

Doğaya Kulak Verin.
Ekolojik gündem, sürdürülebilirlik ve çevre mücadeleleri artık cebinizde.
Yeşilhat WhatsApp kanalını takip edin.
Prof. Dr. Güngöroğlu, AA muhabirine, il genelinde etkili olan karın, son yıllarda bölgenin ihtiyaç duyduğu yağışlar olduğunu kaydetti.
Şehir yüzeylerine, caddelere, yollara, kaldırımlara ve çatılara düşen yağışın, yağmur suyu hasadı olarak geri kazanılması gerektiğini dile getiren Güngöroğlu, uygulamanın "sünger şehirler" adı altında Çin'de başladığını, uygulamaya ABD'de ve Kanada'da "yeşil şehirler" ismi verildiğini ifade etti.
"Yollara ve caddelere düşen kar, geçirgen ya da sünger malzemeyle toplandığında ve belli kapalı havuzlarda, alanlarda veya açık göletlerde biriktirildiğinde yazın tekrar kullanıma açılabilir." diyen Güngöroğlu, kentlerin kendi doğal kaynaklarını, yenilenebilir kaynaklarını üretebilir duruma gelmesi gerektiğini söyledi.
"Suyu dikkatli kullanmaya devam etmemiz gerekiyor"
Güngöroğlu, kentlerin afet durumuna gelen kar veya yağmur yağışlarını fırsata çevirmesi gerektiğinin altını çizerek, şöyle devam etti:
"Bence en önemli şey bu. Kentlerin bu şekilde kendi su üretimini artırarak tüketimine katkı sağlaması lazım. Tabii bu masraflı ve teknolojik bir iş, altyapı yatırımı yapılması gerekiyor. Bu kentlerin tek başına çözebileceği bir iş de değil. Bunun topyekun devlet politikası olması gerekiyor. Doğadan bedava kullanıyorduk bazı şeyleri. Artık onun sonuna geliyoruz. İster devlet, ister kent yönetimi, ister birey olarak evimizde bile yapabileceğimiz işler var. Bu su üretimini, su hasadını kendimiz de yavaş yavaş yapmamız gerekiyor. Ancak bu şekilde meteorolojik afetlere dirençli şehirler kurabiliriz."
Su biriktirmenin sadece kar yağışı olarak düşünülmemesi gerektiğini aktaran Güngöroğlu, "Doğadaki su, ormanlık ve dağlık alanlara düşen sudan bahsetmiyorum. İlçe ve şehir merkezlerine düşen, geçirimli yüzeylerle elde edilen su miktarından bahsediyorum. Onların kazanılmasıyla yazın susuzluğu gidermemiz mümkün." ifadesini kullandı.
Güngöroğlu, bol yağışlı dönemden birkaç ay sonra kurak döneme geçileceğine dikkati çekerek, "Bu kuraklıklar kazanılan suyun buharlaşmasını sağlayacaktır. Bu kar yağışına güvenip su tüketimimizi artırmamamız, aksine suyu dikkatli kullanmaya devam etmemiz gerekiyor. İklimde öyle değişiklikler olmaya başladı ki klasik yaklaşımdaki hesapları alt üst edebilecek, birbirine zıt meteorolojik karakterli afetleri arka arkaya görebiliriz." değerlendirmesinde bulundu.