Galat-ı meşhur: "Vikingler boynuzlu miğfer takardı" iddiası

Ayşenur Cevahiroğlu / 11.12.2023

Filmler, diziler, romanlar, oyunlar ve şarkılara konu olan Vikingler popüler kültürün sıkça kullandığı motiflerin başında geliyor. Savaşçılıkları ve sert mizaçlarıyla öne çıkan Viking kahramanları genellikle, dev baltalar, ağır kalkanlar ve süslü miğferler kullanırken tasvir edilegelmiştir. Peki bu betimlemeler ne ölçüde doğru? Viking savaşçılar gerçekten boynuzlu miğfer kullanıyor muydu?

Başlangıçta İskandinavya'dan (bugünkü Danimarka, Norveç ve İsveç) gelen, denizcilik yapan ve savaşçı bir millet olan Vikingler, 9. ila 11. yüzyıllar arasında yağma, korsanlık, tüccarlık, kaşiflik ve kolonicilik yapmışlardı. Genellikle deniz yoluyla İskandinavya'dan seyahat eder ve Avrupa ve ötesindeki bölgeleri kontrol altına alırlardı.

Görsel, haber yapmak amacıyla Tarkan Viking Kanı (1971) filminden alınmıştır.

Anadolu Ajansı Teyit Hattı "Vikingler boynuzlu miğfer giydi mi?" sorusunu Hacı Bayram Veli Üniversitesi ve Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Ortaçağ Tarihi Anabilim Dalı Prof. Dr. Pınar Ülgen'e sordu. 

- VİKİNGLERİN EN YAYGIN SAVUNMA ARACI ŞÜPHESİZ KALKANLARDI

İlk olarak Vikinglerin savaş kıyafetiden bahseden Ülgen, "En yaygın savunma aracı şüphesiz kalkandı. Hatta kanunlarda bile kalkanlarla ilgili çeşitli maddeler yer almaktaydı. Örneğin Frostathing ve Gulathing kanunlarına göre, öncü bir geminin güvertesinde bulunan herkesin bir kalkana sahip olması zorunluydu. İlk çağlardan itibaren deriden, bilhassa da öküz derisinden yapılan zırhlar İskandinav toplumunda sıkça kullanılmaktaydı. Fakat IV. yüzyıldan sonra zincirden yapılmış olan zırhlar tercih edilmeye başlanmıştı. Bazen ketenden özel bir biçimde yapılmış, hafif darbelere karşı dayanabilen gömlek giyerlerdi. Dizleri korumak için metal bir zırh kullanılırken, bacaklar için deri tercih edilmekteydi. 

Döneme ait resimlerden ve az da olsa arkeolojik bulgulardan, Viking savaşçılarının miğfer kullandıkları net bir şekilde anlaşılmaktadır. En eksiksiz miğfer Gjermund'da (Norveç) bir kremasyon mezarından çıkarılmıştır. Bu miğfer, göz muhafazaları bulunan basit bir demir başlıktı. Başlığın kenarında bulunan küçük halkalardan yola çıkarak, boyun bölgesinin zincirli bir zırh ile korunduğu tahmin edilmektedir." dedi

"Gjermund Helmet, Oslo." (Görsel haber yapmak amacıyla Wikipedi'den alınmıştır.)

- BUGÜNE KADAR HİÇBİR ARKEOLOJİK KAZIDA VİKİNGLERE AİT BOYNUZLU MİĞFERE RASTLANILMAMIŞTIR.

Vikingler hakkında yanlış bilinen hususlardan birinin boynuzlu miğferler olduğunu belirten Ülgen, "Ancak, bazı hayvan kafası biçimli miğferler bulunmasına rağmen bugüne kadar hiçbir arkeolojik kazıda Vikinglere ait boynuzlu miğfere rastlanılmamıştır. Döneme ait resim veya çizimlerde bütün Viking miğferi tasvirleri de aynı şekilde boynuzsuz olarak betimlenmiştir. Arkeolojik olarak boynuzu destekleyen yeterli kanıt yoktur.

Fakat iki tane çizim vardır. Bunlara göre; Bohuslan'daki çizimler arasında en ilginç olanı Tanum Kilisesi'nin yanında yer almaktadır. Burada, muhtemelen boynuzlu bir miğferi temsil ettiğini düşündüğümüz çizim dikkatimizi cezbetmektedir. Bu çizimler bize, birisi Thames'te (İngiltere) diğeri de Apulia'da (İtalya) bulunmuş ve bugün British Museum'da sergilenen boynuzlu iki miğferi anımsatmaktadır." dedi.

"Bohuslan, İsveç." (Görsel haber yapmak amacıyla Ulusal Danimarka Müzesi'nden alınmıştır.) 

"Waterloo Helmet", Londra. (Görsel haber yapmak amacıyla Wikipedi'den alınmıştır.)

"Apulian-Corinthian type helmet", Boston. (Görsel haber yapmak amacıyla "invictahistory'den" alınmıştır.)

"Daha da ilginci ise Mısır'ın Luksor kentindeki Medinet Habu kompleksinde bulunan kabartmalarda da benzer figürlere rastlanılmıştır." diye ekledi. 

"Deniz Savaşı Frizi Boynuzlu Miğferli Savaşçı", Medinet Habu Mısır. (Görsel haber yapmak amacıyla "Medium'dan" alınmıştır.)

- VİKİNGLER PAGANDI 

Ülgen "Boynuzlu miğfer düşüncesinin temelinde Vikinglerin pagan olması yatmaktadır. Orta Çağ'da Hristiyanların, pagan Tanrıları boynuzlu bir varlık olarak tasavvur etmeleri böyle bir korelasyona yol açmış olabilir. Bir diğer ihtimal ise paganların şeytanın yolunda oldukları görüşü bu miti doğurmuş olabilir. Çünkü o dönemde şeytan imajlarının birçoğu boynuzlu düşünülmekteydi." ifadelerini kullandı. 

Görsel haber yapmak amacıyla Myths of the Norsemen from the Eddas and Sagas (1909)'dan alınmıştır.

"VİKİNGLERİN BOYNUZLU MİĞFER TAKTIKLARI" İDDİASI NASIL YAYGINLAŞTI?

"Vikinglerin boynuzlu miğfer taktığı" iddiasının patlaması ve yaygınlaşmasının ise operalar sayesinde olduğunu söylemek mümkün. Çeşitli makalelerde özellikle Richard Wagner'in (ö.1883) 1857 yılında yazdığı "Nibelungen Yüzüğü (Der Ring der Nibelungen)" adlı ünlü operasına dikkat çekiliyor. Wagner'in operasını bu bağlamda incelersek şayet;

Bugün bildiğimiz Almanya, Wagner'in yaşadığı dönemde mevcut değildi; her biri bağımsız bir hükümdar tarafından yönetilen krallıklar, dükalıklar ve prenslikler vardı. Nibelungen Yüzüğü'nün prömiyerinden beş yıl önce, 1871'de, çeşitli Alman halkları, Fransa-Prusya Savaşı'nın sona ermesinin ardından yeni ve bütünleşmiş bir ulus devlet olarak birleşmişti (Gritton, 2017). Yeni bir ulus devlete yönelik yaygara yoğunlaştıkça, pan-Alman kimliğine yönelik çağrılar da arttı, ancak bunun gerçekleşmesi için yeni Almanya'nın "görkemli bir ortak ulusal geçmişe" (Frank, 2005) ve Alman olmanın ne anlama geldiğine dair ortak bir duyguya ihtiyacı vardı. Buna çözüm olarakta eski İskandinav mitolojilerinin incelenerek, ödünç alınması fikri ortaya atıldı (Gritton, 2017). 

Bu sebeple de Wagner'in de "Nibelungen Yüzüğü'nü bestelerken ilham almak için kuzeye bakmış olması şaşırtıcı değildir. Wagner'in operada bu kadar canlı bir şekilde İskandinav mitolojisinden esinlenerek hayata geçirdiği hayali evrenin, dünyanın dört bir yanındaki insanlar için onlara ilham veren orijinal mitlerinden daha gerçek hale geldiğini söylemek mümkün (Gritton, 2017). Peki Wagner'in operasından yola çıkılarak, "Vikinglerin boynuzlu miğfer taktıkları" iddiası nasıl yaygınlaştı?

Operanın kostüm tasarımcısı Carl Emil Doepler (ö.1905), tarihsel doğruluk konusunda ün yapmış seçkin bir kostüm tasarımcısıydı (Gritton, 2017). Kendisine verilen görev, "klasik antik dönemden kaçınmak ... ve bunun yerine karakterleri İskandinav müzelerindeki gerçek Taş ve Bronz Çağı eserlerine dayanan kıyafetlerle İskandinav tarzında giydirmekti" (Frank, 2005: 675). Doepler'in boynuzlu miğferleri büyüleyici bir tarihsel aktarımın sonucuydu. Almanlar, en azından kısmen, Yunan ve Roma yükünden arınmış klasik bir köken hikayesini temsil ettikleri için Vikinglerden etkilenmişlerdi. Alman milliyetçiliğinin yeni yeni filizlendiği bir çağda bunun büyük bir çekiciliği vardı. Sonuç olarak, Doepler ve diğer akademisyenler Alman ve İskandinav tarihini şaşırtıcı bir şekilde iç içe geçirdiler: Viking kafalarına boynuzlu miğferler gibi klişeleşmiş antik ve orta çağ Alman başlıklarını taktılar. Doepler'in opera için hazırladığı illüstrasyonlara açık kaynaklardan erişmek mümkün.

Görseller yapmak amacıyla Digitalen Sammlungen'den alınmıştır.

DOĞRU MU? YANLIŞ MI?
Galat-ı meşhur: "Vikingler boynuzlu miğfer takardı" iddiası doğru değil.