Dolar
43.63
Euro
51.96
Altın
5,043.18
ETH/USDT
2,030.00
BTC/USDT
69,253.00
BIST 100
13,797.04
Gündem, Dosya haber

DOSYA: Küçük Yaş, Büyük Suç

Türkiye'de suça sürüklenen çocuk sayısı 2022'de 176 bin 128'e, 2023'te 177 bin 174'e ulaştı. Son 10 yılın istatistikleri arasında en yüksek suça sürüklenen çocuk sayısı 188 bin 926 olarak 2024'te kayıtlara geçerken, bu sayı 2025'te 186 bin 256 oldu.

02.02.2026 - Güncelleme : 10.02.2026
DOSYA: Küçük Yaş, Büyük Suç

Ankara

Son 10 yıldaki veriler değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuk sayısı yüzde 17,47 artış gösterdi. 2025'te suça sürüklenen çocukların ağırlıklı olarak karıştıkları suç tipleri kasten yaralama, hırsızlık, hakaret, tehdit, mala zarar verme olarak sıralandı.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

Adalet Bakanlığı verileri Türkiye'de son yıllarda suça sürüklenen çocuklar konusunda dikkat çekici bir artış olduğunu gözler önüne seriyor. Verilere göre, 2015'te suça sürüklenen çocuk sayısı 158 bin 560, 2016'da 146 bin 737, 2017'de 145 bin 210, 2018'de 157 bin 96, 2019'da ise 161 bin 378 olarak kayıtlara geçti.

Türkiye'de yılda ortalama 180 bin çocuk suça karışıyor

Anadolu Ajansının (AA) "Küçük Yaş, Büyük Suç" başlıklı dosyasının ilk haberinde Türkiye'de suça sürüklenen çocuklara ilişkin soruşturma dosyalarına yansıyan istatistikler ele alındı.

Adalet psikolojisi üzerine uzun yıllar üniversitelerde eğitim veren avukat Cemalettin Gürler, özellikle Kovid-19 döneminden sonra suç oranının yükselişe geçtiğine dikkati çekti.

Çetelerin kirli oyunlarına bulaşan çocuklar ifadelerinde pişmanlıklarını anlattı

Anadolu Ajansının (AA) "Küçük yaş, büyük suç" başlıklı dosya haberinin bu bölümünde, sosyal medya platformlarında, "lüks yaşam, silah, para, alkol ve uyuşturucu madde" paylaşımlarıyla 18 yaşından küçük çocukları radarlarına alarak ağlarına düşüren suç örgütleri düzenlenen operasyonlarla deşifre ediliyor.

Örgüt elebaşları ve yöneticileri hakkında davalar açılırken, özendirme ve kandırma yöntemiyle örgüte dahil edilen 18 yaşından küçük çocuklar, "suça sürüklenen çocuk" statüsünde ayrı dosyalarda soruşturuluyor.

Söz konusu örgütlerin talimatlarıyla suça bulaşan veya henüz eyleme geçemeden yakalanan çocukların bazılarının savcılık dosyalarına yansıyan ifadeleri, çeteleşmenin ve sosyal medyanın negatif etkilerinin doğurduğu sonuçları da gözler önüne seriyor. 

Çocuklardan suçlu yaratan çetelerin karanlık organizasyonları iddianamelere yansıdı

Yaşı 18'den küçük bireylerin karıştığı suçlarda son zamanlarda yaşanan artış gündemdekini yerini korurken, özellikle suç örgütlerinin çocukları bilinçli ve sistematik biçimde nasıl örgütleyerek kullandıkları ve hangi suçlara yönlendirdikleri savcılık iddianamelerine yansıdı.

İddianamelerde yer alan ifadeler, ailevi sorunlar, ekonomik yoksunluk ve denetimsizlik içinde kalan çocukların, kamu güvenliğini tehdit eden silahlı eylemlerde maşa olarak kullanıldığını, bu sürecin ise bilinçli, planlı ve süreklilik arz eden bir çete düzeniyle yürütüldüğünü gözler önüne seriyor.

Suç örgütleri çocukları sınırlı cezai sorumluluk nedeniyle "araç unsur" olarak kullanıyor

İstanbul Emniyet Müdürlüğünün saha çalışmaları sonucu elde ettiği tespitlere göre, özellikle 15-18 yaş grubundaki çocuklar sınırlı cezai sorumlulukları nedeniyle suç örgütleri tarafından "yaralama", "hırsızlık" ve "uyuşturucu" gibi eylemlerde "araç unsur" olarak kullanılıyor.

Suç şebekeleri, çocukları daha çok sosyal medya üzerinden etkileyip suça sürüklerken örgütsel yapılarını da güçlendiriyor.

Hukukçular adalet sisteminde "suça sürüklenen çocuk" kavramını değerlendirdi

Dosya haberin bu bölümünde, adalet sisteminde suça sürüklenen çocuklara verilen cezaların niteliği, süresi ve caydırıcılık konusu uzmanlarca değerlendirildi.

Cezaları artırmanın çözüm olmadığının altını çizildiği haberde, önemli olan hususun bu çocukların suç işleyip cezaevine girdikten sonra orada ıslah olabilmeleri ve topluma tekrar kazandırılmalarına yönelik gerekli düzenlemelerin yapılması, ceza infaz kurumlarında eğitim ve meslek edindirmeye yönelik çeşitli faaliyetlerin icra edilmesi gerektiği kaydedildi.

İstanbul'da suça sürüklenenlerin bazı dosyaları çocuk ağır ceza mahkemelerinde görülüyor

Dosyanın bu bölümünde, İstanbul adliyelerinde yargılanan 18 yaşını doldurmamış ve suça karışmış çocuklar hakkında düzenlenen iddianamelerde, "kasten öldürme", "silahlı terör örgütüne üye olma", "uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama", "tehdit" ve "mala zarar verme" gibi suçlamalar yer alıyor.


AA muhabirlerinin soruşturma dosyalarından derlediği bilgilere göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 18 yaşından küçükler hakkında geçen yıl 2 bin 220 iddianame hazırlandı.


Hazırlanan iddianamelere göre, toplam 1661 SSÇ'nin 2161 kez suç işlediği, 118'inin ise 132 kez "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" iddiasıyla yakalandığı tespit edildi. İddianamelerde, 2025 yılında, 11 SSÇ'nin 27 kez "tasarlayarak öldürme" eylemine, 39 SSÇ'nin 58 kez "kasten öldürmek" eylemine katıldıkları yer aldı.

Erken yaşta madde kullanımı çocukları suç sarmalına itiyor

Dosya haberin bu bölümünde, uyuşturucu madde kullanımının çocukların suça sürüklenmesindeki etkisi ele alındı.

Sosyal bilimler ve suça sürüklenen çocuklar alanında çalışmaları bulunan Doç. Dr. Elif  Ergüne, AA muhabirine, Türkiye'de çocuk ve ergenlerde madde kullanım yaşına ilişkin kesin ve net bir sayı vermenin zor olduğunu, yapılan araştırmalar neticesinde ilk kullanım ve deneme aşamasının 10-11 yaşlara kadar gerilediğini söyledi.

Bu yaş grubunda çocukların daha çok kolay temin edilebilen çakmak gazı ve bali gibi maddelere yöneldiğini belirten Ergüne, bağımlılık düzeyindeki kullanımın ise genellikle 13-15 yaş bandında seyrettiğini kaydetti.

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu Başkanı Durgut, yol haritalarını anlattı

Dosya haberin bu bölümünde, TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut, suça sürüklenen çocuklara ve komisyon çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Uluslararası araştırmaların, risk faktörlerinin suça sürüklenmeyi artırdığını gösterdiğini belirten Durgut, komisyon olarak çok katmanlı konunun risk faktörlerini analiz etmek amacıyla müdahale ve politika önerilerine yönelik yol haritası belirlediklerini bildirdi.

Akademisyenleri, sivil toplum kuruluşlarını, kamu kurumlarını, bakanlıkları ve konunun tüm paydaşlarını komisyona davet ettiklerini aktaran Durgut, "Suça sürüklenmiş çocukları kapsayacak şekilde bir anket çalışmasıyla risk faktörlerini analiz edeceğiz. Tespit ettiğimiz verilere yönelik bir eylem planı, politika önerileri paketi sunacağız. Bilimsel temelli, disiplinli bir çalışma yürütüyoruz." diye konuştu.

Çocuklarda siber zorbalığın önlenmesi için ailelere "denetim" uyarısı

Dosya haberin bu bölümünde, son dönemde artan şiddet olaylarıyla birlikte gündeme gelen "suça sürüklenen çocuk" kavramı kapsamında çocukların bilgisayar oyunları, sosyal medya veya dijital platformlarda maruz kaldığı siber zorbalığın önlenmesine yönelik tedbirler ele alındı.

TED Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Burcu Özgülük Üçok, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, akran ve siber zorbalık üzerine hem Türkiye'de hem de dünyada uzun zamandır araştırmalar yapıldığını, siber zorbalığın akran zorbalığından en önemli farkının zaman ve mekan sınırının olmaması olduğunu söyledi.

Siber zorbalığa maruz kalan bir çocuğun üzerindeki etkilerin devam edebileceğini aktaran Üçok, bunun daha yıkıcı ve uzun süreli olabileceğinin altını çizdi.

Siber zorbalık dahilinde yapılan olumsuz davranışların kalıcı olabileceğini ve yaygınlaşabileceğini ifade eden Üçok, "Buna maruz kalan çocuğun kendini bundan sıyırmasının iyice zorlaştığını görüyoruz." dedi.

Okul dışı etkinlikler, çocukların suça yönelimini engellemede önemli rol oynuyor

Çocuklarda suç eğiliminin altında yatan temel nedenler ve hayata geçirilmesi önerilen tedbirlerin ele alındığı haberde, çocukların suça yönelmesinde genetik unsurların da rol oynayabildiğini ancak ağırlıklı olarak çevresel faktörlerin etkisinin bulunduğu belirtildi.

Aile ortamının çocuklardaki şiddet eğiliminde belirleyici olduğuna işaret eden uzmanlar, çözümün, çocuklara, aileden uzaklaşmalarını engelleyecek, ailede yaşamış olabilecekleri travma ya da karşılaştıkları zorluklarla suça ve şiddete karışmadan başa çıkabilecekleri yolları öğretmek olduğunu vurgulayarak, yapılacak şeyin, çocuğu suçun normalleştiği çevreden almak, mutlaka rehabilitasyonu, onu suça iten olası sorunlar için incelemek, değerlendirmek, ona yardım etmek, destek olmak ve yaptığının hata olduğunu anlayıp kendisini başka bir yerde konumlandırmasını sağlamak olduğunun altını çizdi.

Çocuk suçlarında aile yapısı kadar gruplaşma da belirleyici rol oynuyor

Çocuk suçlarında aile yapısının belirleyici rol oynadığını vurgulayan uzmanlar, aile içinde yeterli ilgi ve aidiyetin sağlanamadığı durumlarda gruplaşmaya yönelen çocukların ergenlik döneminde kabul görme ihtiyacıyla suça karışabildiklerini belirtti.

"Çocuk suçlarında aile ve yakın çevre belirleyici rol oynuyor." diyen Türkiye Yeşilay Cemiyeti Akademi Direktörü Hakan Çetin, şunları dile getirdi:

"Son dönemde kamuoyuna yansıyan vakalarda da çocuk suçlarının çoğunlukla bireysel değil grup etkisiyle ortaya çıktığını görüyoruz. Bireysel olarak bir kişinin gidip suç işleme örüntüsü, daha az gördüğümüz bir gerçeklik. Sorunu bütüncül olarak ele almak gerekir. Sadece spor yaptırarak, sanat faaliyetine yönlendirerek, eğitim yaparak bu çocukları koruma ihtimalimiz çok zayıf. Bu anlamda tüm kamu kurumlarının, sivil inisiyatiflerin ve ailelerin işin içerisine girdiği çok boyutlu çözüm modelleri üretmek zorundayız."

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu üyesi milletvekillerinden değerlendirme

Dosya haberin bu bölümünde, TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu üyesi milletvekilleri, çocukların suça sürüklenme nedenleri ve çözüm önerileri konusunda görüş ve önerilerini dile getirdi.

Komisyonun, suça sürüklenen çocukları suç makinesi değil, korunması ve kazanılması gereken bireyler olarak ele alan ancak aynı zamanda toplumun güvenliğini ve adalet duygusunu da esas alan, etkin, caydırıcı ve önleyici bir yol haritasını ortaya koyacağını dile getiren vekiller, çözüm noktasındaki kararlılığın tam olduğunun ve Meclis çatısı altında üstlerine düşen her adımın kararlılıkla atılacağının altını çizdi.

Şiddet riski okul öncesi dönemde sinyal veriyor

Dosya haberin bu bölümünde, erken yaşlardaki davranışlarda sinyal veren ve ileriki dönemde görünür hale gelen şiddet eğilimi, ailenin tutumu ve rol model ilişkisi ele alındı.

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammed Tayyib Kadak, çocuklarda şiddet eğiliminin en sık ergenlik döneminde görünür hale geldiğini, riskin aslında çok daha erken yaşlarda başladığını belirtti.

Yeşilay Genel Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Kadak, "Okul öncesi dönemde öfke kontrolünde ciddi problemler olması, empatinin yeterince gelişmemesi uzun vadede şüpheli davranışlara zemin hazırlıyor." dedi.

    Uzmanından sosyal medyadaki şiddet içerikli paylaşımlara karşı ebeveynlere medya okuryazarlığı önerisi

    Dosya haberin bu bölümünde Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Büyükafşar'ın ailelere medya okuryazarlığı konusundaki önerilerine yer verildi. 

    Akran zorbalığı, yalnızlık, dışlanma gibi faktörlerin gençleri ve çocukları şiddete sürüklediğini belirten Büyükafşar, ailelere önemli roller düştüğünü ifade ederek, medya okuryazarlığını geliştirmeleri gerektiğini vurguladı.

    İnternet kullanımı filtrelenmeyen çocuklar suça yönelebiliyor

    Trakya Üniversitesi (TÜ) Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Mertkan Gezgin, sosyal medyanın gençler üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu anlattı.

    Gezgin, "Görünürlüğün artmasıyla olumsuz içerikler daha hızlı yayılmaya başladı. Üniversiteye yeni başlayan ve lise çağındaki gençler üzerinde yapılan çalışmalarda, sosyal medya ve dijital oyunların etkilerini net biçimde görebiliyoruz. Şiddet içeren oyunlar ile paylaşımlar çocukların ruh sağlığını olumsuz yönde etkiliyor." dedi.

    Ailelerin internet ve oyun kullanımı konusunda gerekli filtrelemeleri yapmaması halinde çocukların zamanla bu içeriklerin etkisi altına girebildiğini dile getiren Gezgin, sürecin devam etmesi durumunda çocukların suça sürüklenebileceğini ifade etti.

    Çocukların çetelere ve şiddete yönelmesinde birden fazla risk faktörü etkili

    Uzmanlar, çocukların çetelere yönelmesinde aile içi şiddet, ebeveyn tutumları, madde kullanımı, okul reddi ve dizilerdeki şiddet içerikli yayınlar gibi risk faktörlerinin etkili olabileceğini belirtiyor.

    Uzmanlar, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin okul dışına taşınması, sosyal-duygusal öğrenme programlarının aileler ve eğitimcilerle yürütülmesi gerektiğini vurgularken, kamu spotları ve sivil toplum kuruluşlarının da çocukların gelişimine katkı sağlayacak şekilde sürece dahil edilmesinin önemine işaret ediyor.

    Dizilerde artan şiddet içeriklerinin çocuklar üzerinde olumsuz etkileri bulunduğunu kaydeden uzmanlar, denetleme mekanizmalarının güçlendirilmesi, ebeveyn-öğretmen iş birliğinin artırılması ve medya okuryazarlığı eğitimlerinin yaygınlaştırılmasının önemini vurguluyor.

    Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
    bannerpartial1
    bannerpartial2