
Aspir bitkisinin ekim alanlarının son yıllarda büyük artış gösterdi.***
KONYA - Önder Felek
Türkiye Aspir Derneği Başkanı ve Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Akınerdem, aspiri develere, atlara ve eşeklere yem olarak üreten Anadolu insanının bu bitkiye ''diken'' ismini verdiğini belirtti.
Yağ kalitesinin yüksek olması nedeniyle aspir bitkisinin ıslah edilen çeşitlerinin 2000'li yıllardan itibaren ticari olarak ekilmeye başlandığını anımsatan Akınerdem, son yıllarda kolza ve aspir gibi bitkilerin üretiminin artmasının Türkiye'nin bitkisel yağ açığının kapatılması için ümit verici olduğunu dile getirdi.
Akınerdem, özellikle kırsal alanlarda ve kuraklık yıllarında üretim açısından daha şanslı olan aspir bitkisinin üzerinde ısrarla durulması gerektiğini ifade ederek, ''Tohumunda yüzde 30-45 arasında yağ bulunan aspir, içeriğindeki oleik asit sayesinde zeytinyağı gibi rafine edilmeden tüketilebiliyor. Yağı, sabun, boya, vernik ve cila olarak kullanılabiliyor. Yine ürünün 3'te 2'sinden küspe olarak faydalanılabiliyor. Küspede yüzde 25 oranında protein barındırıyor. Renkli çiçekleri gıda ve kumaş boyasında kullanılabiliyor. Ayrıca, aspir bitkisinin yağı biyodizel olarak kullanılıyor. Bütün bu özellikler aspir bitkisini değerli kılıyor'' dedi.
Aspir ekili alanlar 100-150 hektardan 30 bin hektara ulaştı. Aspir ekim alanlarının önümüzdeki yıllarda artarak devam etmesini beklediklerini söyleyen Akınerdem, ''Hedefimiz 10 yıl içinde 1 milyon hektara ulaşmak. Bunun karşılığında da 250 bin ton ham yağ almayı düşünüyoruz'' diye konuştu.
Akınerdem, Türkiye'de 2 milyon hektar nadas alanının değerlendirilmesi ve yağ açığının kapatılması için aspirin son derece önemli olduğunu vurguladı.