

Daha fazlası için Instagram’dan takip edin
Türkiye'den yaklaşık 3 bin 400 kilometre uzaklıktaki Fransa'da Türk dizilerinin kurduğu gönül köprüsü sayesinde dizi severler Türkçeyi öğreniyor.
Küreselleşen dünyada özellikle son yıllarda, Türk dizileri dünyanın dört bir yanına ihraç ediliyor.
Türk dizileri, kimi zaman Fas ve Cezayir gibi farklı ülkelerde dublajlı olarak televizyon kanallarında, kimi zaman da YouTube gibi çevrim içi platform aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaştı.
Dublaj ve altyazı ile izlenen Türk dizilerini sıkı takip edenler arasında, zamanla Türkçeye aşina olan kişiler bu dili öğrenmeye başladı.
Türk dizilerinin hatırı sayılır bir kitleye ulaştığı ülkeler arasında Fransa da yer alıyor. Bu ülkede, Türk dizileri özellikle Afrika ve Asya kökenli Müslüman göçmen asıllı ailelerin çocukları tarafından takip ediliyor.
Fransız gençler, Türkçe ile aralarında "gönül köprüsü" kuran Türk dizileriyle tanışma serüvenlerini AA muhabirine Türkçe anlattı.
Dizilerle Türkçe öğrendi
Cezayir asıllı Fransız sosyal hizmetler çalışanı Soundouce Khemies (25), Paris'te büyüdüğünü ve şu anda burada yaşadığını dile getirdi.

Khemies, Kovid-19 salgını zamanında New York'ta yaşadığı sırada Türk dizilerini izlemeye başladığını belirterek, "Kendi kendime dedim ki 'Niye başlamayayım Türk dizilerini izlemeye?' Ve başladım." diye konuştu.
İlk olarak "Kiralık Aşk" adlı yaz dizisini izlediğini söyleyen Khemies, "Çok sevdim, hala en favorim 'Kiralık Aşk'dır." dedi.
Khemies, zamanla aksiyon ve dram türü Türk dizilerini de seyretmeye başladığını vurgulayarak, bu türlerdeki en favori dizisinin ise "Çukur" olduğunu belirtti.
Şu anda "Uzak Şehir" dizisini takip ettiğini anlatan Khemies, "Çok seviyorum, yani Mardin'i, Midyat'ı çok seviyorum. O yüzden Uzak Şehir şu anda en sevdiğim dizi." ifadelerini kullandı.
Khemies, Türk dizilerinin Türkçeyi öğrenmesinde çok yardımı dokunduğuna dikkati çekerek, "Başka bir şey yapmadım ki Türkçeyi öğrenmek için sadece dizileri izledim." şeklinde konuştu.
Dizileri izlerken dilin mantığına odaklandığından bahseden Khemies, "O yüzden sadece dizilerle öğrendim ben Türkçeyi ve hiçbir ders almadım bu zamana kadar. O yüzden çok yardımı oldu dizilerin." dedi.
Khemies, mantıklı bir dil olması nedeniyle Türkçeyi öğrenmenin kolay olduğunu ve Türkçesini geliştirmek için gelecekte İstanbul'da yaşamak istediğini dile getirdi.
İstanbul'u çok sevdiğinden bahseden Khemies, "İstanbul çok güzel bir şehir." dedi.
"Sanırım 5 yıl önce Türk dizilerini izlemeye başladım"
Lübnan ve Bangladeş kökenli Fransız Souraya Mollah (25) ise "Sanırım 5 yıl önce Türk dizilerini izlemeye başladım." ifadesini kullandı.

Mollah, kuzeninin ısrarıyla kendisinin de Türk dizileri izlemeye başladığını belirterek, "Bir gün bir yaz dizisiyle başladım." dedi.
İlk izlediği Türk dizisinin "Sen Çal Kapımı" olduğunu söyleyen Mollah, şu anda izlediği dizilerden en çok "Taşacak Bu Deniz"i sevdiğini anlattı.
Mollah, Türk dizilerinin Türkçeyi öğrenmesine çok yardımcı olduğunu vurgulayarak, "Türkçeyi tamamen dizilerden öğrendim zaten. Aslında başta öyle bir niyetim yoktu ama bir şekilde öğrendim. İzleyerek, dinleyerek dili öğrendim." diye konuştu.
"Türkçe, hayatıma giren en özel ve en güzel dillerden oldu"
Mollah, İngilizce, İspanyolca dahil başka dilleri de bu şekilde öğrendiğini, dil öğrenmeyi ve yeni kültürler keşfetmeyi çok sevdiğini belirterek, öğrenciyken de dilleri dinleyerek daha kolay öğrendiğini anlattı.
Türkiye'yi ziyaret ettiğinde, burada vatandaşlarla Türkçe konuştuğunda kendisini daha özgüvenli hissettiğini vurgulayan Mollah, Türkçesini geliştirmek için Türkiye'ye tekrar gitmek istediğini ifade etti.
Mollah, "Türkçe, hayatıma giren en özel ve en güzel dillerden oldu." dedi.