelerin, belirli bir hacmin üzerindeki finansmanında sıkıntı yaşanabilir. Bundan kastettiğim şu; aynı anda 20 milyar dolarlık projeye çıkarsak dünyada bu işe ayrılmış dolaşan para miktarı belli. Bizimkileri topladığımız zaman 15 milyar dolar civarında para tutuyor.
Doğal olarak şu anda parayı emen Avrupa'da krize düşen ülkeler. Onlar daha sıcak kanallara gidiyorlar. Dolayısıyla kısa vadeli portföy yatırımı ile uzun vadeli yatırımı kıyasladığınızda kriz zamanı cazip olan onlar. Böyle bir risk var. O yüzden yatırımları zamana yayarak yapmamız lazım.''
Projelere ilgi konusunda şu anda ''ciddi bir tehdit gözükmediğini'' kaydeden Yıldırım, ''Türkiye'nin projelerine ilgi çok. Ama biz ihale günü gelecek teklife bakarız. İlgi bizim için iyi bir şey ama yeterli değil. Dosyayı görmeden teklifleri görmeden bir şey söylemiyoruz. Şu anda bu anlamda ciddi bir tehdit yok. Şu ana kadar iyi gitti ama bizim de kafamızda istifhamlar var'' dedi.
Büyük laflar ediliyor
Finansman büyük tecrübe kazandıklarına dikkat çeken Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Kaynak getiren çok. 'Para var sayın bakanım sen proje söyle' diyorlar. O kadar çok gelen var ki. Bunlara artık alıştık. '500 milyon dolardan aşağı işe girmiyoruz' diyorlar. Bu tip şeyler başlangıçta çok ilgi çekiyor. Ama biz epey tecrübe kazandık bu işte. Bu tip gelenlere 'gelirken paranın yarısını getir, masanın üstüne koy göreyim, ondan sonra çalışalım' diyorum. Bunlar daha ziyade aracı, bazı fonların pazarlamasını yapmaya çalışıyorlar. Düzgün çalışan olduğu gibi bir çoğunun da maalesef arkası gelmiyor. Büyük laflar ediliyor sonra bir şey çıkmıyor. Zaman kaybı oluyor.''