NEWPORT
NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, terör örgütü Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ile mücadele konusunda “Irak hükümetinden bu yönde talep gelirse NATO içinde ciddiyetle değerlendirilir” dedi.
NATO üyesi ve ortağı 60 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarını bir araya getiren Galler’deki NATO Zirvesi öncesi konuşan Rasmussen, IŞİD ile mücadele bağlamında NATO üyesi ülkelerin bireysel olarak attıkları adımları ve ABD’nin askeri girişimini memnuniyetle karşıladığını belirterek “Irak, NATO’dan destek talebinde bulunmadı” dedi.
Rasmussen, uluslararası toplumun, IŞİD’in ilerlemesini durdurma zorunluluğu olduğunu kaydetti.
Galler Zirvesi’nin örgüt tarihinin en önemli toplantılarından biri olacağını söyleyen Rasmussen, “Çok önemli bir zamanda çok önemli bir zirve. Dramatik şekilde değişmiş bir güvenlik ortamıyla karşı karşıyayız” dedi.
Doğuda Rusya’nın Ukrayna’ya saldırdığını, güneydoğuda IŞİD'in yükselişine tanıklık edildiğini, güneyde şiddet, güvensizlik ve istikrarsızlık gördüklerini söyleyen Rasmussen, “Zirvede, bu tehditleri göğüsleyecek ve müttefiklerimizin savunmasını güçlendirecek önemli adımlar atacağız” diye konuştu.
Afganistan’da 2003’ten bu yana süren Uluslararası Güven Destek Gücü’nün (ISAF) görevini tamamladığının açıklanacağı zirvede, NATO’nun 2014 sonunda bu ülkeden büyük ölçüde çekilmesi planlanıyor.
Afgan makamlarının 2014 sonrası dönemde NATO’nun Afganistan’da farklı formatta varlığını sürdürmesi ve eğitim, danışma ve destek amaçlı Kararlı Destek misyonunu başlatabilmesi için gerekli belgeleri imzalamaması, “toptan çekilme” riskini gündeme getirmiş durumda.
Afganistan'da zaman daralıyor
Zamanın çok önemli olduğunu belirten Rasmussen, “Çok yakında güvenlikle ilgili belgelerin imzalanıp imzalanmayacağını bilmemiz gerekiyor” dedi.
Afganistan’ın ABD ile ikili güvenlik anlaşmasını, NATO ile de güçlerin durumu anlaşmasını (SOFA) imzalaması gerekiyor.
Rasmussen, nihai kararın verileceği zamana yaklaşıldığını ve belgelerin zamanında imzalanması konusunda umutlu olduğunu söyledi.
NATO Zirvesi öncesinde düzenlenen Geleceğin Liderleri isimli toplantıda da konuşan Rasmussen, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısının "alarm zili" olduğunu ve özgürlük, güvenlik ve refahın bedava olmadığını hatırlattığını ifade etti.
NATO’nun üyelerini korumak için aldığı ve alacağı tüm önlemlerin NATO-Rusya ilişkilerinin temelini oluşturan 1997 tarihli belgeye uygun olduğunu kaydeden Rasmussen, “Rusya temel ilkeleri ihlal etti” dedi.
Zirvenin, NATO’nun geleceğini şekillendireceğini vurgulayan Rasmussen, “Kararlılığımızı, birliğimizi ve dayanışmamızı gösterecek” ifadelerini kullandı.
Kriz çemberinde bulunan NATO’nun ve Transatlantik toplumun bir güvenlik, istikrar ve refah adası olduğunu belirten Rasmussen, gerekmesi halinde NATO üyesi ülkeleri hızla korumak amacıyla Eylem Planı’nın kabul edileceğini ve savunma harcamalarındaki düşüş trendini tersine çevireceklerinin altını çizdi.
NATO Zirvesi’nde ilk kez siber savunmanın ortak savunmanın bir parçası olduğu ilan edilecek.
"Afgan halkı ülkelerini geliştirmek için tarihi bir fırsata sahipler"
NATO zirvesinin açılış oturumunda konuşan Rasmussen, güvenlik için çok önemli bir zamandan geçilirken zirvenin yapıldığını dile getirerek, bu çerçevede NATO üyesi ülkeler arasındaki bağın korunmasının ve kuvvetlendirilmesinin önemini vurguladı.
Zirvedeki ilk toplantıda Afganistan konusuna odaklanacaklarını belirten Rasmussen, Afganistan'da terörizme karşı önemli bir başarı elde edildiğini ve asker ve polislerin NATO tarafından eğitildiğini kaydetti. Uluslararası Güvenlik Destek Gücü'nün (ISAF) Afganistan'daki görev süresinin bu yıl sonu itibariyle sona ereceğini anımsatan Rasmussen, "Şimdi Afganlar ülkelerini geliştirmek ve geleceklerine karar vermek için tarihi bir fırsata sahipler" dedi.
Afganistan'ın hala uluslararası desteğe ihtiyacı olduğunu ve NATO'nun bu desteği sürdüreceğini belirten Genel Sekreter, Afgan güçlerini eğitmek konusunda yeni bir misyona başlamak için hazırlıkları tamamladıklarını kaydetti.
İngiltere Başbakanı David Cameron
Zirveye ev sahipliği yapan İngiltere Başbakanı David Cameron da NATO'nun Afganistan'da ulaştıklarından gurur duyması gerektiğini söyledi. Cameron, bu ülkedeki terör tehdidinin büyük ölçüde azaltıldığını belirtti.
Rasmussen ve Cameron'ın konuşmalarının ardından oturum kapalı devam etti. NATO’nun 2015 başında başlatmayı öngördüğü "Kararlı Destek" misyonuyla, Afganistan'da azami 12 bin asker bulundurulması ve en önemli katkının ISAF’ta olduğu gibi ABD’den gelmesi öngörülüyor.
Kararlı Destek misyonunda görev alacak askerler ISAF’takilerin aksine muharebe görevine sahip olmayacak ve meşru müdafaa dışında silah kullanmayacak. Afgan güvenlik birimlerine eğitim, danışma ve destek amaçlı olacak Kararlı Destek’in devreye sokulabilmesi için Afganistan’ın bu misyonla ilgili gerekli yasal çerçeveyi oluşturması bekleniyor. Bu kapsamda da Afganistan’ın ABD ile ikili güvenlik anlaşmasını, NATO ile de "güçlerin durumu anlaşmasını" (SOFA) imzalaması gerekiyor.