
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Amerikan PBS televizyonunda ünlü sunucu Charlie Rose'un sorularını yanıtladı.***
NEW YORK - Mehmet Toroğlu/Özlem Şahin Şakar
Başbakan Erdoğan, Rose'un ''İsrail karşıtlığına'' ilişkin sorusu üzerine ''Bizim Türkiye olarak İsrail halkına karşı herhangi bir olumsuzluğumuz yok. Burada bizim yaklaşımımız İsrail yönetimine karşıdır. Bütün bu gerilimlerin tek sebebi vardır, o da İsrail'in şu andaki yönetimidir, İsrail halkı değil'' diye konuştu.
Sunucu Rose'un, ''İsrail'e şımarık çocuk dediniz, saldırgan dediniz, bu tür bir dil kullanmanın bir faydası var mı'' sorusuna da ''Evet'' yanıtını veren Erdoğan, ''Şu anda ben tabii, olan gerçekler üzerinden gidiyorum. Yani İsrail Batı'nın şımarık çocuğudur. Hala aynı şeyi söylüyorum'' dedi.
Erdoğan, ''İsrail belli bir ekonomik güce, belli bir silah gücüne sahip. Söylediği ne? 'Filistin'in elinde silahı olmayacak'. Senin elinde atom bombasına kadar her şey var, Filistinlilerin elinde bir tane silah dahi olmayacak. Bu bir akıl tutulmasıdır. Bunun akılla mantıkla izahı olmaz'' diye konuştu.
Nerede insanlık, nerede dünya?
Erdoğan'ın açıklamalarında öne çıkan ifadeleri şunlar:
• Şunu açık konuşayım. Bizim bir popülerite derdimiz yok. Biz doğruyu, hakkı söylemek zorundayız. Adaletin gereği bu. Benim partimin adı Adalet ve Kalkınma Partisi. Önce adalet. Adalet olmadan kalkınma olmaz. Eğer bir yerde zulüm varsa biz bu zulme seyirci kalamayız. Burada bir zulüm var. Hele hele benim 9 vatandaşımın öldürülmesi olayı aslında bir savaş sebebidir. Ama biz bunu bir savaş sebebi bile saymadık. Büyük devlet olmanın gereği sabrettik'' diye konuştu.
• Şu anda bırakın sadece Gazze'yi, Filistin bir açık hava hapishanesidir. Şimdi böyle bir kuşatma altında olan bu insanlar, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin neresine sıkıştırılıyor? Nerede insanlık? Nerede dünya?
Batı İsrail yönetimine baskı yapmalı
• Filistin'in BM Güvenlik Konseyi'nde 9 oya ihtiyacı var, eğer Filistin Konsey'den 9 oyu alabilirse bu tabii onlar için güzel bir gelişme olacak. Aksi bir durum olursa o zaman tabii Genel Kurula müracaatı söz konusu olacak ki, o da tabii Vatikan gibi bir neticeyi getirebilir.
• Şimdi İsrail'in Başbakanı Olmert'le bu kadar iyi münasebetler içerisinde olan bir Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan varken, ne oldu da şimdi bu noktaya gelindi, bu soruyu da sormak lazım. Demek ki yönetimde bir sıkıntı var. Önce bunu aşmak lazım ve Batı'nın mevcut İsrail yönetimine baskı yapması lazım.
• İsrail'in böyle şımarmaması lazım ve (her yaptığım yanıma kar kalıyor) havasından İsrail'in çıkması lazım.
AB, Güney Kıbrıs'a Türkiye'yi feda etmesin
• (Türkiye-ABD ilişkileri) bugün de model ortaklık kapsamı içerisinde gayet iyi bir konumdadır. Sayın Obama ile model ortaklık süreci içerisinde devam eden ilişkilerimiz her alanda, siyasi, askeri, ekonomik, ticari artarak devam ediyor. Bu tabii bizler için de bir mutluluk vesilesi.
• Temenni ederim ki AB yanlışından döner ve bir Güney Kıbrıs'a Türkiye'yi feda etmez.
• Füze kalkanı, radar kalkanı gibi yaklaşımların hepsi yanlıştır. İkincisi, 'şu şu ülkeye karşı, şu şu ülkeleri korumak için bu yapılmıştır. Bu çok çok yanlıştır. Zira mutabakat metni içerisinde zaten böyle bir ifade asla söz konusu değildir. Bu NATO'nun kendi konsepti içerisindeki bir yatırımıdır.