Mekki Arvas
04 Kasım 2015•Güncelleme: 04 Kasım 2015
İSTANBUL
AK Parti'nin büyük bir oy çoğunluğuyla elde ettiği seçim zaferi, farklı yönleriyle Batı medyasında değerlendirilmeye devam ediyor.
Batı medyasının, 7 Haziran öncesinden başlayarak ağırlıklı olarak, "tırmanan terör ve şiddet olayları, toplumsal ayrışma ve kamplaşma, otoriterleşme ve basın özgürlüğü" tartışmaları odağında izlediği ve bu unsurlarla inşa edilen eleştirel söylem üzerinden siyasi aktörleri değerlendirdiği seçim süreci, anketlerin ve tahminlerin tamamen dışında gerçekleşen sonuçlarıyla farklı analizlere konu kılındı.
Seçmen tercihini istikrardan yana yaptı
AK Parti’nin yüzde 50’ye yaklaşan oy oranıyla yeniden tek başına iktidara dönmesi ve bu çerçevede 7 Haziran’a kıyasla seçmen reflekslerinin önemli ölçüde değişmesini değerlendiren uzman ve yazarlar, sürpriz hatta "şoke edici" olarak nitelendirdikleri sonuçları doğuran başlıca faktörü, etkin ve bütünlüklü bir muhalefetin yokluğunda seçmen tercihinin "istikrardan" yana tezahür etmesiyle açıkladı.
İngiliz basını 1 Kasım öncesindeki tutumuna devam ediyor
Washington Post, New York Times, Wall Street Journal, Bloomberg gibi önemli medya kuruluşları, AK Parti’nin, kendi beklentisini de aşan bir başarı sağlayarak iktidarını pekiştirmesinin hangi koşullar çerçevesinde mümkün olabildiğine ilişkin analizlerde bulunurken, İngiliz medyasının seçim sonrasına ilişkin olumsuz değerlendirmelere ağırlık verdiği dikkat çekiyor. İngiliz medyasının önemli aktörlerinden Guardian, The Independent ve Daily Telegraph’ın terör, başkanlık tartışmaları, toplumsal kutuplaşma konuları çerçevesinde, “Türkler ağır bir bedel ödeyebilir”, “Erdoğan’ın zaferi Türkiye’nin istikrarına tehdit”, “Türkiye’deki seçim sonuçları hem ülke hem bölge için kötü” gibi başlıklarla, 1 Kasım öncesi retoriği devam ettirdikleri dikkat çekiyor.
Muhabir: Mekki Arvas