Türkiye'de düzenlenecek COP31, başarısız başlıklar için fırsat olarak görülüyor

07.01.2026
İstanbul

Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü Dr. Ümit Şahin COP30'da başarısızlıkla sonuçlanan konuların Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31'de başarıya ulaşabileceğini söyledi.


Doğaya Kulak Verin.
Ekolojik gündem, sürdürülebilirlik ve çevre mücadeleleri artık cebinizde.
Yeşilhat WhatsApp kanalını takip edin.


Brezilya'da düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 30. Taraflar Konferansı'nda (COP30) fosil yakıtlardan çıkışı amaçlayan yol haritası hazırlanması beklenirken, final metninde bu konuya ilişkin net bir ifade yer almadı.

Ancak COP30'da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un başkanlığında yürütülen müzakereler sonucunda gelecek yıl düzenlenecek COP31'in, Türkiye'nin ev sahipliği ve başkanlığında yapılmasına karar verildi.

Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü Dr. Ümit Şahin, AA muhabirine, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin ABD'yi Paris Anlaşması'ndan çekmesi ve neredeyse yenilenebilir enerjiye savaş açması sonrası düzenlenen COP30'un çok taraflılığın zedelendiği bir konferans olduğunu söyledi.

COP30 beklentilerin gerisinde kaldı

Dünyanın tarihsel açıdan en önemli kirleticilerinden biri olan ABD'nin katılmadığı COP30'un bir nevi 1-0 geriden başladığını belirten Şahin, Brezilya'nın oldukça iddialı bir başkanlık süreci yürüteceğine dair öngörülere karşın güçlü bir COP yaşanmadığını kaydetti.

Brezilya'nın COP30'u bir Amazon COP'u olarak duyurduğunu anımsatan Şahin, "Bu nedenle Amazon ormanlarının ve Amazon Bölgesi'nin göbeğindeki Belem'de yapıldı. Ormansızlaşma ile ilgili çok önemli kararların alınacağını bekliyorduk. Maalesef ormansızlaşmanın geri çevrilmesi ile ilgili bir yol haritasının belirlenmesi de mümkün olmadı." dedi.

Şahin, uyum COP'u olarak adlandırılan COP30'da küresel uyum hedefinin kabul edilmesi ve adil geçiş mekanizması ile ilgili çıkan çalışma programının eksik de olsa olumlu olarak nitelendirilebileceğini değerlendirdi.

Ülkelerin azaltım hedefleri yavaşladı

COP30'un yeni Ulusal Katkı Beyanlarının (NDC) sunulması noktasında çok önemli olduğunu ancak sentez raporundan görüldüğü kadarıyla taahhütlerinde en hızlı olması beklenen ülkelerin hızını yavaşlattığına değinen Şahin, 2035'e kadar mevcut katkı beyanları emisyonlarının tamamen uygulandığı bir senaryoda dahi yüzde 12'lik bir azaltıma sahip olduğunu aktardı.

Şahin, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneline göre (IPCC) ve COP28'de ülkelerin imza attığı yüzde 60 azaltım oranının yüzde 12 ve hatta daha düşük olması nedeniyle COP30'u başarılı bir konferans olarak değerlendiremediğini ifade etti.

"Ormansızlaşma konusunda COP31'de bir adım atılabileceğini düşünüyorum"

COP31'in ev sahipliğinin belirlenmesi aşamasında Avustralya ve Türkiye arasında yaşanan rekabetin konferanstaki beklentiyi artırabileceğine dikkati çeken Şahin, iddialı ve ilginç bir COP31 olmasını beklediğini söyledi.

COP31'in gündeminde Akdeniz temasının işlenebileceği bilgisini veren Şahin, şöyle devam etti:

"Bu önemli çünkü Akdeniz ülkeleri çevresinde de hem ülkelerin hem de sivil toplumun son yıllarda oldukça güçlenen bir işbirliği var. Mesela Akdeniz çevresindeki ülkelerin yenilenebilir enerji kurulu gücünü 1 teravata çıkarılmasıyla ilgili bir iddia var. Bunun bu COP'ta bir Akdeniz COP'u olması nedeniyle tekrar gündeme gelmesini bekliyorum ama Akdeniz COP'u deyince tabii mitigasyondan öte bir de işin adaptasyon ve etkiler boyutu var. Bunun da en öne çıkan iki maddesi orman yangınları, sıcak dalgaları ya da aşırı sıcaklar. Özellikle ormansızlaşma konusunda COP30 yeterince başarılı olamadı. Ormansızlaşma konusunda Türkiye'nin de öncülük etmesiyle COP31'de bir adım atılabileceğini düşünüyorum."

Şahin, elektrifikasyon konusunun da COP31'de öne çıkacak ikinci bir konu olduğunun altını çizdi.

COP31'de ele alınacak bir diğer konunun fosil yakıtlardan uzaklaşma çabaları olacağına işaret eden Şahin, Türkiye'nin 2053 net sıfır hedefi kapsamında kendi politik hedeflerine sahip çıkarak bu konuyu sahiplenmesi ve öncü bir rol üstlenmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye'nin ulusal politikalarında iyileştirme gerekiyor

Şahin, COP31 başkanı olarak Türkiye'nin NDC'leri başta olmak üzere atacağı her adımın takip altında olacağına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin bir liderlik pozisyonunu ortaya koyabilmesi için kendi ulusal politikalarını da iyileştirmesi gerekiyor. Türkiye'nin Ulusal Katkı Beyanı yetersiz. Bir azaltım hedefi bile yok. Bundan başlayarak mümkünse ama onun ötesinde daha önemlisi hatta kömürden çıkış hedefini artık ilan ederek, bir tarih koyarak bu öncülüğünü perçinleyebilir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının Ulusal Enerji Planı'na bakarsanız zaten üstü örtülü bir kömürden çıkış olduğu görünüyor. Bütün rakamlar kömürün payının en azından önümüzdeki 10 yıl içerisinde net bir şekilde azalacağını gösteriyor. Bizim çalışmalarımız İstanbul Politikalar Merkezi'nde 2036'ya kadar kömürden çıkışın mümkün olduğunu gösteriyor."

KATEGORİDE ÖNE ÇIKANLAR