

Doğaya Kulak Verin.
Ekolojik gündem, sürdürülebilirlik ve çevre mücadeleleri artık cebinizde.
Yeşilhat WhatsApp kanalını takip edin.
İstanbul genelinde hafta sonu başlayıp pazartesi sabah saatlerine kadar süren yağışların ardından Haliç'te renk değişimi yaşanırken yüzey suyunun bulanıklaştığı görüldü.
İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cem Gazioğlu, AA muhabirine yoğun yağışların yüzey akışını artırarak çeşitli maddeleri Haliç'e taşıdığını söyledi.
Kentin, kapasitesinin üzerinde yağış aldığını vurgulayan Gazioğlu, yağmurla birlikte karadan çözülen ve sürüklenen maddelerin Haliç'e taşındığını, bunun da üst suyun bulanmasına ve renginin değişmesine neden olduğunu belirtti.

Söz konusu bulanıklığın sadece görsel bir değişim olmadığına dikkati çeken Gazioğlu, "Üst suyun bulanık hale gelmesi, güneş ışınlarının derinlere ulaşmasını engelliyor. Bu durum, zaten kırılgan olan ekosistem üzerinde ek bir baskı oluşturur. Ayrıca ekstrem hava olaylarının sıklığındaki artış, bu tür baskıların daha sık tekrarlanmasına yol açarak ekosistemlerin toparlanma kapasitesini de zayıflatacaktır." dedi.
"Dubalı köprünün ötesinde su normale dönüyor"
Haliç'teki su sirkülasyonuna da değinen Gazioğlu, mevcut yapısal unsurların bu süreci olumsuz etkilediğini ifade etti.
Gazioğlu, "Buradaki temel sorunlardan biri dubalı köprülerdir. Bu yapılar, üst suyun doğal yollarla karışıp uzaklaşmasını engelleyerek daha durağan bir ortam oluşmasına neden oluyor. Yağışla gelen su, adeta içeride hapsoluyor." diye konuştu.

İstanbul genelindeki derelerde de benzer bir durum yaşandığını ancak Haliç'te etkilerin daha belirgin olduğunu anlatan Gazioğlu, kapalı ve yarı kapalı su sistemlerinin, ani ve yoğun yağışların getirdiği yükü, açık denizlere göre çok daha yavaş bertaraf edebildiğini aktardı.
Diğer derelerden denize taşınan yükün daha hızlı seyrelip uzaklaşabildiğinden bahseden Gazioğlu, "Ancak Haliç'te üst suyun tahliyesi kısıtlandığı için bu bulanıklık daha uzun süre kalabiliyor. Dubalı köprünün ötesinde ise suyun seyrelerek normale döndüğünü görüyoruz." şeklinde konuştu.
Geçmişte rehabilitasyon çalışmaları yürütüldüğünü ancak bu tür projelerin süreklilik gerektirdiğini belirten Gazioğlu, ekosistemlerin dinamik olduğunu, bu nedenle sürekli izlenmeleri, dengelenmeleri ve gerektiğinde yeni müdahalelerle desteklenmeleri gerektiğinin altını çizdi.

"İklim değişikliği ile birlikte aşırı yağışlar daha sık görülecek"
İklim değişikliği etkilerinin hızlanmasının, bu tür rehabilitasyon çalışmalarının daha uygulamaya dönük ve esnek bir yönetim anlayışıyla ele alınmasını zorunlu kıldığını kaydeden Gazioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kilometrelerce uzaktaki kurumların müdahalesini beklemek yerine, yerelde üretilen anlık veri ve gözlemlerin doğrudan karar süreçlerine yansıtılması artık bir tercih değil, zorunluluk. Sorun kapının önündeyken çözümü uzakta aramak zaman kaybı. Bu kapsamda, Haliç boyunca konuşlandırılacak insansız oşinografik şamandıra ve sensör sistemleriyle sağlanacak kesintisiz veri akışı, erken uyarı, hızlı müdahale ve bilim temelli yönetim için kritik bir altyapı sunar."

İklim değişikliğiyle birlikte aşırı yağışların daha sık görüleceğini dile getiren Gazioğlu, mevcut altyapı ve kıyı sistemlerinin bu yeni koşullara göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Gazioğlu, sözlerini "Artık daha yoğun ve ani yağışlarla karşı karşıyayız, bu nedenle altyapı sistemlerinin kapasitesi, kıyıların kırılganlığı ve sucul ekosistemlerin dayanıklılığı çok daha fazla dikkate alınmalı. Yeni dönemde planlama ve yönetim anlayışımızı buna göre güncellemek zorundayız." diyerek tamamladı.