Analiz

İsrail'deki siyasi çıkmazda yeni formül: Karantina hükümeti

İsrail'de yaklaşık bir yıldır devam eden hükümet kurma krizinin ardından gelen koronavirüs salgını, ülke siyasetindeki belirsizliğin sona erdirilmesi hususunda siyasi aktörlerin tavırlarını yumuşatmalarına yol açtı.

Emre Karaca   | 20.03.2020
İsrail'deki siyasi çıkmazda yeni formül: Karantina hükümeti

İstanbul

İsrail’de 2 Mart’taki seçimin ardından hükümet krizinde nihaî çözüm için farklı formüller üzerinde çalışmalar devam ediyor. Son bir yıl içinde yapılan 3. seçimin ardından da farklı bloklar, hükümet krizini sona erdirecek sayısal üstünlüğe sahip olamadı. Hükümetin kurulabilmesi için gereken salt çoğunluk olan 61 vekil rakamına ne sağ blok, ne de sol blok ulaştı.

Ancak dünya genelinde büyük bir krize yol açan koronavirüs (Kovid-19) salgını sürpriz bir şekilde aylardır süren hükümet krizini bitirecek fitili ateşlemiş olabilir. Taraflar, ulusal bir krize dönüşen salgına karşı siyasi rezervlerinden tavizler vererek bir araya gelmeye yeşil ışık yakmış durumda. Şu aşamada arabulucu kimliğiyle parti temsilcileriyle görüşen İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, çoğunluğu oluşturmaya yakın gördüğü sol bloğun lideri Benny Gantz’a hükümeti kurma görevini verdi. Tüm bu gelişmeler yaşanırken İsrail meclisinde son bir haftada meclis komisyonlarının teşekkülünde yaşanan krizin üstüne salgın önlemleri kapsamında meclisin kapatılması da eklenince gerilim had safhaya çıktı ve bu gelişmeler geniş çaplı tartışmaların başlamasına yol açtı.

Koronavirüs, İsrail siyasetine uzlaşı mı getirecek?

Son dönemde dünya gündemindeki en sıcak konu olan yeni tip koronavirüs salgınının İsrail siyasi düzlemine de yüksek düzeyde etkisi oldu. İsrail’de tespit edilen koronavirüs vaka sayısının şu ana kadar 500’ün üzerinde olduğunu belirtiliyor. Ülke çapında alınan sert önlemler doğrultusunda okullarda eğitime ara verilirken tüm organizasyonlar da askıya alındı. Neredeyse bir yıldır devam eden hükümet kurma krizinin üstüne gelen salgının ardından siyasi aktörler, bu belirsizliğin sona erdirilmesi hususunda iradelerini beyan ettiler.

2 Mart’taki son seçimin ardından, seçim arifesindeki anketlerin de gösterdiğine benzer bir şekilde, meclisteki düğümü çözemeyen bir tablo ortaya çıkmıştı. Seçim öncesinde parti içinde yapılan kongrede yeniden başkan seçilerek güven tazeleyen Başbakan Binyamin Netanyahu'nun liderlik ettiği Likud, bir önceki seçime göre vekil sayısını arttırdı. Ancak, Likud, Ultra-Ortodoks (Haredi) partiler, Şas ve Birleşik Tevrat Yahudiliğiyle beraber Yamina (Sağ) ittifakından müteşekkil sağ blokta vekil sayısı 58’de kalınca, hükümet kurma imkanı yine bulunamadı. Aynı şekilde merkez sol ve liberal kanadın desteklediği Eski Genelkurmay Başkanı Benny Gantz'ın liderliğindeki sol blokta 39 vekilde kalarak gereken salt çoğunluğa ulaşamadı. Daha önce Haredi Yahudilerinin askerliğe alınmaları hususunda ortaya çıkan ihtilaf nedeniyle sağ bloğa kapıları kapatan eski İsrail Savunma Bakanı Avigdor Liberman liderliğindeki İsrail Evimiz Partisi de, 7 vekil çıkararak kritik pozisyonunu muhafaza etmeyi başardı. Seçimin en karlı çıkan cephesi ise İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partilerin oluşturduğu Ortak Arap Listesi Bloku olarak göze çarpıyor. Son seçimde 15 vekil çıkaran blok, koalisyon görüşmelerinde belirleyici pozisyonunu pekiştirdi.

Cumhurbaşkanı Rivlin’in meclisteki partilerin temsilcileriyle yaptığı görüşmelerin ardından hükümet kurma yetkisini Mavi-Beyaz ittifakı lideri Gantz’a vermesinden sonra aylardır süren belirsizliğe son verecek formüller üzerinde duruluyor. Olabilecek en kısa sürede sonuca ulaşmak istediğini kaydeden Gantz’ın önünde farklı koalisyon alternatifleri bulunmakta.

Gantz’ın zor seçimi: Olası koalisyon senaryoları

Mevcut durumda masada Likud ve Mavi-Beyaz ittifakı arasında oluşturulmak istenen iki farklı ulusal birlik hükümeti formülü bulunuyor. Katıldığı üç seçim kampanyasında da hakkında üç ayrı yolsuzluk soruşturması bulunan Başbakan Netanyahu ile olası ittifak ihtimallerini reddeden Gantz, özellikle koronavirüs salgınının ardından oluşan atmosferde bu tutumunda yumuşama belirtisi gösteriyor.

Cumhurbaşkanı Rivlin’le yapılan görüşme sırasında Likud’un temsilcisi Yariv Levin, Mavi-Beyaz ittifakına hükümet ortaklığı için iki farklı teklif ilettiğini kaydetmişti. Birinci teklif, her iki partinin de eşit temsiliyet sağlayacağı Netanyahu önderliğindeki 6 aylık hükümet formülüydü. Geçici hükümet seçeneği, salgının bertaraf edilmesi sürecini daha iyi yönetebilmek için kısa dönemli bir çözüm olarak düşünülüyor.

Diğer teklif ise her iki liderin de eşit sürede başbakan olacağı 4 senelik bir “Ulusal Birlik Hükümeti” kurulmasıydı. Uzun soluklu olması planlanan bu senaryo için taraflar arasında görüşmeler devam ediyor. Şu ana kadar iki taraf arasında yapılan görüşmelerde Mavi-Beyaz ittifakı kritik bazı bakanlıkları talep ederken, ilk hangi tarafın ve ne kadar süreyle koalisyona başbakanlık edeceği gibi konularda henüz uzlaşıya varılamadı.

Gantz cephesinin savunma, dışişleri ve adalet gibi önde gelen bakanlıkları talep ettiği kaydedilirken, özellikle adalet bakanlığı, Netanyahu'nun başında Demokles’in kılıcı gibi duran yolsuzluk dosyaları nedeniyle kritik bir pozisyon hüviyetinde. Davanın 17 Mart’ta yapılması beklenen ilk duruşması, koronavirüs salgını kapsamında alınan önlemler nedeniyle ertelenmişti. Likud’la yapılacak muhtemel bir ittifak durumunda, Mavi-Beyaz ittifakı içinde bölünme yaşanabileceği ve karara muhalif olan ortakların ittifaktan çekilebileceği kaydediliyor.

Azınlık hükümeti formülü de masadaki bir diğer seçenek olarak göze çarpıyor. İsrail siyasi tarihinde örneklerine pek rastlanmayan bu formüle anayasal açıdan engel bulunmuyor. Zaten sol blokun mevcut durumda sahip olduğu 39 vekile, Liberman’ın partisi Evimiz İsrail ve Ortak Arap Listesi Blokunun eklenmesiyle sayı 61’e yükseliyor.

Ancak sol blok içinde Ortak Arap listesinin desteğiyle oluşacak herhangi bir konsensüse muhalif olduğunu beyan eden en az 2 vekilin bulunduğu düşünülürse toplam rakam -şimdilik- 59’a düşmüş durumda. Anayasal açıdan parlamento içinde hükümeti onaylayan vekil sayısının olumsuz oy verenlerden fazla olması halinde azınlık hükümeti kurulabiliyor. Ancak bu olasılık dahilinde bile oldukça kırılgan bir siyasi yapının ortaya çıkacağı öngörülebilir.

Ortak Arap listesinin lideri Ayman Odeh, Netanyahu’nun içinde olmadığı bir hükümete dışardan destek verebileceklerini belirtmiş ancak ulusal birlik hükümetinin gerçekleşmesi durumunda ise en güçlü muhalefeti sergileyeceklerini vurgulamıştı.

Likud cephesi, şu anda bir azınlık hükümetinin sırası olmadığını ve istikrarın ön planda olması gerektiğini belirterek, tecrübeli devlet adamlarının kontrolü ele alması gerektiğini savunuyor. Likud’un müzakere temsilcisi Yariv Levin, Ortak Arap Listesini işaret edip, “İsrail’i bir Yahudi devleti olarak kabul etmeyen ve terörizme destek veren bir grubun aktör olarak sahneye çıkmasının kabul edilemez” olduğunu belirterek, şimdiden olası bir azınlık hükümetinin kamuoyu algısındaki “Aşil topuğunu” hedef almış görünüyor.

Bu senaryoların hepsinin de gerçekleşmesi önünde çeşitli engeller bulunduğu vurgulanabilir. Seçim barajının yüzde 3,25 olmasından mütevellit pek çok farklı siyasi görüşün temsil edildiği parlamentoda farklı kutupların ittifakı elzem olmakla beraber oldukça tartışmalı süreçleri de beraberinde getirmekte.

Netanyahu demokrasiyi karantinaya mı alıyor?

İsrail meclisinde seçim ertesinde yeni dönem vekilleri yemin ederek göreve başlarken aynı gün muhalefet partileri hem yeni meclis başkanını seçmek için oylama yapılmasını önermiş hem de Netanyahu'yu başbakanlıktan edebilecek yasa tasarısını meclise sunmuştu.

Yemin töreninin ardından, Meclis Başkanı Yuli-Yoel Edelstein'ın ülke çapında uygulanan 10’dan fazla kişinin biraraya geleceği etkinliklerin yasaklanması gibi tedbirleri gerekçe göstererek önümüzdeki haftaya kadar meclisi kapatma kararı alması siyasi arenada tansiyonu en üst noktaya taşıdı. Karar, köklü bir parlamento geçmişine sahip ülkede büyük tepkiye yol açtı. Muhalif kanat, meclisin kapalı halde bulunmasının acil bir kriz durumunda olan ülkede karar alma sürecini sekteye uğratacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı Rivlin, meclis başkanını demokrasiye zarar verdiği gerekçesiyle uyarırken, salgınla yapılan mücadelenin meclisteki toplantıları engellememesi gerektiğini vurguladı. Mavi-Beyaz ittifakı cephesi de meclis başkanına, Netanyahu’nun ihtirasları doğrultusunda hareket ettiği suçlamasını yöneltti.

Koalisyon görüşmelerinin yanında iki blok arasında, meclis başkanının seçimi ve parlamentodaki kilit komisyonların hangi tarafın kontrolünde olacağı çekişmesi yaşanıyor. Hükümetin salgınla mücadelesini incelemek de başta olmak üzere meclis içerisinde kurulan komisyonları denetleme görevi verilecek Düzenleme Komisyonunun nasıl oluşacağı konusunda taraflar arasında anlaşma sağlanamamıştı. Merkez sol blokunun meclis genel kurulundaki kilit komisyonların kontrolünü ele geçirmesi meclis başkanını değiştirmek ve Netanyahu’nun görevden alınması sürecini başlatması için önem taşıyor. Meclisin kapatılması kararının arkasında Netanyahu’nun olduğunu söyleyen muhalefet cephesi bu şekide Likud liderinin koronavirüs tehdidi altındaki vatandaşlarının korkularını suiistimal ederek kişisel çıkarlarını ön planda tuttuğunu belirtiyor.

Hükümet kurulabilecek mi?

Daha önce hakkında yolsuzluk iddiaları bulunan Netanyahu’yla ortak bir hükümet çatısı altında olmayacağı konusunda net bir duruş sergileyen Gantz’ın da koronavirüs salgını ve son bir yıl içindeki 3. seçimde de düğümün çözülememesi sebebiyle olası bir uzlaşma fikrine karşı artık sıcak baktığı ifade ediliyor. Böylece ulusal birlik hükümeti formülünün gerçekleşme ihtimalinin son bir yıl içinde ilk kez somutlaştığı kaydedilebilir.

Mavi-Beyaz ittifakının içinde Likud’la olası bir koalisyona karşı olan muhalif bir damarın mevcudiyeti olduğu gibi, aynı şekilde kurulacak azınlık hükümeti formülüne de karşı olan bir kitlenin varlığı bulunmakta. Şu anda hükümeti kurma yetkisine sahip olan Benny Gantz’ın alacağı her koalisyon kararı yeni tartışmalara kapı aralamaya gebe olacak. Son dönemde salgınla mücadeledeki kriz yönetiminde tüm inisiyatifi eline alan ve demokratik sınırları aştığı eleştirisiyle karşı karşıya olan Netanyahu’nun yargı süreci de tüm siyasi iklimi etkiliyor. Tüm bu veriler ışığında, her olası koalisyon seçeneğinin oldukça kırılgan bir zeminde teşekkül edeceği ve uzun erimli bir döneme kapı aralamasının zor olacağı öngörülebilir.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.