Euro
6.35
Dolar
5.77
BIST 100
104,828.20
Altın
1,464.04
Dünya

Lübnan'ın yeni cumhurbaşkanı belli oldu

General Mişel Avn, Lübnan Meclisi'nde düzenlenen 46. oturumun ikinci turunda 83 vekilin oyunu alarak Lübnan'ın 13. cumhurbaşkanı oldu

31.10.2016
Lübnan'ın yeni cumhurbaşkanı belli oldu

BEYRUT - ENES KANLI/ FURKAN GÜLDEMİR

General Mişel Avn, 128 sandalyeli mecliste düzenlenen oturumun ikinci turunda 83 vekilin oyunu alarak Lübnan'ın 13. Cumhurbaşkanı seçildi. Avn, mecliste yaptığı teşekkür konuşmasından sonra yemin ederek görevine başladı.

Lübnan'ın 13. Cumhurbaşkanı asker kökenli Mişel Avn (81), iç savaş döneminde Suriye'nin bombalarıyla terk etmek zorunda kaldığı Baabda Sarayı'na, Lübnan meclisinin oylarıyla geri döndü.

Görev süresi Mayıs 2014'te dolan Cumhurbaşkanı Mişel Süleyman'ın yerine mecliste düzenlenen 46'ncı oturumda cumhurbaşkanı seçilen General Mişel Avn, Lübnan'ın çalkantılı yakın tarihindeki başlıca aktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

Beyrut'un kenar mahallesinde fakir bir kasabın çocuğu olarak 1935 yılında doğan Avn, Maruni Hristiyan bir aileye mensup. Avn, gençlik yıllarında orduya girerek sırayla ABD ve Fransa'da eğitim gördü, ülkesinin iç savaşla boğuştuğu 1980 yılında Tuğgeneral rütbesiyle Lübnan'a döndü.

İç savaşta değişen ittifaklar

General Avn, ülkesinde giderek şiddetlenen iç savaşta taraflardan biri haline gelen orduda 1986 yılında genelkurmay başkanlığına kadar yükseldi.

Dönemin Cumhurbaşkanı Emin Cemayel, 1988 yılında görev süresi sona ermeden dakikalar önce ilan ettiği geçici askeri hükümetin Başbakanı olarak General Avn'ı görevlendirdi.

Avn, bu sırada iç savaştaki müttefiklerinden Falanjist milislerin oluşturduğu Maruni Hristiyan Semir Caca liderliğindeki Lübnan Güçleri'ne karşı da ayrı bir savaş başlattı. Bu yeni çatışma iç savaş sırasında ortak bir cephe halinde hareket eden Hristiyanlar arasında bir tür ikinci "iç savaş" çıkmasına ve çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesine yol açtı.

Savaşın taraflarından Suriye ve Lübnanlı müttefikleri, Avn'ın başbakanlığındaki hükümete itiraz ederken Avn, savaştaki ana dış aktörlerden biri olan Suriye'ye karşı "Bağımsızlık Savaşı" ismini verdiği silahlı mücadele başlattı.

Lübnan iç savaşını on beş yılın sonunda bitiren Taif Anlaşması imzalandığı sırada cumhurbaşkanlığı sarayını askeri birlikleriyle işgal eden General Mişel Avn, anlaşmayı tanımadığını ve yeni seçilen cumhurbaşkanını geçersiz saydığını duyurdu.

Suriye ordu birlikleri ve Lübnan Güçleri milisleri, cumhurbaşkanlığı sarayına karşı kara ve hava operasyonu başlattı. General Mişel Avn, Suriyelilerin "teslim ol" çağrısına uyarak Baabda Sarayı'ndan ayrılıp Beyrut'taki Fransız Büyükelçiliğine sığındı.

15 yıl sürgünden sonra eve dönüş

Fransa'da sürgünde on beş yıl geçiren Avn'ın Lübnan'a dönmesi ve siyasi faaliyetlerine tekrar başlamasında eski başbakanlardan Refik Hariri'ye düzenlenen suikast belirleyici oldu.

Avn, Lübnan'a dönüşünün ardından üniformasını çıkararak Özgür Yurtsever Hareketi'ni (ÖYH) kurdu ve sivil siyasete adım attı. ÖYH, kurulmasının ardından Mayıs 2005'te gerçekleştirilen seçimlerde, 21 milletvekili ile Maruni Hristiyanlar içinde en güçlü parti oldu.

Hizbullah ile yakınlaşma

Avn, 2006 yılında ülkede giderek daha da güçlü hale gelen Hizbullah ile bir mutabakat zaptı imzaladı.

Bu anlaşmayla Avn, Hizbullah ve müttefiklerinin içinde yer aldığı 8 Mart Bloku'na en güçlü Hristiyan aktör olarak dahil oldu. Mutabakat zaptı, 2006 yılında İsrail ile giriştiği savaşla Lübnan'a yıkım getiren milis gücü Hizbullah'ın elini güçlendirerek, Lübnan devletini daha da zayıflattı.

İran ve Suudi Arabistan bölgesel çekişmesinin yerel aktörler tarafından yoğun şekilde karşılık bulduğu Lübnan'da Avn, Hizbullah ile imzaladığı anlaşmayla ülkesindeki çatışmada İran-Suriye eksenine resmen katıldı.

Hizbullah ve Avn, Hariri hükümetini devirdi

Lübnan'da 2011 yılına gelindiğinde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararıyla Refik Hariri suikastını araştırmak üzere kurulan Uluslararası Lübnan Özel Mahkemesi'nin Hizbullah ve Suriye'ye yaptırım uygulama kararına hükümetin vereceği tepki iç siyasi gerilimi artırdı. Lübnan'da dönemin Başbakanı Saad Hariri'nin ABD başkanıyla görüşmesi sırasında Avn ve müttefiki Hizbullah, on bakanla kabineden istifa etti ve hükümet devrildi.

Cumhurbaşkanlığı adaylığı süreci

Lübnan meclisi, 23 Nisan 2014'te görev süresi mayıs ayında dolacak Cumhurbaşkanı Mişel Süleyman'ın yerine geçecek cumhurbaşkanını seçmek üzere toplandı. Ancak adaylardan hiçbiri 128 sandalyeli mecliste üçte iki çoğunluğu sağlayamadı.

Hizbullah'ın liderlik ettiği Suriye rejimi yanlısı 8 Mart Bloku uzunca bir süre cumhurbaşkanı adayı Avn'ın ismini açıklamaktan kaçındı. Bununla birlikte, "uzlaşı adayının sağlanmadığı" gerekçesiyle, Avn ve Hizbullah, oturumları boykot ederek toplantı yeter sayısı sağlanmasını engelledi.

Hizbullah ve Beşşar Esed, 2015'in başında Avn'ın cumhurbaşkanlığını desteklediklerini açıklarken, cumhurbaşkanlığı krizi ise toplantı yeter sayısı sağlanamayan oturumlarla sürdü.

Avn'ı Baabda Sarayı'na taşıyan süreç

Suriye ve İran rejimi karşıtlığında bir araya gelen partilerin oluşturduğu 14 Mart Bloku'nun cumhurbaşkanı adayı başlangıçta Lübnan Güçleri lideri Samir Caca idi ancak daha sonra hareketin lideri Saad Hariri, rakip siyasi bloktan Beşşar Esed'e yakınlığıyla tanınan Süleyman Franci'yi Kasım 2015'te uzlaşı adayı olarak öne çıkardı.

Hariri'nin desteğini çekmesi üzerine Caca, Franci'nin adaylığına karşı çıkarak iç savaş sırasındaki kanlı rakibi Avn'a 2016 başında destek verdiğini açıkladı. Caca'dan aldığı desteğe rağmen cumhurbaşkanlığı koltuğunu garantileyemeyen Avn, Hizbullah ile cumhurbaşkanlığı oturumlarına yönelik boykotunu sürdürdü.

Son olarak, eski Başbakan ve Müstakbel Hareketi lideri Hariri, geçen hafta cumhurbaşkanlığı seçimleri için Marada Hareketi lideri Franci'den vazgeçerek, rakip 8 Mart Bloku'ndaki Avn'a desteğini açıkladı. Avn, eski siyasi rakibi ve yeni müttefiği Hariri'den aldığı desteğin ardından Dürzi Lider Velid Canbolat'ın da desteğini alarak 26 sene önce bombalar altında ayrıldığı cumhurbaşkanlığı sarayına cumhurbaşkanlığı muhafızları eşliğinde geri döndü.

Avn, Lübnan'ın seçilen en yaşlı cumhurbaşkanı unvanını taşırken, sırasıyla hem Genelkurmay Başkanlığı hem Başbakanlık hem de Cumhurbaşkanlığı görevi yapan tek figür olarak tanınıyor.

Avn ve Lübnan'ın geleceği

Lübnan'ın iç savaş, suikastlar ve siyasi krizlerle dolu yakın tarihinde en önemli siyasi figürlerden biri olarak ön plana çıkan Avn'ın cumhurbaşkanlığına getirilmesi, etnik, dini ve mezhep temelli ayrılıkların giderek derinleştiği ülkede yeni fay hatlarını tetikleyebilir.

Suriye'deki iç savaşın yıkıcı etkilerine en fazla maruz kalan ülkelerden Lübnan'ın, cumhurbaşkanı olarak birleştirici bir isim yerine, askeri ve siyasi kariyeri boyunca yer yer tutarsız ve çelişkili ittifak ilişkileriyle ayakta kalabilmiş General Mişel Avn'ı tercih etmesi, karmaşık iç siyasi dengeler açısından "anlaşılır" görünse de ülkenin istikrarı açısından soru işaretlerine yol açıyor.




Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın