"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının altıncı duruşması sona erdi

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davada, bazı sanıklar savunma yaptı.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

Bazı tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları da duruşmaya geldi.

Duruşmaya, tutuklu sanıkların sadece birinci dereceden birer yakını izleyici olarak alınırken, tutuksuz sanıkların yakınlarının salona girişine izin verilmedi.

CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş da duruşmada hazır bulundu.

Duruşma salonu çevresinde ve içerisinde, jandarma ekiplerince geniş güvenlik önlemleri alındı.

Duruşmada, iş insanı tutuklu sanık Ali Üner savunma yaptı.

Yaklaşık 10 aydır tutuklu olduğunu ifade eden Üner, iddianamede kendisi hakkında "rüşvet anlaşması yaptığı sabit" denildiğini ancak kimseye rüşvet vermediğini ve anlaşma yapmadığını savundu.

Kendisiyle ilgili varsayımsal ifadeler kullanıldığını, bu beyanların da gerçeği yansıtmadığını öne süren Üner, "Sanık Ümit Polat ifadesinde, Ali Sukas'ın benden para istediğini beyan etmiş. Ben hiçbir zaman Ümit Polat'a böyle bir beyanda bulunmadım. Kendisini tanımam da. Yalan söylüyor. Ali Sukas ile böyle bir anlaşma yapmış olsam, neden Ümit Polat'a bunu anlatayım? Bu hayatın olağan akışına aykırıdır. Ümit Polat'ın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için böyle bir şey söylediğini düşünüyorum." dedi.

Sanık Üner, suçlamaları kabul etmeyerek, tahliyesini ve beraatini istedi.

İş insanı tutuklu sanık Evren Şirolu da savunmasında, tutuklu sanık Ümit Polat'ın beyanları nedeniyle tutuklandığını belirtti.

Şirolu, "Polat'ın iddiasına göre Ali Sukas, 2024 yılı Aralık ayının son haftasında bana, 'Alacaklarını almak istiyorsan 2 milyon lira getir, sonra da git bunu dolar yap' demiş, ben de alacaklarım için 60 bin dolar getirmişim, hala da alacaklarımı almamışım. Nerede ve ne zaman bu parayı verdiğime dair ise bir bilgi yok. Ben alacaklarımın hepsini aldım. Neden kalkıp Ali Sukas'ı şikayet edeyim?" ifadelerini kullandı.

Ağaç AŞ'ye ilk kez 2022 yılında mal sattığını belirten Şirolu, "Ağaç AŞ'nin hiçbir ihalesine girmedim, bütün satışlarımı normal yoldan yaptım. Ali Sukas ile yakın bir bağım yoktur. 4 yılda 10 dakikayı geçmeyecek şekilde makamında 4-5 kere görüşmüşümdür." diye konuştu.

Tutuklu sanıklardan iş insanı Hüsnü Yüksel Tunar ise savunmasında, peyzaj işleri yaptığını, 12 yıl fidanlık işlettiğini, yurt dışından bitki getirdiğini, sonrasında daha büyük projelere yöneldiğini kaydetti.

Sanık Tunar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilk çalışmalarına 1997 yıllarında başladığını, pandemi sonrasında özel sektörde dağılma olduğunda Ağaç AŞ'de ağırlıklı bakım işleri yaptığını anlattı.

Sanıklardan Kadir Gümüş'ün kendisi hakkında 5 kez ifade verdiğini aktaran Tunar, bu ifadelerin çelişkilerle dolu olduğunu ve 2'sinin etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verildiğini dile getirdi.

Sanık Tunar, "Sanık Kadir Gümüş, tarihi belli olmayan iddiaları, miktarı belli olmayan paraları benimle gönderdiğini söylemiş. Keşke burada olsa, gözlerinin içine neden böyle söylediğini sorsam." diye konuştu.

İddianamede yer alan ihale tarihleri ile para aldığı tarihlerin birbirini tutmadığını ileri süren Tunar, kendisine verilen paraları Ertan Yıldız'a verdiği iddialarının bulunduğunu ancak Yıldız ile hiç görüşmediğini ifade etti.

Sanık Tunar, "Ali İhsan Mengir'den bir gayrimenkul aldım, ikinci bir daire için de peşinat verdim. Sonra vazgeçtim almaktan, bu paranın geri ödemesi vardı, çek aldım. Kim çek ile rüşvet alır? Bu çek ticari faaliyetimizin ispatı. Bu para bir yere aktarılır da 'somut delil bulduk' dersiniz. O tarihte bakılsın, para çekilmemiş." şeklinde konuştu.

İş insanı olduğunu ve daire alıp satabileceğini söyleyen Tunar, "Ben belediye görevlisi değilim ki. Ağaç AŞ ile yoğun şekilde bakım işlerinde çalıştım. Ne ödemelerim değişmiş ne sistemim değişmiş. Benim menfaatim ne, bu para taşımacılığından? Böyle bir durumda bir makam veya daha fazla iş beklenir. Öyle bir insan değilim. 2012 yılında aldığım evde oturuyorum halen. Siyasetle uzaktan yakından alakam yok. Siyasi menfaat beklemediğimi ifade ediyorum." dedi.

Duruşma yarına ertelenirken, şu ana kadar yargılamada toplam 8 sanık savunma yapmış oldu.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi ise "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapıldı.

Örgütün şemasının çizildiği iddianamede, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı 10 örgüt üyesinin olduğu, 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.