Ana içeriğe atla
logo
logo
  • GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • ANALİZ
Türkçe
English
BHSC
Pусский
Français
العربية
Kurdî
کوردی
Shqip
فارسی
македонски
Bahasa Indonesia
Español
Ekonomi

Türkiye Sigorta Birliği sektörün COP31 hedeflerini paylaştı

TSB Yönetim Kurulu, basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği buluşmada, 9-20 Kasım 2026'da Antalya'da düzenlenecek COP31 öncesinde Türk sigorta sektörünün hazırlıklarını, önceliklerini ve uluslararası gündeme taşımayı hedeflediği başlıkları paylaştı.
Bahar Yakar, Birol Bozkurt
01 Eylül 2026•Güncelleme: 01 Eylül 2026
Content media
İSTANBUL

TSB Başkanı Ahmet Yaşar başkanlığında gerçekleştirilen buluşmaya, TSB Başkan Yardımcıları Fahri Uğur ve Ayhan Sincek ile TSB Yönetim Kurulu Üyesi Neslihan Neciboğlu katıldı. TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı liderliğindeki TSB üst yönetimi de basın buluşmasında hazır bulundu. Buluşmanın özel konuğu Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz oldu.

Toplantıda COP31'in Türkiye ve sigorta sektörü açısından taşıdığı stratejik önem, iklim risklerinin finansmanı, afetlere dayanıklı şehirler, yeşil dönüşümün sigortalanabilirliği, tarım ve gıda güvenliği, iklim verileri ve modelleme, koruma açığının azaltılması ile kamu-özel sektör risk paylaşımı başlıkları çerçevesinde değerlendirildi. Buluşmada ayrıca sigorta ve bireysel emeklilik sektörünün gündemi ile ulaştığı rakamsal büyüklükler de değerlendirildi.

TSB'nin COP31 kapsamında Antalya'da oluşturmayı planladığı Sigorta Evi hakkında basın mensuplarına bilgi verilen toplantıda Sigorta Evi'nin, sigorta ve reasürans şirketleri, kamu otoriteleri, uluslararası kuruluşlar, kalkınma finansmanı kurumları, yatırımcılar, reel sektör, akademi ve sivil toplum arasında bir uygulama ve işbirliği platformu​​​​​​​ olarak tasarlandığı vurgulandı.

Buluşma kapsamında paylaşılan verilere göre, sektörün toplam prim üretimi 2026 yılı haziran sonu itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 artarak 744 milyar liraya, aktif büyüklüğü 4,4 trilyon liraya ve ülke ekonomisine sağladığı fon 3,6 trilyon liraya ulaştı.

Aktif sigortalı sayısının 34,7 milyona yükseldiği sektörde, BES ve OKS'nin toplam fon büyüklüğü 2,4 trilyon lira, tekil katılımcı sayısı ise 16,9 milyon kişi olarak gerçekleşti.

Türkiye'de yüzde 2,62 seviyesinde bulunan sigorta penetrasyonunun önemli büyüme potansiyeline işaret ettiğinin vurgulandığı toplantıda TSB'nin 2030 yılına kadar bu oranı yüzde 4,7'ye çıkarmayı, prim üretimini ise 50 milyar dolara ulaştırmayı hedeflediği kaydedildi.

TSB Yönetim Kurulu, COP31'in yalnızca iklim hedeflerinin konuşulduğu bir zirve olmaktan çıkarak somut uygulamaların, uluslararası ortaklıkların ve yeni finansman modellerinin geliştirildiği bir platforma dönüşmesi gerektiği konusunda ortak mesaj verdi.

Prof. Dr. Levent Kurnaz ise iklim değişikliğinin Türkiye ve dünya açısından oluşturduğu riskleri, bu risklerin ekonomik ve toplumsal etkilerini ve sigorta sektörünün iklim değişikliğiyle mücadelede üstlenebileceği stratejik rolü, bilgi ve deneyimleri ışığında değerlendirdi. Kurnaz, "Hangi ülke olduğunuz, karşı karşıya kalınan risk açısından çok önemli." ifadelerini kullandı.

Ülkelerin iklim riskleri karşısındaki farklı konumlarına dikkati çeken Kurnaz, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu riskleri ve alınması gereken önlemleri örneklerle aktardı.

"Sigortanın rolünü yalnızca hasar ödemesi yapan bir sistem olarak tanımlayamayız"

TSB Başkanı Yaşar, COP31'in Türkiye için yalnızca önemli bir uluslararası organizasyona ev sahipliği yapmanın ötesinde, ülkenin sigortacılık ve risk yönetimi alanındaki birikimini dünyaya gösterme fırsatı sunduğunu belirtti.

Yaşar, iklim değişikliğinin ekonomik hayat üzerindeki etkilerinin giderek daha görünür hale geldiğine dikkati çekerek, "İklim değişikliği artık gelecek kuşakların meselesi değil, bugün şehirlerimizi, tarımımızı, sanayimizi, enerji altyapımızı ve şirketlerimizin bilançolarını etkileyen ekonomik bir gerçeklik. Böyle bir ortamda sigortanın rolünü yalnızca hasar gerçekleştikten sonra ödeme yapan bir sistem olarak tanımlayamayız." şeklinde konuştu.

Sigorta sektörünün sahip olduğu veri, modelleme, risk mühendisliği ve finansal kapasitenin risk gerçekleşmeden önce kullanılması gerektiğini vurgulayan Yaşar, "Sigorta, şehirlerin, altyapıların, enerji yatırımlarının ve üretim tesislerinin tasarımından itibaren sürecin içinde olmalı. Riskin doğru anlaşılması, azaltılması, paylaşılması ve fiyatlanması yatırımları daha dayanıklı hale getirirken finansmana erişimi de kolaylaştırıyor. COP31'de Türkiye'den dünyaya, sigortanın iklim dönüşümünün yalnızca finansal güvencesi değil, uygulama altyapısının da temel unsurlarından biri olduğu mesajını vermek istiyoruz." dedi.

Yaşar, Türkiye'nin DASK ve TARSİM gibi kamu-özel sektör risk paylaşımı modellerinden elde ettiği deneyimin de uluslararası tartışmalara önemli katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Aşırı sıcaklıklar, doğal afetler, gelir kayıpları ve iklim kaynaklı ekonomik kırılganlıkların toplumun farklı kesimleri üzerindeki etkilerine dikkati çeken Yaşar, iklim dayanıklılığından söz ederken yalnızca binaların, fabrikaların veya altyapının düşünülemeyeceğini belirterek, "İnsanların yaşamlarını, gelirlerini ve geleceklerini koruyabilecek finansal mekanizmalara da ihtiyaç var. Koruma açığını azaltmak, sigortaya erişimi genişletmek ve kapsayıcı çözümler geliştirmek bu nedenle kritik.” diye konuştu.

Yaşar, COP31'in mikro sigorta, sosyal koruma modelleri ve daha geniş kesimlere ulaşabilecek sigorta çözümlerinin tartışılması için de önemli bir fırsat yaratacağını belirterek, "Dayanıklılık ancak toplumun tüm kesimlerini kapsadığında gerçek anlamını kazanır. Sigorta sektörünün teknoloji, veri ve yeni ürün modellerini kullanarak daha fazla insana ulaşması önümüzdeki dönemin önemli sorumluluklarından biri olacak." yorumunu yaptı.

"(Sigorta sektörünün verileri) Riskin önlenmesi açısından güçlü bilgi altyapısı ortaya çıkabilir"

TSB Yönetim Kurulu Üyesi Neciboğlu ise iklim risklerinin yönetiminde veri ve modellemenin yanı sıra yeşil yatırımların yeni risk profillerinin doğru anlaşılmasının kritik önemde olduğunu belirtti. Sigorta sektörünün hasar deneyiminin iklim bilimi ve ekonomik maruziyet verileriyle birleştirilmesinin güçlü bir karar destek altyapısı oluşturabileceğini söyledi.

Neciboğlu, "Ölçemediğimiz riski doğru yönetemeyiz. Sigorta sektörünün hasar verileri, iklim modelleri ve ekonomik faaliyetlere ilişkin veriler bir araya getirildiğinde yalnızca fiyatlama açısından değil, riskin önlenmesi açısından da son derece güçlü bir bilgi altyapısı ortaya çıkabilir." değerlendirmesinde bulundu.

Rüzgar ve güneş enerjisi yatırımları, batarya depolama sistemleri ve yeşil sanayi projelerinin inşaat, yangın, performans, operasyon, iş durması ve tedarik zinciri gibi farklı riskler yarattığına dikkati çeken Neciboğlu, bu yatırımların uzun vadede sürdürülebilir ve finanse edilebilir olmasının sigortalanabilirlikle doğrudan bağlantılı olduğunun altını çizdi.

Neciboğlu, Türkiye İklim Riski ve Sigorta Çalışması ile hangi bölgede, hangi sektörün, hangi iklim riskine ne ölçüde maruz olduğunu daha net ortaya koymayı hedeflediklerini dile getirerek, "Veriyi iklim dayanıklılığının, sigortayı ise yeşil dönüşümün uygulama altyapısının temel unsurlarından biri olarak görmeliyiz." diye konuştu.

"(COP31) Başarıyı kaç toplantı yaptığımızla değil, hayata geçirilecek pilot projelerle ölçeceğiz"

TSB Genel Sekreteri Obalı da COP31 hazırlıklarının bütüncül bir program yaklaşımıyla yürütüldüğünü, Sigorta Evi'nin temel hedefinin tartışmadan uygulamaya geçiş olduğunu belirtti. Afetlerin ardından kaynak aramak yerine, risk gerçekleşmeden önce finansal koruma oluşturulması gerektiğine dikkati çeken Obalı, sigorta, reasürans, risk havuzları ve alternatif risk transfer mekanizmalarının kamu maliyesi üzerindeki yükü azaltabilecek temel araçlar olduğunu ifade etti.

Obalı, "COP31'i dört günlük bir etkinlik takvimi olarak görmüyoruz. Kamu ile özel sektörün afet riskini birlikte taşıyabileceği uygulanabilir modeller geliştirmek istiyoruz. Başarıyı kaç toplantı yaptığımızla değil, karar alma süreçlerine girecek risk verileri, kurulacak uluslararası ortaklıklar, yaratılacak yeni finansman kapasitesi ve hayata geçirilecek pilot projelerle ölçeceğiz." dedi.

TSB Başkan Yardımcısı Uğur da 2026 yılının ilk yarısında hayat dışı sigorta sektörünün performansına ilişkin verileri paylaşarak, bu tablonun sektörün hem hasar ödeme gücünü hem de ekonomiye sağladığı güvenceyi büyüttüğünü gösterdiğini belirtti.

Uğur, "Önümüzdeki dönemde önceliğimiz, sürdürülebilir teknik dengeyi korurken sigorta penetrasyonunu artırmak, koruma açığını daraltmak ve daha geniş kesimleri sigorta güvencesiyle buluşturmak olacak." dedi.

TSB Başkan Yardımcısı Sincek ise aynı dönemde hayat sigortaları ile bireysel emeklilik sisteminin performansını anlatarak, "İlk yarı sonuçları, bu iki alanın finansal güvenlik ve uzun vadeli tasarruf açısından taşıdığı potansiyeli açık biçimde ortaya koyuyor." diye konuştu.

Haberi Paylaş

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Abonelik İşlemleri
logo

Değişen Dünyanın Habercisi

next-sosyalX/TwitterFacebookYouTubeInstagram

KURUMSAL

  • Tarihçe
  • Künye
  • Kalite Yönetim
  • Yayın İlkeleri
  • Habercilik ve KVKK İlkeleri
  • Sosyal Medya İlkeleri
  • Logolar
  • Gizlilik ve Çerez Politikası
  • Aydınlatma Metni
  • Yasal Uyarı
  • AA WhatsApp Kanalları
  • RSS
  • Gündem

İLETİŞİM

  • İletişim
  • Abonelik Talepleri
  • Yurt İçi Bürolar
  • Yurt Dışı Bürolar

Anadolu Ajansı © 2026

Google PlayApp Store
Girne'de gemi kazası
Nepal'de sel felaketi
ABD/İsrail-İran Savaşı
İsrail’in Gazze saldırıları

A Milli Kadın Voleybol Takımı Başantrenörü Daniele Santarelli, Azerbaycan maçının ardından Sinan Erdem Spor Salonu'nda açıklamalarda bulunuyor

Önceki
Sonraki
Önceki
SGK borçlarında 183,3 milyar liralık tutar taksitlendirildi

SGK borçlarında 183,3 milyar liralık tutar taksitlendirildi

Sonraki

60 saniyede ekonomide bugün (1 Eylül 2026)

60 saniyede ekonomide bugün (1 Eylül 2026)

EN SON

BM Güvenlik Konseyi Başkanlığını eylül ayında Fransa üstlendi

Rusya, Almanya'nın İHA olayı nedeniyle aldığı kararlara karşılık verecek

Avrupa borsaları küresel faiz baskısı ve jeopolitik gerilimlerle günü düşüşle kapattı

İstanbul Havalimanı 2025 Sürdürülebilirlik Raporu yayımlandı

Kudüs Valiliği: Ağustosta 5 bin 209 İsrailli Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi

Trump, İran'ın misilleme yapması halinde "daha büyük" saldırılar düzenleyeceklerini açıkladı

Bilal Erdoğan'dan "sosyal medya fenomeni hocalar" eleştirisi

Tümünü Gör
podcast PODCASTTÜMÜNÜ GÖR
Yapay zeka, nadir eserleri kopyalayıp imha mı ediyor?
Kültür MerkeziKültür Merkezi
Yapay zeka, nadir eserleri kopyalayıp imha mı ediyor?
Değişen enerji denklemi ve Türkiye’nin öncelikleri
Analiz ve görüşlerAnaliz ve görüşler
Değişen enerji denklemi ve Türkiye’nin öncelikleri
Girne’deki facianın soruşturması nasıl ilerliyor?
Bir bakıştaBir bakışta
Girne’deki facianın soruşturması nasıl ilerliyor?
Şule Yüksel Şenler’in hayatı ve mücadelesi nasıldı?
Bir bakıştaBir bakışta
Şule Yüksel Şenler’in hayatı ve mücadelesi nasıldı?
Uluslararası baskı artıyor: Türkiye’nin Netanyahu için kırmızı bülten hamlesi
Analiz ve görüşlerAnaliz ve görüşler
Uluslararası baskı artıyor: Türkiye’nin Netanyahu için kırmızı bülten hamlesi
Nepal’i sel felaketine sürükleyen çevresel faktörler neler?
Çevre hakkında konuşmalıyızÇevre hakkında konuşmalıyız
Nepal’i sel felaketine sürükleyen çevresel faktörler neler?
Suriye'nin "Terörü Destekleyen Ülkeler" listesinden çıkarılması ne anlama geliyor?
Analiz ve görüşlerAnaliz ve görüşler
Suriye'nin "Terörü Destekleyen Ülkeler" listesinden çıkarılması ne anlama geliyor?
ABD’nin İran’a yönelik ekonomik baskıları Çin’e yönelik nasıl bir mesaj veriyor?
Mahreç: DünyaMahreç: Dünya
ABD’nin İran’a yönelik ekonomik baskıları Çin’e yönelik nasıl bir mesaj veriyor?
İsrail toplumunun zihin kodları: Ötekileştirmenin boyutları
Bir bakıştaBir bakışta
İsrail toplumunun zihin kodları: Ötekileştirmenin boyutları
Suriye’de Süveyda sorunu nasıl çözülecek?
Analiz ve görüşlerAnaliz ve görüşler
Suriye’de Süveyda sorunu nasıl çözülecek?