BM Komiseri Türk: "Müslüman karşıtı nefreti nerede görürsek görelim kınamalıyız"

Muhammet İkbal Arslan
15.03.2026
Cenevre

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, dünya genelinde Müslüman karşıtı eylemlerin arttığını belirterek, "Müslüman karşıtı nefreti nerede görürsek görelim kınamalıyız." dedi.

Türk, "15 Mart İslamofobi ile Mücadele Uluslararası Günü" dolayısıyla video mesaj yayımladı.

Bu mübarek ayı idrak eden herkesin şimdiden Ramazan Bayramı'nı kutlayan Türk, dünya genelinde giderek artan Müslüman karşıtlığı (İslamofobi) dalgası karşısında endişeli olduklarını belirtti.

Türk, son araştırmaların dünya genelinde Müslüman karşıtı taciz, ayrımcılık ve şiddetin arttığını gösterdiğine işaret ederek, "Müslüman karşıtı nefreti nerede görürsek görelim kınamalıyız." ifadesini kullandı.

Orta Doğu'da devam eden saldırıların, internette Müslüman karşıtı içeriklerin keskin şekilde artmasına yol açtığının altını çizen Türk, "Müslümanlara sokaklarda ve okullarda saldırılar düzenleniyor, camiler tahrip ediliyor ve sosyal medyada, özellikle başörtüsü takan kadın ve kız çocuklarını hedef alan nefret dolu yorumlar yayılıyor. Bazı ülkelerde Müslümanlar iş hayatında, konut, sağlık hizmetleri ve diğer hizmetlere erişimde ayrımcılığa maruz kalıyor. Bu ön yargı bazen yasalara da yerleşmiş durumda." değerlendirmesinde bulundu.

Bazı ülkelerin terörle mücadele politikalarını Müslümanları denetlemek, gözetlemek ve gözaltına almak için kötüye kullandığına işaret eden Türk, sınır ve göçmenlik yetkililerinin de Müslüman çoğunluklu ülkelerden gelen kişilere yönelik "fişleme" yaptığını söyledi.

"İslam karşıtlığının derin kökleri var"

Türk, şunları kaydetti:

"İslam karşıtlığının derin kökleri var, genellikle emperyalizm ve tarihsel dini gerilimlerle bağlantılı. Sömürgeci güçler, böl ve yönet stratejilerinin bir parçası olarak Müslümanlar ile diğer dinlere mensup insanlar arasında kasıtlı olarak korku ve güvensizlik ortamı oluşturdular. Bugün de benzer kalıplar görüyoruz. Hükümetler, politikacılar ve diğer liderler, Müslümanları insanlıktan çıkarıp toplumun tüm sorunlarının sorumlusu olarak gösterdiğinde, bazı sıradan insanların günlük yaşamlarında Müslümanlara karşı nefret ve düşmanlık ifade etme gücüne sahip hissetmeleri şaşırtıcı değildir."

Cezalandırılmadan kalan her İslam karşıtı eylemin, toplumları ve insanlığı yıprattığını vurgulayan Türk, bazı ülkelerin bu sorunla mücadele etmek için attığı adımları, özellikle nefret suçları yasalarını kabul etmelerini ve farkındalık artırma önlemlerini memnuniyetle karşıladığının altını çizdi.

Türk, bu konuda çok daha fazlasına ihtiyaç olduğunu ifade ederek, "Devletlerin, Müslümanlar dahil tüm insanları şiddet ve tacizden koruma görevi var. Bu, din temelinde yapılan istismarı ve ayrımcılığı cezalandıran ve caydıran kapsamlı yasalar çıkarmayı da içeriyor." diye konuştu.