"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının dokuzuncu duruşması başladı

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın dokuzuncu duruşması başladı.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların birinci derece yakınları izleyici olarak yer aldı.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

Duruşmada söz alan Ağaç AŞ Genel Müdürü tutuklu sanık Ali Sukas'ın avukatı Kaptan Yılmaz, CHP İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer'in, talimat doğrultusunda jandarma tarafından duruşma salonuna alınmadığını söyleyerek, CHP'li 5 vekil için böyle bir tedbir uygulama olup olmadığını sordu.

Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, tedbir kapsamında daha önce Bakırköy Cumhuriyet savcılığına müzekkere yazdıklarını belirterek, "Tedbirin şartlarını ayarlıyorlar. Biz, aleniyeti ihlal eden herhangi bir karar vermedik. Başsavcılığın takdirinde uygulama, onlara bıraktık biz." dedi.

Duruşmada daha sonra Sukas'ın başka bir avukatının beyanı alındı.

Beyanın tamamlanmasının ardından Mahkeme Başkanı Aylan, duruşma savcısı değişikliğinin önceki savcının rahatsızlanması nedeniyle olduğunu belirtti.

Ardından savunması alınan eski Şişli Belediye Başkanı sanık Muammer Keskin'e danışmanlık yaptığı iddia edilen iş insanı tutuklu sanık Altan Ertürk, elektrik mühendisi olduğunu söyledi.

Ertürk, "Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin'in danışmanlığını yaptığı dönemde, Şişli'de 3 bloktan oluşan rezidans projesi bulunan kişilerin, B ve C blokların iskan izni alma karşılığında kendisine ulaştırılmak üzere sanıklardan Cem Erdinç'e 3 milyon 500 bin dolar verip, iskan izninin çıkarıldığı" iddiasına ilişkin, şunları kaydetti:

"Gerçekte ne oldu? Cem Erdinç'in ailesi, eski ortaklarımın yakından tanıdığı bir aileydi. Cem beni bilir, siyasi kimliğimi ve çevremi tanır. 2023 yılının yaz aylarında beni aradı. Göktürk'te buluştuk. Şişli Belediyesinden üst düzey bir randevu ayarlayıp ayarlayamayacağımı sordu. Çalıştığı ilaç firmasının patronunun bir inşaat projesi olduğunu, iskan aşamasına gelindiğini ancak işlerin tıkandığını söyledi. Eğer bir randevu ayarlayıp bu sürece dahil olabilirse, patronu Nezih Barut (dosyada mağdur) ile aralarındaki soğukluğun düzeleceğini ve şirketteki pozisyonunun güçleneceğini anlattı. Ne projeden haberim vardı ne de o ortaklıktan. Başta ilgilenmedim ama Cem çok ısrar etti. Onun ısrarı üzerine bu konuyla kimin ilgilendiğini soruşturdum. Engin Polat'ın (Şişli Belediye Başkan Yardımcısı müteveffa) yetkili olduğunu öğrenince bir randevu ayarladım."

Cem Erdinç'in, kendisinin konuya pek hakim olmadığı için randevuya inşaat şirketinin genel müdürü sanıklardan İlker Aydın'la geleceğini söylediğini anlatan Ertürk, "Randevu günü üçümüz Şişli Belediyesi'nde buluştuk. İlker'i ilk orada gördüm. Onlar Engin Polat'la randevuya, toplantılarına girdiler, ben girmedim. Bu kişilerin belediyedeki görüşmeleri sonrası bana 3 milyon 500 bin dolar verilmesi gibi bir talebim olmamıştır. Adeta bir senaryo yazılmış, yan karakter olarak bize de rol vermişler. 'Bu rakam verilirse iskan verilecek.' demişim. Neden böyle bir şey söyleyeyim? Hakkımdaki aleyhe ifadelerin hepsi birbirinden çelişkili." beyanında bulundu.

Cem Erdinç'in kendisinden randevu istemesi üzerine bu eyleme dahil olduğunu dile getiren Ertürk, "Nasıl oluyor da belediyenin yönlendirdiği adam oluyorum. Olay örgüsünde benden randevu almamı isteyen kişinin Cem olduğu saklanmış. İlker Aydın ile ilk tanışmamızın o gün belediyedeki randevuda olduğu saklandı." diye konuştu.

Duruşmaya öğle arasının ardından Ertürk'ün çapraz sorgusuyla devam ediliyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

Örgütün şemasının çizildiği iddianamede, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.