

Daha fazlası için Instagram’dan takip edin
Araştırmada, katılımcıların yüzde 17,6’sı ülkeye "ait hissetmediğini", yüzde 2,8’i "hiç ait hissetmediğini" belirtti. Katılımcıların yaklaşık dörtte biri ise bu konuda nötr görüş bildirdi.
İngiliz Müslümanların sosyo-ekonomik durumuna ilişkin bugüne kadar yapılan en kapsamlı çalışmalardan biri olduğu belirtilen araştırma, geleceğe dair beklentilerde de olumsuz bir tablo ortaya koydu.
Katılımcıların yalnızca yüzde 8,2’si ülkedeki geleceğine ilişkin olumlu duygular beslediğini belirtirken, her 10 kişiden 6’sı karamsar olduğunu ifade etti. Bu oran 18-24 yaş aralığındaki genç Müslümanlarda neredeyse üçte ikiye ulaştı.
Raporda, artan İslamofobi, dışlanma ve güvensizlik duygularının aidiyet hissini zayıflattığı da ifade edildi. Bazı katılımcıların kamusal alanda Müslüman kimliklerini açıklamaktan çekindikleri aktarıldı.
Çalışmada, 2016’da Ipsos Mori tarafından yapılan ve Müslümanların yüzde 93’ünün ülkeye aidiyet hissettiğini ortaya koyan araştırmaya kıyasla ciddi bir düşüş yaşandığı vurgulandı.
İngiltere İçişleri Bakanlığı’nın geçen yıl dini nefret suçlarında rekor artış yaşandığını açıklamasının ardından yayımlanan raporda, hükümet ve medya söylemlerinin bazı Müslümanlarda “istenmeyen” ve “daha az değerli” hissetme algısına katkı sunduğu değerlendirmesine yer verildi.
Ulusal Zekat Vakfı Genel Müdürü Dr. Sohail Hanif, toplumlar arası güvenin zayıfladığına dikkat çekerek, aidiyet duygusunun güçlendirilmesi için uzun vadeli çabalara ihtiyaç olduğunu belirtti.