Çevreye duyarlı yeşil yapay zekayla her alanda verimlilik artacak

30.08.2025
İstanbul

Hız ve verimlilik avantajlarının yanı sıra sunucuların yüksek enerjili kullanımı ve su tüketimi nedeniyle çevreye zararları da tartışılan yapay zekada teknolojik gelişmelerle birlikte çevreye duyarlı ve verimli sistemlerin mümkün olduğu bildirildi.


Doğaya Kulak Verin.
Ekolojik gündem, sürdürülebilirlik ve çevre mücadeleleri artık cebinizde.
Yeşilhat WhatsApp kanalını takip edin.


Uzmanlar, yapay zekanın doğru planlama ve etik ilkelerle kullanılması halinde, çevre sorunlarının çözümünde dahi önemli rol üstlenebileceğini ifade etti.

Marmara Üniversitesi (MÜ) İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, yapay zekanın sunduğu faydaların yanında ciddi bir kaynak tüketimine de yol açtığını söyledi.

Kırık, yapay zekanın verileri işleyebilmesi için güçlü sunuculara ihtiyaç duyduğunu, bu sistemlerin yüksek enerji tükettiğini ve sunucuların soğutulması için tatlı su kaynağının kullanıldığını vurguladı.

Deniz veya tuzlu su kullanımının cihazlarda korozyona yol açması nedeniyle uzun vadede makinelerin işlevini yitirebileceğine dikkati çeken Kırık, yapay zeka sunucularının tatlı suyu kullanmasının iklim kriziyle birleşerek daha büyük tehdide dönüşebileceğini kaydetti.

Kırık, su bittiğinde insanlığın çok daha büyük riskle karşı karşıya kalacağının altını çizerek, "Tatlı su kaynaklarının bu şekilde hızlı tüketilmesi yalnızca teknoloji sektörünü değil, doğrudan insan yaşamını tehdit ediyor. Bu, iklim krizi ve susuzluk sorunuyla birleştiğinde önümüzde ciddi problem oluşturuyor." dedi.

Doğa dostu ve enerji kaynaklarını verimli kullanan yapay zeka modellerinin geliştirilmesinin zorunlu olduğuna işaret eden Kırık, "Atık suların arıtılması, deniz suyunun rafine edilerek kullanılması gibi yöntemler hayata geçirilebilir. Yeşil yapay zeka, doğayla iç içe, insan hayatını riske etmeyen bir yaklaşımda olmalıdır." diye konuştu.

Ali Murat Kırık, yapay zeka şirketlerinin çoğunlukla ticari kaygılarla hareket ettiğini, devletlerin bu alanda yasal düzenlemeler yapması ve ortak konsorsiyumlar oluşturarak yapay zekanın enerji kullanımını planlaması gerektiğini anlattı.

Ülkelerin yapay zekanın enerji tüketimini ve doğal kaynak kullanımını düzenleyen yasalar geliştirmesi gerektiğini dile getiren Kırık, "Şirketlerin denetimi ve sorumluluklarının netleştirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde teknolojinin sağladığı faydalar, uzun vadede çevresel ve ekonomik bir tehdit haline gelebilir." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Kırık, yapay zekanın sağlık, eğitim, iş dünyası ve gündelik yaşamda önemli kolaylıklar sağladığını, bunların enerji tüketimiyle dengelenmesi gerektiğini aktararak, şöyle devam etti:

"Evet, yapay zeka bize hız kazandırıyor ve hayatımızı kolaylaştırıyor ama aynı zamanda enerji ve doğal kaynak tüketimi artıyor. Bu dengeyi sağlamak için planlı ve programlı yaklaşım şart. Aksi takdirde fayda yerine zarar görebiliriz. Yapay zeka, geliştirilebilirlik potansiyeli yüksek teknoloji ama bu gelişim etik ilkelerden, yasal zeminden ve insan denetiminden bağımsız olamaz. Doğru parametreler yüklendiğinde yapay zeka çözüm üretir. Yanlış ellerde ise nükleer bomba kadar tehlikeli silaha dönüşebilir."

"Yapay zeka her alanda verimliliği artırıyor"

Yazılım uzmanı Yusuf Koç ise daha az enerjiyle aynı performansı sağlayacak yeni nesil cihazların geliştirilmesiyle yeşil yapay zekaya geçişin mümkün olabileceğini söyledi.

Koç, yapay zeka sistemlerinin özellikle "Nvidia" ve "AMD"nin geliştirdiği ekran kartlarına dayalı cihazlar nedeniyle yüksek elektrik ve sıvı tüketimine sahip olduğunu, alternatif donanımların henüz geliştirilmediğini anlatarak, "Şu an için bu yüksek enerji tüketimine katlanmak zorundayız ancak ilerleyen süreçte daha düşük enerjiyle çalışan cihazların üretileceğini öngörüyoruz." dedi.

Yeşil yapay zeka kavramının son dönemde öne çıktığını, bunun daha az enerji tüketen yapay zeka cihazlarına karşılık geldiğini kaydeden Koç, yeni çıkan modeller arasında daha az enerji tüketen örneklerin bulunduğunu, bunların zamanla yeşil enerjiye yönlendireceğini bildirdi.

Koç, devletlerin ve uluslararası kuruluşların bu süreçte teşvik edici bir rol üstlenebileceğine dikkati çekerek, "Yapay zeka, devletlerin doğrudan kontrolünde olmayan bir teknoloji ancak kurumlar, şirketlerle ortak modeller geliştirerek daha az enerji tüketen çözümlerin önünü açabilir. Yapay zeka aslında fayda sağlayan, işleri hızlandıran bir teknoloji. Her alanda verimliliği artırıyor." değerlendirmesini yaptı.

KATEGORİDE ÖNE ÇIKANLAR