
Kalkınma Bakanı Yılmaz, Dünya Bankası'nın organize ettiği toplantıda, Türkiye'deki sosyal ve ekonomik reformları anlattı.***
NEW YORK/WASHINGTON - Mehmet Toroğlu
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Washington'daki temasları kapsamında Dünya Bankası'nın organize ettiği Arap dünyasında gelişmeler, siyasi ve ekonomik dönüşüm süreçleri ve halkların sahip oldukları rollerle ilgili düzenlenen bir toplantıda konuştu.
Konuşmasında ağırlıklı olarak, Türkiye'deki sosyal ve ekonomik hayata dair gelişmelere yer veren Yılmaz, Türkiye'nin 1990'lı yıllarda yaşadığı siyasi ve ekonomik istikrarsızlıklar ve ekonomik krizlerin ardından 2001 yılından bu yana çok hızlı bir sosyal ve ekonomik dönüşümden geçtiğine değindi.
AK Parti'nin, iktidara gelir gelmez halkın reform taleplerine karşılık vererek, kapsamlı bir reform gündemini hayata geçirdiğini, sistematik ve şeffaf bir eylem planı ortaya koyduğunu ifade eden Yılmaz, ''Sosyal ve ekonomik hayatın tüm katmanlarında, somut ve gerçekçi hedefleri ve takvimleri içeren reformları yaşama geçirdik'' dedi.
Yılmaz, bazı çevrelerin iddialarının aksine, Türk ekonomisinin, güven ortamının artmasıyla birlikte daha önceden görülmemiş düzeyde bir performans yakaladığını ve Gayrisafi Yurtiçi Hasıla'nın 2002-2007 yılları arasındaki dönemde ortalama yüzde 6,8 oranında büyüme kaydettiğini bildirdi.
Bakan Yılmaz, ekonomik programlarının arkasındaki güçlü siyasi iradenin derhal sonuç verdiğini ve bu sayede 5 yıl boyunca enflasyonu sürekli biçimde aşağıya çekmeyi başardıklarını, 2001 yılında yüzde 70 civarında olan enflasyonu tek haneli rakamlara indirdiklerini anlattı.
Yılmaz, Türkiye'nin kendi ekonomik programını ve reform ajandasını son 3 yıldır hiçbir IMF anlaşmasına ihtiyaç duymadan yürüttüğüne işaret ederek, bu türden bir anlaşmaya gidilmemesine rağmen Türk ekonomisindeki güvenin de artmaya devam ettiğini belirtti.
Türkiye'de son 9 yılda sosyal ve ekonomik her alanda görülmemiş bir başarıya ulaştıklarını ve ekonomik ve siyasi istikrarı tesis ettiklerini kaydeden Yılmaz, gelecekteki reform ajandalarının da, kamu politikaları ve kuruluşlarının mikroreformlar yoluyla verimliliği ve etkinliğinin artırılmasına odaklanacağını ifade etti.