12 Eylül: Darbe döneminde söylentiler

Çağdaş Çetindemir / 11.09.2023

Türkiye demokrasisi için kara bir leke olan 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 43 yıl geçti ancak yaşananlar hafızalardan silinmedi. Toplum üzerinde travma yaratan darbenin, sosyal, siyasal, ekonomik etkileri ve gündemin baş köşesinde yeri oldu. 

Darbe, sonrasında kimisi ispatlanamadığı halde tartışılan derin devlet, dış güçler, ölü ve tutuklu sayıları ve işkence gibi başlıklarda spekülatif iddialarla, hep canlı kaldı. Tarihi bir dönüm noktası olan olay, o kadar büyük ve gerçekti ki hakkında irili ufaklı birçok rivayet üretildi. Kaotik ve puslu sokaklar, kapalı odalarda kafadan tez yazmak için müsaitti. Belirsizlik, karmaşa ve boşluğun hüküm sürdüğü ortamda, netlik, düzen ve anlam arayışı ortaya çıktı.

Darbe sürecinde ve sonrasında en çok tartışılan iddia, darbenin arkasındaki güçle ilgiliydi. Toplumda darbede bazı Batılı ülkelerin ama en çok da ABD’nin rolü olduğu inanışı yaygındı.

Bu inanış, ABD'nin istihbarat teşkilatı CIA'in Türkiye Şefi Paul Henze'nin darbeyi dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter'a "Bizim çocuklar başardı" şeklinde haber verdiği iddiası ortaya atılınca, daha da güçlendi. Henze " ... Demedim, uydurma ... " dese de iddia topluma tesir etti. İddiayla ilgili yıllar sonra yayınlanan arşiv görüntülerde Henze'nin başka bir diplomattan aktarım yaparak "Bunu Ankara'daki çocuklar yaptı" dediği görülüyordu.


Ayrıca ABD ve 12 Eylül konusunda, darbeyi gerçekleştiren orgeneral Kenan Evren'in de "ABD'nin darbeden haberi yoktu ama darbeyi 2 saat önce bildirdik"şeklinde değerlendirmesi oldu.

Solcu-sağcı çatışmalarının ve siyasi cinayetlerin yaşandığı bir süreçti. Kimileri darbenin nedenini, sağ-sol çatışmalarını sona erdirmeye ve örgütleri bastırmaya indirgiyordu. 

Ancak somut delillere dayalı nihai bir çıkarımda bulunmak zordu. Zira darbelerin arkasındaki nedenler ve aktörler karmaşıktır, tek bir açıklamayla sınırlandırılamaz. Tarihsel olayları doğru anlayabilmek için belgelendirilmiş güvenilir bilgiye, o bilgiyi destekleyen kaynağa ihtiyaç duyulur.

Ülke yönetimine el koyan Türk Silahlı Kuvvetleri'ni harekete geçiren faktörün derin devlet olduğunu düşünenler vardı. İçinde gizli güçlerin olduğuna inanılan örtülü yapının darbeyi planladığı ve konsey aracılığıyla uyguladığı iddialarına rastlanıyordu. Darbe sürecinde ölenlerin ve tutuklananların sayısıyla ilgili farklı iddialar ve tutuklananlara yönelik işkence söylemleri de dilden dile yayılıyordu. Darbe sırasında bazı askerlerin askeri üniforma yerine makine muavini kılığında sivil kıyafetli olduğu, bu yöntemin darbenin gizliliği için kullanıldığı, bu nedenle de halkın darbeyi fark edemediği ve darbenin hızlı bir şekilde gerçekleştiği bile rivayet edildi. 

Tüm bunlar ve burada yer almayan nicesi, 12 Eylül askeri darbesiyle ilgili darbeden sonra ortaya çıkan, konuşulan örnekler. Güçlü ya da zayıf bir iddia, bir rivayet ya da bir komplo teorisi olarak kabul edilebilirler. Bir kısmı gerçek ya da gerçeğe yakın olabileceği gibi, ideolojik açıdan dönemin koşullarını farklı biçimde yorumlama çabasının bir sonucu da görülebilir.

Darbe karanlıktı ve karanlıkta gerçeği görmek zordur. Bazı ortamlarda kesin bilgiye ulaşmak imkansıza yakındır. Bu gibi durumlarda 0'ı ya da 1'i aramak yerine, 0'la 1'in arasını keşfetmek gerekir.