UCM Başsavcısı Han hakkındaki soruşturmada, avukatlarından "siyasi karar alınmaması" uyarısı

Selman Aksünger
03.04.2026
Hollanda

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı Kerim Han'ın hukuk ekibi, Taraf Devletler Meclisi Bürosu'nun, bağımsız yargı heyetinin kararını göz ardı ederek siyasi bir karar almaması gerektiği uyarısında bulundu.

Han'ın avukatları Tayab Ali ve Sareta Ashraph tarafından yapılan ortak açıklamada, UCM Taraf Devletler Meclisi Bürosu'ndaki devletlerin çoğunluğunun, Başsavcı'nın bir tür suistimal işlediği yönünde siyasi görüş bildirdiğine dair medyada yer alan haberlerden endişe duyduklarını belirtti.

Ali'nin, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaşılan ortak açıklamada, "Başsavcı, Büro'nun herhangi bir kararı hakkında bilgilendirilmedi. Bu haberler doğruysa, ciddi endişe yaratıyor." ifadeleri kullanıldı.

İsimsiz kaynaklara dayandırılan haberlere göre, UCM üyesi devletler Başsavcı Han hakkında cinsel saldırı iddiaları içeren raporlarda Han aleyhine delil bulunmadığı yönündeki bağımsız hakim görüşüne rağmen Han hakkındaki disiplin sürecini ilerletmeye karar verdi.

Kaynaklar, bir başkan, iki yardımcı ve 18 üyeden oluşan UCM Taraf Devletler Bürosu'nda, Han aleyhine delil bulunmadığını belirten hakim heyetinin görüşü hakkında yapılan oylamada, 15 ülkenin yine de Han hakkında soruşturmanın devam etmesi yönünde oy kullandığını, 2 ülkenin çekimser kaldığını ve 4 ülkenin sürecin ilerlemesine karşı oy kullandığını belirtti.

"Siyasi temsilciler yargı heyetinin yerine kendi değerlendirmelerini koydular"

Siyasi temsilcilerin seçkin bir bağımsız yargı heyetinin değerlendirmesinin yerine kendi değerlendirmelerini koymaya çalışmasının endişe verici olduğu ve ​​​​​​​Büro'yu hukukun dışında hareket eden bir noktaya götürdüğü belirtilen açıklamada, "Son derece seçkin üç uluslararası yargıçtan oluşan ve Büro'nun kendisi tarafından atanan bu heyet, üç ay boyunca tüm delil kayıtlarını inceledi ve oy birliğiyle ve açık bir sonuca vardı: Deliller, (Han'ın) herhangi bir suistimal veya görev ihlalini ispatlamıyor." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, medyada bildirilenlerin aksine, bu asılsız iddiaları doğrulayacak tanık ifadelerinin olmadığı, aksine bağımsız yargı heyetinin çelişkili kanıtlar tespit ettiği belirtildi.

"Soruşturma malzemesi ile yargı kararı arasında temel fark var"

Açıklamada, "Heyetin raporu, delillerin ayrıntılı incelemesine dayalı ve net, gerekçeli ve oy birliğiyle bir karara yol açıyor. Hakim heyetinin raporunun Büro'ya rehberlik etmesi ve soruşturmanın kapanmasına kaynaklık etmesi gerekirdi. Bir soruşturmacı raporu, herhangi bir hukuk devleti sisteminde bir yargı heyeti bulgusuyla aynı ağırlığa sahip değildir." yorumu yapıldı.

Yargı heyeti bulgusunun bir kenara bırakılması durumunda, siyasi hususların hukuki muhakemenin yerini almasına izin verilip verilmediği konusunda güçlü ve rahatsız edici sorular ortaya çıkardığı kaydedilen açıklamada, "Başsavcı bu soruşturma sürecinin siyasallaşmasını reddediyor ve Taraf Devletler Meclisi önünde böyle bir karara itiraz etmek de dahil olmak üzere, gerekli tüm adımları atacak." değerlendirmesinde bulunuldu.

Kerim Han hakkındaki iddialar

UCM Başsavcısı Kerim Han hakkında Mayıs 2024'te, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant için tutuklama emri hazırladığı dönemde cinsel taciz iddiaları ortaya çıkmıştı.

BM İç Gözetim Hizmetleri Ofisi (OIOS) tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 150 sayfalık rapor hazırlanmış, üç hakimden oluşan bağımsız yargı heyeti 9 Mart 2026'da OIOS raporu hakkındaki kanaatlerini sunarak "herhangi bir suistimal veya görev ihlali tespit edilmedi" sonucuna varmıştı.

Han, soruşturma süreci boyunca Mayıs 2025'ten itibaren gönüllü olarak süresiz izne ayrılmıştı.

ABD yönetimi Haziran 2025'te Han ve devamında diğer savcı yardımcıları ve yargıçları "İsrail aleyhindeki tutumları" nedeniyle yaptırım listesine almıştı.