BRÜKSEL
Avrupa Birliği (AB) liderleri, İngiltere’nin yoğun muhalefetine rağmen eski Lüksemburg Başbakanı ve eski Avro Bölgesi Başkanı Jean Claude Junckler’in yeni AB Komisyonu Başkanı olarak atanmasını önerdi.
Avrupa siyaset sahnesinin önemli ve en tecrübeli isimlerinden biri olan Juncker, 22-25 Mayıs’ta düzenlenen Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde Hristiyan Demokratlar (EPP) tarafından AB Komisyonu Başkanlığı için aday gösterildi.
EPP’nin seçimlerden zaferle çıkmasının ardından AP’deki diğer ana akım siyasi gruplar, Juncker’e bu görev için destek olma kararı aldı.
İngiltere ise Juncker’in, "reforma ihtiyacı olan AB için uygun bir isim olmadığı gerekçesiyle" sürecin başından bu yana muhalefet uyguladı. Başlangıçta İsveç ve Hollanda’nın da onayını alan İngiltere’ye son aşamada sadece Macaristan destek verdi.
AB liderlerinin yaptığı oylamada 26 ülke Juncker’den yana tavır koyarken İngiltere ve Macaristan aleyhte oy kullandı.
Liderlerin Juncker’i önermesinin ardından devreye AP girecek. AB Zirvesi’nin nitelikli çoğunlukla önerdiği Juncker’in, AB Komisyonu Başkanı olarak atanması için AP üyelerinin yarısından bir fazlasının oyunu alması gerekiyor. Bu da Juncker’in 751 AP üyesinden 376’sının oyunu alması gerektiği anlamına geliyor.
"Savaşı kazanmak için bir muharebeyi kaybetmeye hazır olmalısınız"
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı olarak önerilen eski Lüksemburg Başbakanı Jean Claude Juncker’e, aday belirleme sürecinin başından bu yana açıkça ve çok sert muhalefet uygulayan İngiltere Başbakanı David Cameron, “Bazen bir savaşı kazanmak için bir muharebeyi kaybetmeye hazır olmalısınız” dedi.
AB Zirvesi sonunda düzenlenen basın toplantısında konuşan Cameron, çatışmayı kaybettiğini ancak izlenen yolun yanlış olduğunu ve bunu başından itibaren açıkça dile getirdiğini belirterek, “Görüşümü hiç değiştirmedim. Bazıları görüşlerini değiştirebilir ama ben silahları indirmemenin önemli olduğuna inanıyorum” diye konuştu.
Juncker’in önerilmesi nedeniyle, Avrupa için kötü bir gün olduğunu ifade eden Cameron, adayı önermesi gerekenin Avrupa Parlamentosu (AP) değil AB Konseyi olduğunu kaydederek, “Sonucu kabul etmek zorundayız. İngiltere’nin çıkarlarını korumak amacıyla her zaman yaptığımız gibi AB Komisyonu Başkanı ile birlikte çalışacağız” ifadelerini kullandı.
Juncker konusunda oylamayı kaybetmiş olmaktan üzüntü duyduğunu vurgulayan Cameron, “kazanmak için ittifak oluşturmayı beceremediği” yönündeki eleştirileri kabul etmediğini söyledi.
İngiltere’yi reforme edilmiş bir AB’de tutmanın daha zor hale geldiğini ifade eden Cameron, zirvede Almanya Başbakanı Angela Merkel ile karşı saflarda yer almalarından üzüntü duyduğunu belirtti.
Bir isim üzerinde uzlaşı olmadığı için Lizbon Antlaşması kuralları gereği nitelikli çoğunluğa dayanarak yapılan oylamada, AB’nin 28 ülkesinden 26’sı Juncker lehine oy kullanırken sadece İngiltere ve Macaristan aleyhte oy verdi.
AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy, 16 Temmuz’da Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Juncker’i atamak için oylama yapacağını, aynı gün AB liderlerinin de bir araya gelerek gelecek 5 yılda izlenecek birlik politikalarını yeni AB Komisyonu Başkanı ile ele alacaklarını söyledi.
Aynı zirvede, Van Rompuy ile AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton’ın yerine atanacak isimlerin de belirlenmesi öngörülüyor.
Van Rompuy, AB’nin yeni dönemdeki 5 stratejik hedefinin güçlü ekonomiler, tüm vatandaşların haklarını koruyan sosyal politikalar, enerji güvenliği, güvenilir adalet alanı ve dünyada ortak etkili eylem olarak belirlediklerini kaydetti.
Haftalardır süren mücadelenin ortasında yer alan isim olan Juncker de AB liderleri tarafından önerilmekten onur ve gurur duyduğunu açıkladı.
Muhabir: Güven Özalp