Kızılırmak Deltası zengin biyoçeşitliliği ile farklı türlere ev sahipliği yapıyor

02.02.2026
Samsun

Prof. Dr. Kiraz Erciyas Yavuz, Kızılırmak Deltası'nın zengin biyoçeşitliliğiyle önemli sulak alanlardan biri olduğunu, hem bu zenginliğin korunması hem de yöre halkının faaliyetlerini devam ettirmesi için koruma çalışmalarının sürdüğünü söyledi.


Doğaya Kulak Verin.
Ekolojik gündem, sürdürülebilirlik ve çevre mücadeleleri artık cebinizde.
Yeşilhat WhatsApp kanalını takip edin.


Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ornitoloji Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kiraz Erciyas Yavuz, AA muhabirine, sulak alanların dünya üzerindeki ekosistemler içinde hayati bir yere sahip olduğunu anlattı.

Sulak alanların, dünya kara yüzeyinin yaklaşık yüzde 6'sını oluşturmasına rağmen, bitki ve hayvan türlerinin yaklaşık yüzde 40'ına ev sahipliği yaptığına işaret eden Yavuz, bu alanların biyolojik çeşitlilik açısından son derece üretken ekosistemler olduğunu ifade etti.

Biyolojik çeşitliliğin kaynağı, çok üretken ekosistemler olan sulak alanların, taşkın kontrolünü sağladıklarını, karbonu tutan ekosistemler olduklarını anlatan Yavuz, "Bizim normalde para vererek, üstüne emek ve enerji harcayarak elde edebileceğimiz faydaları sağlıyorlar. Bu nedenlerle sulak alanların devamlılığı, korunması son derece önem arz ediyor." ifadelerini kullandı.

"Türkiye'deki sulak alanların durumu çok iyi değil"

Türkiye'de RAMSAR Sözleşmesine taraf 14 sulak alan bulunduğuna işaret eden Prof. Dr. Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye, uluslararası arenada bu 14 sulak alanı korumak için taahhütte bulunmuştur. Türkiye'de Doğa ve Milli Parklar tarafından şu ana kadar tescillenmiş 138 sulak alan bulunuyor. Maalesef Türkiye'deki sulak alanların durumu çok iyi değil, kuruyorlar, kaybediyoruz. Yanlış tarım uygulamaları var. Kentleşmeler yaygınlaşıyor. Tarım alanına dönüştürülüyor. Habitat kaybımız var. Giderek bu oran hızlanıyor. 1900'lerin başlarından itibaren günümüze kadar dünya sulak alanlarının yüzde 64'ü kaybedilmiş ve son yıllarda iklim değişikliğinin de etkileriyle birlikte bu oran daha da hızlanarak artıyor."

"Kızılırmak Deltası Avrupa'nın da önemli sulak alanlarından biri"

Prof. Dr. Yavuz, Kızılırmak Deltası'nın hem Türkiye'de hem de Avrupa'da oldukça önemli olduğunu, alanda biyoçeşitlik açısından son derece zengin bir yapı bulunduğunu vurguladı.

Kızılırmak Deltası'nın bitki çeşitliliği hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yavuz, "Bitki çeşitliği 600 civarındadır. Orada yaşayan yöre halkı tarım, hayvancılık, saz üretimi faaliyetlerinde bulunuyorlar. İnsanlar alanı etkin kullanmış ve halen kullanmaya devam ediyorlar. Dolayısıyla hem biyoçeşitliliğin koruması hem de yöre halkının fayda sağlayarak orada faaliyetlerini devam ettirmesi açısından da Kızılmak Deltası koruma çalışmaları devam ediyor." dedi.

"UNESCO Doğal Miras Alanı statüsünde geçici listeye giren tek sulak alan"

Yavuz, Kızılırmak Deltası'nda farklı kuruluşların araştırmalarını sürdürdüğüne dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Kızılmak Deltası doğal alan statüsünde Türkiye'de UNESCO Doğal Miras Alanı statüsünde geçici listeye girmiş tek alan. Öyle değerlendirildiğinde hem Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hem de Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları tarafından oldukça yoğun araştırma ve çalışmaların yapıldığı bir alan. O yüzden de kuş türü sayısına baktığımızda, Türkiye'de 500 civarında kuş türü tanımlanmışken, Kızılırmak Deltası'nda 360 civarında kuş türünün tanımlandığını görüyoruz. Bunların yaşamlarının yani üremek, kışlamak ve beslenmek gibi önemli yaşamsal evrelerini Kızılmak Deltası'nda geçirdiğini görüyoruz. Ve bunların devam ettirilebilmesi için de biz Ornitoloji Araştırma Merkezi olarak sahada restorasyon çalışmaları yürütüyoruz, bahsettiğim kurumların da desteğini alarak."

Kuş türleri, yılkı atları, mandaları, subasar ormanları, sazları, su papatyaları ile bilinen Kızılırmak Deltası'nda dünyada azalım gösteren türler de olduğuna dikkati çeken Yavuz, şunları kaydetti:

"Kızılırmak Deltası'nda kum zambağı var aslında Türkiye genelinde yaygın ama yine hızla kumul alanların tahrip edilmesi nedeniyle yok olan türlerden birisi. Göl soğanı var. Kilyos moru var. Bunlar nadir, az bulunan türler. Kızırmak Deltası'nda da devam ettiriyor varlığını. Nesli kritik seviyede tehlike altında bulunan dişli sazancık balığı var. Kuş türlerinden ise nesli tehlike altındaki kuş türlerinden elmabaş patka var. Burada ürüyor, burada kışlıyor, göç sırasında yüksek sayılara burada ulaşıyor. 16 farklı kuş türü var burada yaşamının önemli kısmını devam ettiren ve nesli tükenme tehdidiyle karşı karşıya olan. Üveyik yine hassas olan, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan tür, yüksek sayılarla üreyen, bunun yanı sıra göç sırasında büyük sürüler halinde Kızılmak Deltası'nı kullanan bir tür. Kızılırmak Deltası bu türler için önemli bir yaşam kaynağıdır."

KATEGORİDE ÖNE ÇIKANLAR