AA'nın "COP31'de Öncelikli Alanlar" dosyasının bu bölümünde, COP31 Eylem Gündemi'nin 10 öncelikli temasından biri olan "Sıfır Atık" yaklaşımının iklim politikalarındaki rolü ve atık yönetiminin iklim değişikliğiyle mücadeleye katkısı ele alındı.
Bu tema kapsamında döngüsel ekonomi uygulamalarının yaygınlaştırılması, gıda israfının önlenmesi ve atık kaynaklı metan emisyonlarının azaltılması yoluyla atık yönetiminin iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolünün güçlendirilmesi hedefleniyor.
Kuraklık, aşırı sıcaklar, düzensiz yağışlar ve doğal afetler tarımsal üretimi etkileyerek gıda arzını ve fiyat istikrarını tehdit ediyor. Bu nedenle iklim değişikliğine dayanıklı ve sürdürülebilir gıda sistemlerinin güçlendirilmesi önem taşıyor.
Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, COP31 sonrasında Türkiye'nin öncülüğünde iklim dirençli gıda ve su güvenliği girişimi başlatılabileceğini kaydetti.
Sanayide yeşil dönüşüm, aynı zamanda Eylem Gündemi'ndeki 6 küresel uygulama hedefinden biri olarak belirlendi. Bu kapsamda üretim ve imalat sektöründe döngüsel malzeme kullanım oranının 2035'e kadar en az yüzde 15 seviyesine ulaşması ve böylece hem emisyon azaltımı hem de kaynak tasarrufu sağlanması bekleniyor.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi ve İklim Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ebru Voyvoda, yeşil sanayileşmenin yalnızca iklim politikası değil, aynı zamanda küresel ekonomi ve sanayi dönüşümünün merkezinde yer alan bir süreç haline geldiğini belirtti.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İklim Merkezi ve Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Salihoğlu, okyanusların iklim değişikliğinin en büyük tampon sistemi olduğunu ancak bu kapasitenin hızla zorlandığını söyledi.
2015-2025 döneminin kayıtlardaki en sıcak 11 yılı içerdiğini belirten Salihoğlu, "Okyanuslar son 20 yıldır her yıl insanlığın yıllık enerji kullanımının yaklaşık 18 katı kadar ısıyı emiyor. İklim sistemindeki fazla enerji büyük ölçüde denizlerde birikiyor." dedi.
Uzmanlar temiz enerji dönüşümünde asıl meselenin daha fazla yenilenebilir kapasite kurmak değil, bu dönüşümü daha hızlı, kapsayıcı ve akıllı bir enerji sistemi inşa edecek şekilde gerçekleştirmek olduğunu vurguluyor.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İktisat Bölümü Öğretim Üyesi ve Güneş Enerjisi Uygulama ve Araştırma Merkezi (GÜNAM) Baş Araştırmacısı Prof. Dr. Pınar Derin Güre, elektrifikasyonun kömür, petrol ve doğal gazla yürütülen süreçlerin elektrik kullanılarak gerçekleştirilmesi anlamına geldiğini ve enerji dönüşümünün merkezinde bulunduğunu söyledi.
İklim krizinin yol açtığı tehditlere yönelik şehirlerin dirençli hale getirilmesi kritik önem taşıyor ve iklim değişikliğine uyum aşamasında da "iklim dirençli şehirler" kavramı öne çıkıyor.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi ve İklim Merkezi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. İpek Gürsel Dino, COP31'in iklim dirençli kentler konusunda önemli fırsatlar sunduğunu, Türkiye'nin afetlere dayanıklı ve çevresel etkisi düşük yeni nesil şehircilik vizyonuyla uluslararası düzeyde liderlik üstlenmesi gerektiğini bildirdi.
Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Sağlık Bakanlığı İklim Değişikliği ve Sağlık Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Emine Didem Evci Kiraz, COP31'de gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerine karşı dayanıklılığını artırmak amacıyla iklim ve sağlık destek fonunun acilen oluşturulmasını beklediğini söyledi.
İklim değişikliğine uyum çalışmalarının yalnızca hastanelerle sınırlı tutulmaması gerektiğine işaret eden Kiraz, aile sağlığı merkezleri, eczaneler, mobil sağlık hizmetleri, ilaç sektörü, aşı lojistiği ve diyaliz merkezleri dahil sağlık sisteminin tüm bileşenlerinin iklim risklerine göre yeniden planlanması önerisinde bulundu.
COP31'de birleştirici rol üstlenen Türkiye'nin gündeminde gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde iklim hedefleriyle ekonomik ve kalkınma politikaları arasındaki uyumun güçlendirilmesi de yer alıyor.
İstanbul Bilgi Üniversitesi İşletme Fakültesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Uyduranoğlu, iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sunacak projeler için finansman ihtiyacı olanlarla finansman kaynaklarının İklim Uygulama Köprüsü sayesinde bir araya getirileceğini söyledi.
İklim bilimci ve UNESCO himayesinde faaliyet gösteren İklim Eğitimi Ofisi (OCE) Başkanı Eric Guilyardi, COP31'in iklim eğitimini küresel gündemin merkezine taşıma noktasında önemli bir fırsat sunduğunu kaydetti.
COP31'in nitelikli iklim eğitimini, farkındalığın ötesine taşıyacak bir zemin oluşturabileceğini ifade eden Guilyardi, iklim değişikliği etrafındaki anlatıların gençler arasında kaygıya yol açtığını, bu nedenle öğretmenlere verilmesi gereken eğitimin kritik önem taşıdığını vurguladı.
İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik ve arazi bozulmasıyla mücadelede ülkelerin birlikte hareket etmesini amaçlayan Rio Sinerjisi yaklaşımı COP31'de öncelikli başlıklar arasında yer alıyor.
Türkiye liderliğinde oluşturulması planlanan Rio Sinerjileri Eylem Grubu'nun resmi lansmanının da Antalya'da yapılması bekleniyor.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Ombudsman'a Ulaş
Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.





