Atıklardan yaptıkları enstrümanlarla müzik üreten grup, şimdi İspanya'da sahne alacak

25.03.2026
İstanbul

İstanbul'da sokaklardan topladıkları su borusu ve süpürge gibi atık malzemelerle yaklaşık 40 enstrüman yaparak müzik üreten grup, geri dönüşümden doğan ritmi çevre bilinciyle birleştirerek İspanya'daki müzik festivalinde sahne almaya hazırlanıyor.


Doğaya Kulak Verin.
Ekolojik gündem, sürdürülebilirlik ve çevre mücadeleleri artık cebinizde.
Yeşilhat WhatsApp kanalını takip edin.


Müzisyen ve aranjör Roni Aran ve arkadaşları tarafından 2014'te kurulan Fungistanbul grubu, ilk yıllarında klasik enstrümanlarla müzik yaparken, 2019'da radikal bir karar alarak doğa ve geri dönüşüm fikrini birleştirip enstrümanlarını atık malzemelerden üretmeye başladı.

Günlük hayatta çöpe atılan ya da kullanılmadan bir kenara bırakılan pek çok nesne, müzisyenlerin elinde enstrümana dönüştü.

Grubun elinde sokaklarda bırakılmış teneke, tencere, küvet, su borusu, süpürge, nargile, şişe, bidon ve vazo gibi atıklardan üretilen telli, üflemeli ve ritim gruplarından oluşan yaklaşık 40 farklı enstrüman bulunuyor.

Fungistanbul grubunda telli enstrümanları Roni Aran, ritim çalgılarını Zahra Yousefihashemabad, üflemeli enstrümanları da Zarife Doğan icra ediyor. Grubun kullandığı kıyafet ve aksesuarlar da yine ağırlıklı poşet olmak üzere atıklardan Ruken Adıbelli tarafından tasarlanıyor.

"Küvet metalofon", "tencere saz", "süpürge flüt", "plastik bidon davul", "tavatar", "teneke bas", "kız ney", "melodik şişeler", "bidon saz", "plastik saksafon", "nargile saksafon", "teneke kemane", "tencere bas", "vazo bongo", "lambalı yan flüt" ve "vazo tombak", grubun atıklardan ürettiği ve isimlendirdikleri enstrümanlardan sadece bazıları.

Konserlerin yanı sıra atölye çalışmaları da yapan grup, özellikle çocuklarla gerçekleştirilen atölyelerde atık malzemelerden enstrüman yapımını öğretirken, geri dönüşüm ve çevre bilincine dikkati çekiyor.

Farklı ülkelerden müzisyenlerle yapılan ortak performanslar ve projelerle atık enstrümanların sesini uluslararası sahnelere de taşıyan grup, İspanya'da düzenlenecek "Bilbao BBK Live: Mendian 2026" festivaline davet edildi. Grup, ön festival kapsamında 7 Haziran'da İspanya'da sahne almak için çalışmalarını sürdürüyor.

COP31'de de konser vermek istiyorlar

Bu festivalde hem kendi müziklerini hem de atıklardan ürettikleri enstrümanları uluslararası izleyiciye tanıtmayı hedefleyen Fungistanbul grubu, kasımda Antalya'da düzenlenecek COP31'de (İklim Zirvesi) konser vermeyi de arzuluyor. Grup, müzik aracılığıyla geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik mesajını daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlıyor.

Fungistanbul müzik grubunun kurucusu, aranjör ve müzisyen Roni Aran, AA muhabirine, mağaza önlerinde gördüğü plastik ürün mankenlerini ritim aleti olarak denediğini ve seslerinin çok hoşuna gittiğini, buradan yaptığı çağrışımla atıkları enstrümana dönüştürmeye karar verdiğini söyledi.

Fikri geliştirerek plastik bidondan saz yaptığını, grup üyelerinden birinin de şişeden yapılan üflemeli bir enstrüman çalmaya başladığını belirten Aran, doğa müzik projesi olarak kurdukları grubun, bu aletleri kullandığı ilk klibinin de çok dikkati çektiğini anlattı.

Aran, bunun verdiği şevkle normal enstrümanları radikal bir kararla kenara bırakıp atıktan enstrümanlar yapmaya başladığını vurgulayarak, üniversitede çalgı yapım bölümü okuduğu için üretim aşamasında bunun kendisine teknik açıdan büyük katkı sağladığını kaydetti.

Atıklardan ürettikleri enstrümanlara değinen Aran, şöyle devam etti:

"Şu anda telli, yaylı, bas, üflemeli ve vurmalı her tarzda yaklaşık 40 enstrüman ürettik. İlk başlarda yaptığımız enstrümanlar biraz basitti, zamanla atıktan enstrüman yapmayı geliştirdim. Bazen yapmak istediğim enstrümanın ihtiyacına göre atık bulmaya çalışıyorum, bazen de güzel bir nesne bulduktan sonra bunun neye dönüşebileceğini düşünüyorum. Her zaman istediğimiz malzemeyi bulamayabiliyoruz. Zamanla malzeme biriktirmeye başladık çünkü ileride ihtiyaç duyabiliyoruz."

"Atıkların çoğu sokaklardan bulduğumuz, genelde çöpün yanına bırakılan nesneler"

Tencereden saz, tavadan "tavatar" adını verdiği enstrüman, büyük çay tenekesinden "teneke kemane", süpürgeden flüt ve küvetten metalofon yaptığını anlatan Aran, "Atıkların çoğu sokaklardan bulduğumuz şeyler. Genelde çöpün yanına bırakılan nesneler. Bazen kendi atıklarımız oluyor, bazen arkadaşlarımız getiriyor, bazen bit pazarlarını geziyoruz ama çoğunluğu sokaklardan bulduğumuz atıklar." dedi.

Roni Aran, doğaya karşı farkındalığının yüksek olduğunu, bunun için sürekli bir şeyler yapmaya çalıştığını, bu kapsamda zaman zaman belgeseller de çektiğini ifade ederek, şunları dile getirdi:

"Doğa ve müziği birleştirmek için bu projeyle yola çıktım. Doğa ve müzik iç içe. Hiçbir şey doğadan kopuk değil. 'Neden müzikle doğayı birleştirmiyoruz ve aynı zamanda bir farkındalık projesi olarak atıkları neden dönüştürmüyoruz?' diye aklımdan geçerdi hep. Bir nesneyi gördüğümde 'Bu neye dönüşebilir?' diye düşündüğümde aklıma hemen enstrüman geliyor. Bazı fiziksel durumlar var, enstrümanın kendi sesiyle ilgili. Her şeyi yapabilirsiniz ama ses iyi olmayabilir. Ben de atıklarda, profesyonel enstrümanlarda olduğu gibi iyi sesi yakalamaya çalışıyorum. Bazen bu tür enstrümanlar özgün de olabiliyor, kendine özgü bir sesi oluyor."

İspanya'daki festivalde enstrümanlarının sesini duyuracaklar

Aran, müzik aletlerini tanıtmak amacıyla "Atığın Sesi" isimli bir sergi açtıklarını, alanında usta 20 sanatçının bu enstrümanları çaldığını anlatarak, "İnsanlar enstrümanların görselini gördüklerinde 'Güzel görünüyor.' diyor ama iyi bir ses veremeyeceğini düşünüyor. Ancak profesyonel kişiler çaldığında çıkan sese inanamıyorlar. Tayvanlı bir grup geldi, onlar da alanlarında iyi müzisyenler. Enstrümanlarımızı denediler, birlikte müzik yaptık." diye konuştu.

Yurt dışında da çalışmaları olduğunu, konser verdikleri Hollanda'da eğitim düzenleyerek sıfır atık bilincini aktardıklarını belirten Aran, "Zaman zaman uluslararası düetlerimiz de oluyor. İspanya'dan da bir festivalden davet aldık. 7 Haziran'da, bizim için önemli bir festival. Bir sorun olmazsa haziranda oradayız. Bu enstrümanları orada göstermek, tanıtmak, seslerini duyurmak hem bizim için hem de ülkemiz için önemli." değerlendirmesinde bulundu.

"Genel olarak 'Atmayın, dönüştürün.' diyoruz"

Aran, vermek istedikleri mesajın "sürekli tüketim yerine eskiyi dönüştürmek" olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

"Belki tüm problemin çözümü değil ama önemli bir adım. Sürekli tüketmek, sürekli yenisini almak, eskisini atmak ve hiçbir şeyi dönüştürmemek bu sorunu daha da büyütüyor. Biz de o yüzden 'Atmayın, dönüştürün.' diyoruz. Çocuklar, yaptığımız atölye çalışmalarında atıklarını bir enstrümana dönüştürdüklerinde hem mutlu oluyor hem de bunu neden yaptıklarını anlamaya başlıyor. Gelecekte bunun önemini daha iyi kavrayacaklarına inanıyorum. Çevreyle ilgili dertlerimizi yayabildiğimiz kadar yaymak istiyoruz. Projemizi daha geniş kitlelere ulaştırmak istiyoruz."

KATEGORİDE ÖNE ÇIKANLAR