Sıfır Atık Vakfı COP31 Dijital Koordinasyon Merkezi'ni hayata geçirdi

24.02.2026
İstanbul

Sıfır Atık Vakfı, COP31 süreci kapsamında, yalnızca içerik ve katılım altyapısıyla değil, teknik mimarisiyle de sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda tasarlanan Dijital Koordinasyon Merkezi'ni faaliyete geçirdi.


Doğaya Kulak Verin.
Ekolojik gündem, sürdürülebilirlik ve çevre mücadeleleri artık cebinizde.
Yeşilhat WhatsApp kanalını takip edin.


Vakıftan yapılan açıklamaya göre, Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın vizyonu ve himayelerinde, COP31 sürecinin yalnızca devletler arası bir müzakere platformu olmaktan çıkartılarak toplumun tüm kesimlerini içine alan katılımcı bir modele dönüştürülmesi hedefliyor.

Bu kapsamda 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek COP31 öncesi Dijital Koordinasyon Merkezi, hayata geçirildi. Merkez, iklim diplomasisinde çok paydaşlı yaklaşımla devlet dışı aktörlerin sürece katılımını güçlendirecek çerçevede tasarlandı.

Hazırlanan web sitesinde COP süreçleri, COP31 özelinde kapsamlı bilgiler ve Türkiye'nin COP yolculuğu yer alıyor.

Sitede bulunan COP31 Sıfır Atık Zirve rehberi ile COP31 organizasyonuna ve katılımcılarına sürdürülebilir davranışları kolayca uygulayabilecekleri pratik bir yol haritası sunuluyor.

Rehberler ve dokümanlar bölümünde ise katılımcıların zirve sürecine en verimli şekilde dahil olabilmesi için kapsamlı rehberler, teknik detayların yer aldığı belgeler ve katılım prosedürleri yer alıyor.

Bireyler ve kurumlar herhangi bir sınırlama olmaksızın "https://cop.sifiratikvakfi.org/" adresindeki "Fikrini Paylaş" ve "Paydaş Ol" adlı online formlar aracılığıyla görüş, öneri ve katkılarını kapsamlı olarak doğrudan iletebiliyor.

"Fikrini Paylaş" platformuna yapılacak başvurular, "net sıfır ve karbonsuzlaşma", "sürdürülebilir şehirler", "atık azaltımı ve kaynak verimliliği", "iklim adaleti ve kapsayıcılık", "gençlik ve gelecek nesiller", "doğa", "arazi ve su", "inovasyon ve dijital çözümler" ile "küresel işbirliği" tematik alanlarında toplanacak.

"Beklenen etki" ve "Hedef kitle/faydalanıcılar" kategorilerinde ayrıca sınıflandırılacak olan başvurularda hedef kitle ve coğrafi kapsam ile ölçeklenebilirlik ve yaygınlaştırılabilirlik özellikleri de değerlendirilecek. Böylece yalnızca fikir üretimi değil, uygulanabilir ve somut katkıların sınıflandırılarak devlet dışı aktörlerin aktif katılımıyla COP31 sürecine entegre edilmesi amaçlanıyor.

Dijital Koordinasyon Merkezi kapsamında hayata geçirilen "Paydaş Ol" platformu aracılığıyla ise BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) öncelikleriyle uyumlu ortaklıklar, programlar ve işbirliği girişimleri geliştirmek isteyen kuruluşların belirlenip sürece dahil edilmeleri hedefleniyor. Böylece sivil toplum kuruluşlarından özel sektöre, akademiden fikir ve katkı sunmak isteyen tüm bireylere kadar geniş bir paydaş ağı oluşturulacak.

Merkez "yeşil kodlama" yaklaşımıyla tasarlandı

Dijital Koordinasyon Merkezi projesi, yalnızca içerik ve katılım altyapısıyla değil, teknik mimarisiyle de sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda tasarlandı. Proje, dijital dünyanın artan karbon ayak izi dikkate alınarak "minimum veri, maksimum verimlilik" prensibiyle geliştirildi.

Küresel ölçekte internet kullanımının karbon emisyonları içindeki payının yüzde 4'ü aştığı değerlendirildiğinde, yazılım geliştirme süreçlerinde enerji verimliliği kritik bir önem taşıyor. Bu doğrultuda proje, "green coding" (yeşil kodlama) yaklaşımıyla inşa edildi. Yeşil kodlama, yazılımın enerji tüketimini en aza indirecek şekilde tasarlanması ve bu sayede çevresel etkinin azaltılmasını hedefleyen bir mühendislik anlayışını ifade ediyor.

Platformun altyapısında kullanılan modern yazılım teknolojileri, gereksiz işlem yükünü azaltacak şekilde optimize edildi. Temiz kod (clean code) prensibiyle gereksiz tekrarlar ve karmaşık yapılar minimize edilerek işlemci kullanımı düşürüldü. Bu yaklaşım, kullanıcı cihazlarında daha az enerji tüketimi ve veri merkezlerinde daha düşük elektrik kullanımı anlamına geliyor.

Ayrıca sayfa yükleme süreçleri verimli hale getirilerek yalnızca gerekli içeriklerin indirilmesi sağlandı. Yeni nesil görsel sıkıştırma teknikleri sayesinde dosya boyutları yüzde 70 küçültülürken kalite korunarak veri transferi azaltıldı. Bu da bant genişliği kullanımını düşürerek dolaylı karbon salımını sınırlandırıyor.

Tasarım tarafında ise enerji verimliliğini destekleyen koyu tema (dark mode) tercih edildi. Modern ekran teknolojilerinde koyu tonların daha düşük enerji tüketmesi, milyonlarca potansiyel kullanıcı düşünüldüğünde önemli bir tasarruf etkisi oluşturuyor. Bu teknik yaklaşım, COP31'in yalnızca içerik ve diplomasi düzeyinde değil, dijital altyapı boyutunda da sürdürülebilirlik ilkeleriyle uyumlu bir şekilde kurgulandığını ortaya koyuyor.

Dijital Koordinasyon Merkezi ile COP31'e daha aktif, daha adil ve geniş tabanlı katılım sağlamayı amaçlayan vakıf, Türkiye'de düzenlenecek COP31'in sadece ülkede yapılan bir iklim organizasyonu değil, küresel bir iklim seferberliğine dönüşmesi ve iklim adaletine katkı sunmak için çalışmalarına devam ediyor.

KATEGORİDE ÖNE ÇIKANLAR