AA/Ankara
Le porte-parole du AKParti (au pouvoir en Turquie), Omer Celik, a déclaré: "De notre point de vue, le PKK, le PYD, les YPG et Daech sont identiques, ce sont toutes des organisations meurtrières".
Celik a animé jeudi une conférence de presse au siège du parti à Ankara, la capitale turque.
"De notre point de vue, le PKK, le PYD, les YPG et Daech sont identiques, ce sont toutes des organisations meurtrières qui commettent des crimes contre l'humanité, ce sont des mécanismes criminelles", a-t-il martelé au début de son allocution tout en rappelant que la méthode qui consiste à soutenir une organisation terroriste afin d'en combattre une autre est vouée à l'échec car rien n'empêchera demain les pays qui soutiennent le YPG/PKK, si l'on se réfère à cette méthode, de soutenir Daech contre une autre organisation qui leur paraitra plus nocif.
Celik a rappelé la lutte contre le terrorisme menée par son pays avec la plus grande fermeté avant de saluer la détermination et le professionnalisme des Forces armées turques.
"Les Forces armées turques sont l'une des armées les plus sensibles au sort des personnes, des objectifs humanitaires, de structures culturelles, de civils, et elles ont une grande expérience à cet égard", a-t-il insisté.
Ce dernier a notamment regretté le comportement de l'Allemagne au regard des terroristes du FETO, responsables de la tentative de coup d'Etat du 15 juillet 2016 en Turquie, qui se trouvent sur son sol.
"Nous attendons de l'Allemagne à ce qu’elle soit beaucoup plus sensible à l'organisation terroriste FETO", a-t-il souligné.
Interrogé sur la prochaine rencontre entre Erdogan et Biden en marge d'un sommet de l'OTAN le 14 juin, Celik a assuré que la volonté de la Turquie est d'avancer avec les Etats-Unis sur la base d'un agenda positif.
"Avec les États-Unis, nous voulons entamer la nouvelle ère sur la base d'un agenda positif. Si nous débutons sur la base d'un programme positif, si c'est notre objectif, il sera alors plus facile de résoudre les points négatifs, et en même temps nous pouvons améliorer ensemble les relations entre la Turquie et les États-Unis en réalisant de plus grandes choses ensemble", a-t-il dit.
Sur la situation tendue avec la Grèce, Celik a précisé :
"Aucun mécanisme de négociation entre la Turquie et la Grèce n'a été interrompu par la Turquie. Il a toujours été stoppé par la Grèce. Nous avons toujours été prêts pour des négociations, pour entretenir des relations de bon voisinage, pour le droit et une approche équitable."
ANKARA (AA) - AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Bizim açımızdan PKK'sı, PYD'si, YPG'si, DEAŞ'ı hepsi aynı şeydir, hepsi insanlığa karşı suç işleyen cinayet örgütleridir, cinayet mekanizmalarıdır." dedi.
Çelik, parti genel merkezinde, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenledi.
Terörle mücadele başta olmak üzere verilen tüm mücadelelerde şehit olan Mehmetçiklere Allah'tan rahmet, yaralananlara da şifa dileyen Çelik, Diyarbakır annelerinin vicdan nöbetinin 640'ıncı gününe girdiğini hatırlatarak, annelere saygılarını iletti.
Çelik, THY Avrupa Ligi'nde şampiyon olan Anadolu Efes Basketbol Takımı'nı da tebrik etti.
Terörle mücadelenin en hassas biçimde sürdüğünü söyleyen Çelik, bu çerçevede hem Milli Savunma Bakanlığının koordinasyonunda yürütülen Pençe-Şimşek, Pençe-Yıldırım harekatlarının hem İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Eren operasyonlarının devam ettiğini hatırlattı.
Terörün giderek daha karmaşık bir hal almaya başladığını ifade eden Çelik, "Artık terör örgütleri arasındaki her zaman bildiğimiz ideolojik farklılıkların önemsiz olduğu, farklı güçler tarafından kullanılabilecekleri ve belli bir siyasi hedef için vekalet savaşlarında terör örgütlerinin kullanılması gibi bir tablonun çok daha netleştiğini görüyoruz." diye konuştu.
- "Çok sayıda terörist ortadan kaldırılmıştır"
DEAŞ'la PKK arasındaki alışverişlerin daha da yoğunlaştığı bir döneme girildiğini dile getiren Çelik, şöyle devam etti:
"Suriye'deki PKK'nın YPG denilen, PYD denilen PKK'nın maalesef Batılı müttefiklerimiz tarafından himaye edilmesinin gerekçesi, güya onların DEAŞ'a karşı verdiği mücadele idi fakat baştan beri bunun bir yalan olduğunu, bir kurgu olduğunu ifade ediyorduk biz, bu nettir. Burada sadece birtakım vekalet savaşlarına, enerji savaşlarına, güç ilişkilerine dönük olarak bu terör örgütlerinin çeşitli hareketlilikleri söz konusudur. Dolayısıyla 'DEAŞ'a karşı mücadele ediyor' diye PKK'yı meşrulaştıranlar, yarın bir gün de başka bir terör örgütüyle mücadele ediyor diye DEAŞ'ı kendileri açısından meşrulaştıracak bir yol açmış oluyorlar. Bizim açımızdan PKK'sı, PYD'si, YPG'si, DEAŞ'ı hepsi aynı şeydir, hepsi insanlığa karşı suç işleyen cinayet örgütleridir, cinayet mekanizmalarıdır."
Tüm terör örgütlerine karşı ilkeli ve net bir tutum ortaya koyulması gerektiğine işaret eden Çelik, "Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım operasyonları çerçevesinde 8 bin 500'den fazla teröristlere ait hedef imha edilmiştir, çok sayıda terörist ortadan kaldırılmıştır." dedi.
Terör örgütünün bu operasyonlarla mevzi kaybettikçe, sivillerin, tarihi ve kültürel yapıların hedef alındığı şeklindeki propagandaya sarıldığını belirten Çelik, "Böyle bir şey söz konusu değildir. Türk Silahlı Kuvvetleri insani hedefler, kültürel yapılar, siviller konusunda dünyada en yüksek hassasiyete sahip orduların başında gelir, bu konuda da büyük bir tecrübesi vardır." diye konuştu.
- "Kara propagandalarla mücadele etmeyi sürdürüyoruz"
Geçmişte, Türk Silahlı Kuvvetlerine bu yönde atılan iftiraların hepsinin çürütüldüğünü vurgulayan Çelik, "Hedef terör örgütleridir ama bu propagandaların en çok müşteri bulduğu yerler de bu terör örgütlerine destek vermekten çekinmeyen ülkelerin bulunduğu merkezlerdir. Dolayısıyla bir yandan terörle mücadele ederken bir yandan da bu kara propagandalarla mücadele etmeyi sürdürüyoruz." dedi.
Eren operasyonlarının da 15 ayrı bölgede devam ettiğini, burada da PKK terör örgütüne çok ağır zayiatlar verildiğini anlatan Çelik, şunları söyledi:
"Bu çerçevede DEAŞ'a yönelik olarak, birilerinin iddia ettiğinin aksine en güçlü mücadeleyi biz veriyoruz. Şimdiye kadar DEAŞ'a karşı güvenlik güçlerimiz 570'e yakın operasyon gerçekleştirdiler. Fetullahçı Terör Örgütüne dönük olarak da 5 bine yakın operasyon gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla Silahlı Kuvvetlerimiz, emniyet teşkilatımız, jandarma personelimiz kahramanca görevinin başındadır. İnsanlığın düşmanı olan, milletimizin düşmanı olan bu terör örgütlerine karşı en ilkeli, en prensipli ve güçlü mücadeleyi veriyoruz ama her geçen gün berraklaşan şey şudur, maalesef bazı ülkeler geçmişte Afganistan'da yaptıkları gibi, geçmişte başka coğrafyalarda yaptıkları gibi terör örgütlerini vekalet savaşlarının unsuru olarak kullanabileceklerini ve bununla bir sonuca varabileceklerini söylüyorlar."
Türkiye'nin yakın coğrafyasında olup biten her şeyi çok yakından bildiklerini ve takip ettiklerini vurgulayan Çelik, "Bütün bu gelişmelerin varacağı hiçbir yer yoktur, terör örgütlerine destek verenler de sadece bu utançla baş başa kalacaklardır. Türk Silahlı Kuvvetleri, emniyet teşkilatımız, jandarma teşkilatımız açısından milletimizin hiçbir terör tehdidi altında, hiçbir suç örgütünün tehdidi altında kalmaksızın hayatını sürdürmesi esas meseledir, bununla ilgili de mücadele sürecektir." dedi.
- Sanatçılara destek
Salgın çerçevesinde çeşitli tedbirlerin alındığını hatırlatarak, normalleşme sürecine geçildiğini söyleyen Çelik, tüm dünyanın etkilendiği gibi Türkiye'nin de salgından olumsuz etkilendiğini bildirdi.
Bu doğrultuda çeşitli sektörlere verilen desteklerin devam ettiğini dile getiren Çelik, şunları kaydetti:
"Özellikle son günlerde müzisyen arkadaşlarımızın seslerini duyduğumuzu, onların ilettikleri mesajları sosyal medyadan ve başka mekanizmalardan değerlendirdiğimizi bilmenizi isterim. Bu çerçevede Kültür ve Turizm Bakanlığımızın, sanatçılarımıza, tiyatrocu ve müzisyenlere verdiği destek önemlidir. Sayın Bakanımıza, Kültür ve Turizm Bakanlığındaki arkadaşlarımıza bu yakın ilgilerini sürdürmelerinin önemli olduğunu ve bunun için de kendilerine teşekkür ettiğimizi ifade etmek isterim."
"Müzik susmasın" projesi kapsamında bu desteklerin müzisyenlere ulaştırılacağını belirten Çelik, şöyle devam etti:
"Nasıl gerçekleşecek mekanizma? Müzik sendikası, müzik birlikleri ve müzik derneklerinden oluşan 9 sivil toplum kuruluşu, Bakanlığımızın hiçbir müdahalesi olmaksızın 31 bin sanatçıyı bildirmiştir. Bu çerçevede toplam verilecek bu son desteklerle birlikte 250 milyon liraya ulaşan bir destek verilmiş olacaktır. Burada esas tabii ki bu pandeminin yoğun zararlarını telafi etmektir ama bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığımızın da çok yakın bir ilgiyle, Sayın Bakanımızın da konuyu takip ettiğini, bizim parti olarak takip ettiğimizi ve bütün sanatçı arkadaşlarımızın mesajlarını aldığımızı, seslerini duyduğumuzu, bunun bizim gündemimizde olduğunu bir kere daha ifade etmek isterim."
Salgın döneminin başından itibaren tiyatrolara verilen desteğin de önemli olduğuna işaret eden Çelik, "Bu kapsamda şimdiye kadar 37 milyon destek sağlandı. 1 Temmuz-30 Eylül tarihleri içinde 25 milyon tutarında bir turne desteği söz konusu olacak. Dolayısıyla bugün sanat susmasın, müzik susmasın, bu projeleri yakın bir şekilde parti olarak da bizim takip ettiğimizi belirtmek istiyorum." dedi.
Çelik, daha fazlası için gayret ettiklerini ve çalıştıklarına dikkati çekerek, "Bütün dünyayı olumsuz etkileyen bir süreç halen devam ediyor. İnşallah bu dönemi de atlattıktan sonra müzisyenlerimizle özgür bir şekilde, eski günlerdeki gibi buluştuğumuz ortamlara kavuşmayı temenni ediyoruz." diye konuştu.
(Sürecek)
news_share_descriptionsubscription_contact
