
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası enflasyon raporunu açıkladı.***
ANKARA
Raporun ''genel değerlendirme'' bölümünde, bu yılın üçüncü çeyreğinde Avro Bölgesi'nde kamu borçlarının sürdürülebilirliğine dair endişelerin artması ve ABD emlak ve emek piyasalarındaki toparlanmanın öngörülenden daha yavaş olacağının anlaşılmasının, küresel ekonomiye dair aşağı yönlü riskleri belirginleştirdiği belirtildi.
Merkez Bankası'nın, 2010'un sonlarından itibaren uyguladığı politikalarla orta vadeli enflasyon görünümünü bozmadan ekonomiyi kademeli olarak daha sağlıklı bir büyüme kompozisyonuna doğru yönlendirmeyi amaçladığının vurgulandığı raporda, şu değerlendirme yapıldı:
''Bir yandan döviz kurunun iktisadi temellerden aşağı ya da yukarı yönde aşırı ölçüde sapmasına karşı politikalar uygulanırken, diğer yandan kredilerin makul oranlarda büyümesi için diğer kurumların katkısıyla birlikte gerekli tedbirler alınmıştır.
Gerek alınan tedbirlerin gecikmeli etkilerine, gerekse iktisadi faaliyetteki ivme kaybına bağlı olarak kredilerin büyüme hızında kayda değer bir yavaşlama gözlendi. Her ne kadar bu gelişmede mevsimsel unsurların rolü olsa da geçmiş yıllarla yapılan kıyaslamalar gözlenen yavaşlamanın mevsimsel normallerden daha belirgin olduğuna işaret etmekte. Bu doğrultuda, döviz kuru etkisinden arındırılmış olarak yıllık kredi artış hızının öngörüldüğü gibi yıl sonunda yüzde 25 seviyesine yakın gerçekleşmesi bekleniyor.''
Avro bölgesindeki sıkıntıdan etkilenilecek
Avro Bölgesi'nde yılın ilk çeyreğinde gözlenen hızlı büyüme eğiliminin ikinci çeyrekte yerini ılımlı bir büyümeye bıraktığı anımsatılan raporda, büyümedeki yavaşlamanın üçüncü çeyrekte belirginleştiğine işaret edildi.
Kamu borç krizinin daha da derinleşme ve bankacılık krizine dönüşme risklerinin gözlendiği mevcut durumda Avro Bölgesi'nde iktisadi faaliyetteki yavaşlama eğiliminin önümüzdeki dönemlerde de devam edeceğinin öngörüldüğü raporda, Türkiye'nin en büyük dış ticaret ortağındaki bu gelişmelerden olumsuz etkileneceği tahminine yer verildi.
Enflasyon oranları küresel ölçekte gerileyecek
ABD ve Avro Bölgesi'nde enflasyon telafilerinin yılın üçüncü çeyreğinde düşüş göstermesi, gelişmiş ülke merkez bankalarının genişletici para politikalarını sürdürebilmeleri açısından esneklik sağlayan bir unsur olduğunu kaydedildiği raporda, iç talebin göreli olarak daha canlı seyrettiği gelişmekte olan ülkelerde döviz kurlarında son dönemde yasanan hareketlerin enflasyonu geçici olarak yükseltebileceği tahminine yer verildi.
Raporda şu ifadelere yer verildi:
-''Önümüzdeki dönemde ithalat ile ihracat arasındaki farkın kapanmaya devam edeceği ve cari işlemler dengesindeki düzelmenin süreceği tahmin edilmektedir''
-''Toparlanma hızları itibarıyla iç ve dış talebin krizden çıkış sürecinde sergilediği ayrışma hız kesmiştir''
-''Küresel büyüme görünümündeki bozulmaya karşın politika tedbirlerinin yurt içi talep üzerindeki dengeleyici etkilerine bağlı olarak önümüzdeki dönemde iktisadi faaliyetin ılımlı bir büyüme patikasına oturacağı tahmin edilmektedir''
-''Bununla birlikte, küresel büyüme görünümündeki olumsuz seyir yurt içi iktisadi faaliyete ilişkin aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır''
-''Dış talepteki zayıf seyre karsın ithalattaki düşüşle birlikte cari açıkta baslayan düzeltmenin önümüzdeki dönemde de devam edeceği öngörülmektedir''
-''Yıllık büyümeye en yüksek katkıyı gerek tüketim gerekse yatırım kaynaklı olmak üzere özel kesim talebi yapmıştır''
-''Döviz kuru hareketlerinin sağladığı rekabet avantajına rağmen küresel sorunların dış talebi sınırlamaya devam edeceği öngörülmektedir''
-''Vergi artışlarından (ÖTV) tüketici fiyatlarına en belirgin katkının tütün ürünlerinden geleceği, diğer kalemlerin etkisinin görece sınırlı olacağı tahmin edilmektedir''
-''Türk Lirası'ndaki değer kaybının zaman geçtikçe daha kalıcı olarak algılanması olasılığı, döviz kuru geçişkenliğinin boyutunu etkileyebilecek bir risk unsuru olarak belirmektedir''