AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Koçak, her bireyin üretip tükettikleriyle dünyaya bir ayak izi bıraktığını ve hiçbir canlıyı atlamadan doğaya iyi bakmanın, israfı azaltmanın, geri dönüşümü artırmanın, güvenli gıdayı ve temiz suyu sağlamanın tüm insanların ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.
İyi beslenebilmek için iyi gıdaya, iyi gıda için de sağlıklı suya, toprağa ve havaya ihtiyaç olduğunu ifade eden Koçak, "Hasta bir gezegenimiz var. Bunun etkilerini, semptomlarını bir iklim problemi olarak görüyoruz. Dolayısıyla bu bizim için yeni kavramları beraberinde getiriyor. Yeni bir döneme, Antroposen çağa girdik. Antroposen çağ, artık insan eliyle doğaya müdahale ettiğimiz çağ anlamına geliyor. Bu yeni çağın da yeni bir dili var. Dünyanın, gezegenin dilinden konuşmamız gerekiyor. O nedenle bu yeni kavramları biraz daha anlamamız ve üstümüze düşeni yapmamız lazım." dedi.
Aynı zamanda sürdürülebilir yaşam aktivisti olan Koçak, insanların yüzde 80'inin iklim krizi ve gelecekle ilgili endişeli olduğunu ancak bu konuda harekete geçenlerin oranının yüzde 50'yi bulmadığını, bu nedenle ortaya çıkan yeni kavramların bireylerin harekete geçmesi açısından motivasyon sağlayabileceğini vurguladı.
"İklim iyimserliği" kavramının da bu amaca hizmet edebileceğini kaydeden Koçak, iklimle ilgili endişe veya çaresizlik durumlarının eko-anksiyete olarak tanımlandığını, bunun karşıtı olarak da "iklim iyimserliği" kavramının ortaya çıktığını bildirdi.