Analiz

Gürcistan'daki protestocuların talepleri düşündürüyor

Rus vekilin Gürcistan Parlamentosunda başkanın koltuğuna oturmasıyla başlayan protestolarda, göstericilerin talepleri her geçen gün değişiyor ve çoğalıyor.

Davit Kachkachishvili   | 26.06.2019
Gürcistan'daki protestocuların talepleri düşündürüyor

Tiflis

Gürcistan'da Rus milletvekilinin parlamento başkanının koltuğuna oturmasını protesto için sokağa çıkan göstericilerin, her geçen gün değişen ve artan taleplerinin arkasında iç ve dış siyasi hesapların olduğuna işaret ediliyor.

Türkiye'nin Kafkaslara ve Orta Asya'ya açılan kapısı Gürcistan'ın meydanları, 2003 yılındaki "Gül Devrimi"nden 16 yıl sonra yine hareketli. Çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu protestocular bir haftadır, 26. Ortodoks Parlamentolararası Genel Asamblesi'nin oturumuna bir Rus vekilin katılmasına ve meclis başkanlığı koltuğuna oturup toplantıyı yönetmesine tepki gösteriyor.

Protestoların uzamasında hükümetin geç adım atmasının etkili olduğu görüşünde birleşen Gürcü uzmanlar, göstericileri Rusya ve eski Gürcistan Cumhurbaşkanı Saakaşvili'nin desteklediğini ileri sürüyor.

Protestoların ilk gününde, parlamento binasını adeta kuşatan göstericilere güvenlik güçleri biber gazı, plastik mermi ve tazyikli suyla karşılık verdi. Olaylarda yüzlerce gösterici gözaltına alındı, yaralananlar oldu. Göstericiler, polisin bu tutumunu protestolarını sürdürme gerekçelerinin arasına kattı.

Aslında, Rus vekilin Tiflis'teki bir oturuma katılmasına tepki göstermek için toplanan protestocuların talepleri ilerleyen günlerde değişti ve çoğaldı. Protestonun ilk gününde, Rus vekili ülkeye davet ettiği ve başkanlık koltuğuna oturmasına izin verdiği gerekçesiyle istifası istenen Parlamento Başkanı İrakli Kobakhidze görevinden ayrıldı.

Olaylarda gözaltına alınanların salıverilmesini isteyen göstericiler, bu kez İçişleri Bakanı Giorgi Gakharia'nin de görevi bırakmasını talep etmeye başladı. Protestocuların seçimlerde, çoğunluk sisteminden nisbi temsili sisteme geçilmesi isteği ise protestoların sadece Tiflis yönetiminin Rusya'ya yönelik politikasına tepkiden oluşmadığı, iç siyasetle ilgili amaçların da bulunduğu yorumlarına neden oldu.

Gürcistan'da iç siyasetteki hareketlilik, iktidardaki Gürcü Hayali Partisi'nden bazı vekillerin istifa etmesi ve parlamentodaki anayasa değişikliği yapma çoğunluğunu kaybetmesiyle başladı. Siyasi kulislerdeki iktidara yönelik tepkiler, "Rus vekili protesto" şeklinde sokaklara taştı.

Çeşitli siyasi parti ve sivil toplum örgütlerince organize edildiği bilinen gösterilerde, ön plandaki gençler, siyasi amaçlarının olmadığını savunuyor. Ancak uzmanlara göre muhalefet, gençlerin milliyetçi duygularını kendi çıkarları için kullanıyor.

Gürcistan Stratejik Analiz Merkezi (GSAC) kurucusu, uzman Nodar Kharşildze, protestolarda bakanın istifa etmesini istemenin siyasi bir amaç taşıdığına işaret ederek, "Tabii ki her muhalefet partisi bu protestocularla iş birliği yapmaya ve bunu hükümete karşı kullanmaya çalışıyor ve bu doğaldır." diye konuştu.

Hükümet, protestonun dördüncü gününde, meydanlardaki binlerce göstericinin seçim sistemi talebini de kabul etti. 2020 yılında yapılacak genel seçimde, çoğunluk değil nisbi sistemin geçerli olacağı duyuruldu. Bu arada 2020'de kaldırılacak seçim barajı 2025'teki seçimde yine eskisi gibi yüzde 5 olarak uygulanacak.

Saakaşvili'nin sokağa çıkın çağrısı

Gürcü siyasi uzman Ramaz Sakvarelidze: Eski Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili'nin ülkesine dönebilmesi için tek bir şansı burada hükümetin değişmesidir. Saakaşvili gelişmelerin bir devrime doğru gitmesini istediğini dile getirdi.

Tiflis yönetiminin aldığı bu kararlar, her akşam parlamentonun önünde toplanan kalabalığın azalmasını sağlayamadı. Bunun nedenlerinden birisi de eski Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili'nin her fırsatta yaptığı "sokağa çıkın" çağrısı. Saakaşvili'nin başta kurucusu olduğu Birleşik Ulusal Harekete ve diğer muhalefete yönelik çağrıları, Tiflis'teki protestoların başlamasında ve sürmesinde etkili olduğu kabul ediliyor.

Gürcistan'da hakkında yakalama kararı bulunan Saakaşvili, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'nin göreve gelmesiyle Ukrayna pasaportuna tekrar kavuşabildi. Saakaşvili'ye göre, kendisinin ülkesine dönebilmesi için iktidarı kaybetmesine neden olan milyarder iş adamı Bidzina İvanişvili'nin başkanlığını yaptığı Gürcü Hayali Partisi'nin yönetimden uzaklaştırılması gerekiyor.

Tiflis yönetimini, Rusya'ya karşı etkisiz bir politika yürütmekle suçlayan Saakaşvili, Rus vekilin Tiflis'e gelmesini Rusya'nın Gürcistan'a uyguladığı işgal politikasının devamı olarak yorumladı.

Bazı uzmanlar, eski Gürcistan Cumhurbaşkanı Saakaşvili'nin Gürcistan'da protestoların devam ettirilmesi yönünde defalarca yaptığı çağrıları, "kendi siyasi çıkarları için çaba sarfetmek" şeklinde yorumluyor.

Gürcü siyasi uzman Ramaz Sakvarelidze, Rusya gibi Saakaşvili'nin de Gürcistan'da işlerin karışmasını istediğini ileri sürüyor. Sakvarelidze, "Eski Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili'nin ülkesine dönebilmesi için tek bir şansı burada hükümetin değişmesidir. Saakaşvili gelişmelerin bir devrime doğru gitmesini istediğini dile getirdi. Hükümetin bu durumun düzelmesi için acilen çaba sarfetmesi gerekiyor" dedi.

Rusya'nın etkisi

Siyaset bilimci Gia Khukhaşvili: Son aylarda Gürcistan'daki Rus yumuşak gücü aktif hale geldi ve biz bunun birçok belirtilerini gördük.

Bazı uzmanlara göre, Tiflis'te yaşananların arkasında Rusya'nın planları da bulunuyor.

Siyaset Bilimci Gia Khukhaşvili, son dönemde Gürcistan'da, Rus propagandasının daha etkili hale gelmeye başladığını ileri sürüyor. Rus vekil Gavrilov'un Gürcü Parlamentosunda oturuma başkanlık yapmasının Rus provokasyonlarının devamı olduğunu savunan Khukhaşvili, "Son aylarda Gürcistan'daki Rus yumuşak gücü aktif hale geldi ve biz bunun birçok belirtilerini gördük." değerlendirmesinde bulunuyor.

Khukhaşvili gibi düşünen bazı Gürcü analistler, Rusya Devlet Başkanı Putin'in, Rus hava yolu şirketlerinin Gürcistan’a uçmasını geçici olarak yasaklayan kararnameyi imzalamasını da savundukları "Rusya, Gürcistan'ın düzenini bozmak istiyor" fikrini desteklediğini dile getiriyor.

Hükümetin geç müdahalesi

Uzmanların iddiasına göre protestonun dış faktörlere açık hale gelmesinde ve taleplerin çeşitlenmesinde hükümetin geç adım atması da gerekçe gösteriliyor.

Analist Kharşildze, olayların bu hale gelmesinden hükümetin sorumlu olduğunu ileri sürüyor. Kharşildze'ye göre, protestoların başladığı ilk gün emniyet güçleri göstericileri dağıtmak için biber gazı, plastik mermi ve tazyikli su kullanmasaydı olaylar bu kadar sürmezdi.

"Halkın talepleri zamanında yerine getirildiği zaman anlamlı olur" değerlendirmesini yapan Siyaset Bilimci Khukhaşvili, "Tiflis'te olayların bu şekilde gelişmesi hükümetin etkili adımları atmamasından kaynaklandı. 19 Haziran'da Parlamento Başkanı Kobakhize istifa etmeseydi 20 Haziran gecesi o trajedi yaşanmazdı." dedi. 

Tiflis yönetiminin hızlı ve etkili kararlar alarak, göstericilerle anlaşma sürecine girmesi gerektiğini vurgulayan Khukhaşvili, "Doğru adımların atılmadığı süreç, hükümetin devrilmesine doğru gelişebilecek duruma götürür" uyarısında bulundu.

Son olarak, gözaltındakilerin serbest bırakılmasını ve İçişleri Bakanının istifasını talep eden protestocular, hükümete, sıradaki isteklerinin "erken parlamento seçimi" olabileceği mesajı veriyor. 

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın