Tarımsal ürün zararlısı kahverengi kokarcayla mücadele için yerli biyolojik ürün geliştirilecek

17.03.2026
Ankara

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün projeyesiyle tarımsal ürünlerde zarara yol açan kahverengi kokarca zararlısına karşı tamamen yerli biyolojik ürünle mücadele edilmesi amaçlanıyor.


Doğaya Kulak Verin.
Ekolojik gündem, sürdürülebilirlik ve çevre mücadeleleri artık cebinizde.
Yeşilhat WhatsApp kanalını takip edin.


Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye'de de tarımsal ürünlere önemli düzeyde zarar veren ve mahsul kayıplarına yol açan kahverengi kokarca ile mücadele konusunda çeşitli çalışmalar yürütülüyor.

"Kahverengi Kokarca Mücadelesinde Entomopatojen Fungus Terkipli Yeni Nesil Formülasyon Geliştirilmesi" başlıklı proje de söz konusu zararlıyla mücadele kapsamında Türkiye'de uygulamaya konulacak projeler arasında yer alıyor.

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri iştiraklerinden Tarkim Bitki Koruma Sanayi ve Ticaret AŞ'nin yürütücülüğündeki projede Ankara Üniversitesi Moleküler Entomoloji (MOLEN) Laboratuvarının yanı sıra Çukurova Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü araştırma ortağı olarak bulunuyor.

Kimyasal ilaçsız çözüm öngören proje sahada test edilecek

Projenin bilimsel liderliğini yürüten Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi ve MOLEN Laboratuvarı Direktörü Prof. Dr. Umut Toprak, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, kahverengi kokarcanın Doğu Karadeniz Bölgesi'nde, başta fındık olmak üzere, meyve ve sebzelere verdiği zararın tarımsal üretim açısından ciddi düzeyde sıkıntı oluşturduğunu söyledi.

Söz konusu zararlıyı kimyasal ilaç kullanmadan biyolojik bir ürün geliştirerek kontrol altına almayı hedeflediklerine işaret eden Toprak, "Projemiz, özellikle ülkemizin doğasında bulunan çeşitli faydalı mikroorganizmaların kullanılmasıyla biyolojik bir ürün yapmayı hedefliyor." dedi.

Toprak, projenin, üniversiteler ve özel sektörle birlikte yürütüleceğini ifade ederek, bunun kamu-sanayi-üniversite işbirliğinin güzel bir örneği olduğunu dile getirdi.

Projenin, TAGEM AR-GE'nin destek programı kapsamında olduğunu anlatan Toprak, şunları kaydetti:

"İyi bir ekibimiz var ve tamamen yerli bir biyolojik ürün geliştirmeyi amaçlıyoruz. Bilimsel adıyla entomopatojen yani böceklerde hastalığa yol açabilen fungus izolatları araştırılacak. Özellikle bu zararlıya karşı etkili, insanda veya doğada hedef alınmayan organizmalarda herhangi bir olumsuz etkisi olmayan doğal, biyolojik tabanlı bir ürün olacak. Projemiz 36 aylık bir proje. Proje, bu izolatların doğadan toplanarak taranması, en etkili olanlarının bulunması ve bunların uygun formülasyonlarının geliştirilmesi gibi önemli aşamaları içeriyor. Daha sonra önce laboratuvar koşullarında, ardından arazi koşullarında testler yapılacak ve elde edilen sonuçlara göre ürünün bir prototip haline getirilmesi amaçlanıyor. Ürünün ülkemizde yerli olarak üretilip üreticilerimizin, çiftçilerimizin hizmetine sunulmasını hedeflemekteyiz."

İhracat da hedefler arasında

Toprak, Türkiye'de kahverengi kokarca haricinde başka zararlıların da bulunduğunu vurgulayarak, bunlarla mücadelede biyolojik ürünlerin yerli olarak geliştirilmesinin önemine değindi.

Bakanlık bünyesindeki araştırma enstitüleri başta olmak üzere, birçok kuruluşun bu konuda çok önemli çalışmalar yaptıklarına dikkati çeken Toprak, Bakanlığın özellikle biyolojik mücadelenin yaygınlaştırılmasına yönelik önemli teşvik ve düzenlemeler gerçekleştirdiğini belirtti.

Toprak, "Dolayısıyla gerek üniversite-kamu-sanayi, gerekse Bakanlığımızla birlikte, ülkemizde tarım ilaçlarının minimize edilerek biyolojik ürünlerin daha fazla ve pek çok farklı zararlıya karşı farklı bitki deseninde kullanılmasına yönelik çalışmalar olacak. Biz de bütün gayretlerimizi bunun için gösteriyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Ürünü ihraç etmeyi de hedeflediklerinin altını çizen Toprak, şu ifadeleri kullandı:

"Öncelikle amacımız ülkemizde bu zararlının bir şekilde kontrol altına alınması için başarılı bir şekilde üretimi. Üretildikten sonra ihracat hedefimiz kuşkusuz var. Ama öncelikle burada ürünümüzü çiftçimizin hizmetine sunup ardından da bu zararlının bulunduğu bütün agro-ekosistemlere, coğrafyalara ve ülkelere ihraç etmek istiyoruz."

KATEGORİDE ÖNE ÇIKANLAR