İklim krizi aşırı hava olaylarına karşı tedbirlerin önemini artırıyor

10.01.2026
İstanbul

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, aşırı hava olaylarına karşı hazırlıklı olunması gerektiğini belirterek, "Evet, iklim değişiyor ama bu, önceki gün İstanbul'da yaşadığımız her şiddetli olayın 'anormal' olduğu anlamına gelmez." dedi.


Doğaya Kulak Verin.
Ekolojik gündem, sürdürülebilirlik ve çevre mücadeleleri artık cebinizde.
Yeşilhat WhatsApp kanalını takip edin.


İstanbul'da önceki gün aralıklarla etkisini sürdüren şiddetli yağış ve fırtına kent genelinde hayatı olumsuz etkiledi. Fırtına nedeniyle birçok noktada binaların çatısı uçtu, ağaçlar devrildi.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, kentte etkili olan olumsuz hava koşullarına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

İstanbul'da yaşanan durumu "bir soğuk cephe geçişi sırasında şiddetlenen rüzgarlar" olarak nitelendiren Kadıoğlu, rüzgarın saatte 70 ila 90 kilometre hıza ulaştığını bunun orta enlemlerde gayet sık rastlanan, meteorolojik açıdan normal bir olay olduğunu söyledi.

Sıcaklık değişimleri normal

Mevsim normalinin son 30 yılın ortalaması alınarak hesaplandığını belirten Kadıoğlu, "Televizyonlarda 'bugün sıcaklık mevsim normalleri civarında' diye duyarsınız. İnsanlar bunun 'normal hava' demek olduğunu düşünür. Hayır, bu bir kıyaslama aracıdır, yaşanması beklenen hava değil. Hava doğası gereği 'hava-i' ve kaotiktir, sürekli değişir, dalgalanır, şaşırtır. Bir gün 15 derece, ertesi gün 8 derece olabilir ve ikisi de 'normal'dir. Tam ortalamada kalmasını beklemek, hayatın kendisini anlamamak demektir. Evet, iklim değişiyor ama bu, önceki gün İstanbul'da yaşadığımız gibi her şiddetli olayın 'anormal' olduğu anlamına gelmez. Orta enlemlerde şiddetli hava olayları her zaman var oldu ve bundan sonra da var olmaya devam edecektir." dedi.

Tüm bu hava olaylarının, atmosferin enerji dengesini sağlamaya yönelik doğal bir süreç olduğunu belirten Kadıoğlu, Ekvator’dan kutuplara taşınan ısının kimi zaman nazik, kimi zaman ise sert ve yıkıcı biçimde gerçekleştiğini ifade etti.

Hava olaylarına karşı özel önlemler alınabilir

İngiltere, Hollanda, Almanya gibi fırtınalı ülkelerde sokaktaki ağaçların özel desteklerle dikildiğini, kökleri güçlenene kadar halatlarla bağlandığını ve budama sistemiyle rüzgarın geçebileceği bir nevi "pencereler" bırakıldığını anlatan Kadıoğlu, Japonya'da ise her bina projesinin tayfun rüzgarlarına dayanıklılık testinden geçtiğine, çatı kaplamalarının özel vidalarla montelendiğine değindi.

Dünya genelinde aşırı hava olaylarına karşı ulaştırma sektöründe de özel önlemler alındığının altını çizen Kadıoğlu, rüzgara maruz kalan köprülerde otomatik yavaşlatma sistemleri kullanıldığını, havalimanlarında ise pist yönlerinin bölgedeki hakim rüzgar yönüne göre belirlendiğini aktardı.

Önceki gün meydana gelen türden rüzgarların, iklim değişikliğinden bağımsız olarak da her zaman görüldüğünü vurgulayan Kadıoğlu şöyle devam etti:

"Mesele şu ki biz bu olaylara hazır değiliz hem fiziksel altyapı olarak, hem de zihinsel olarak. İklim değişikliğiyle şiddetli yağış olaylarının sıklığı artıyor, kuraklık dönemleri uzuyor, deniz seviyesi yükseliyor, sıcak hava dalgaları daha sık ve uzun sürüyor. Şehirlerimiz, 'obez kentler' haline geldi bu ifadeyi çok kullandık. İstanbul 15,7 milyon insanı taşıyor ama yaşanabilir kapasitesi 8-12 milyon. Ankara tam sınırda. Her metrekareye bina dikiyoruz, ağaç kesiyoruz, dere yataklarını kapatıyoruz. Sonra bir fırtına esince 'neden böyle oldu?' diye soruyoruz."

Vatandaşların alabileceği önlemler

Kadıoğlu, fırtına öncesinde vatandaşların balkon ve teraslardaki eşyalarını sabitlemeleri, araçlarını ağaç altına park etmemeleri, fırtına uyarısı varsa dışarıya çıkmamaları ve çatılarını yılda bir kez kontrol ettirmeleri gerektiği tavsiyesinde bulundu.

Kadıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Havayla kavga edilmez, hazırlık yapılır. Doğa bizim düşmanımız değil. Fırtınalar, yağmurlar, rüzgarlar hepsi gezegenimizin yaşam döngüsünün parçası. Onları durduramayız, kontrol edemeyiz. Yapabileceğimiz tek şey var, o da hazırlanmak. Önceki gün yaşadığımız kasırga evet, Türkçede düz esen kuvvetli rüzgara kasırga denir, ekstrem değildi. Olağandışı değildi. Sadece biz hazır değildik. Ve evet, iklim değişiyor. Ama şu anda bile mevcut hava koşullarına bile hazır değilken, gelecekteki iklimi konuşmak lüks. Önce temelleri atalım. Hava her zaman değişken olacak. Soru şu ki: Biz ne zaman sabitlenecek, altyapımızı ne zaman sağlamlaştıracağız?"

KATEGORİDE ÖNE ÇIKANLAR