

İslamiyet'i tercih ettikten sonra Tokyo'dan İstanbul'a gelip Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü'nde eğitim alan Şule Shinku Shirakawa, mikro art tekniğiyle Japon ve Türk-İslam sanatının temel taşlarından Selçuklu motiflerini bir araya getirerek özgün çalışmalar üretiyor.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Öğretim Görevlisi Murat Uçar ile Japon öğrenci Şule Shinku Shirakawa, Japon geleneksel motifleri ile Selçuklu geometrisini mikro art tekniğiyle, başta dolmakalemler olmak üzere çeşitli nesnelere işliyor.
Shirakawa, Japon estetiğinin çizgileri ile Selçuklu'nun sonsuzluk fikrini taşıyan geometrik düzenini aynı eserde buluşturuyor.
Türkiye'deki akademik yolculuğunu "hayatının dönüm noktası" olarak nitelendiren 27 yaşındaki Shirakawa, özellikle sabır, zarafet ve ustalığın iç içe geçtiği Türk sanatkarlarının yaklaşımından ilham aldığını söylüyor.
İstanbul Fatih'te eğitim aldığı ve sergiye hazırlandığı atölyede AA muhabirine konuşan Shirakawa, İslamiyet'i tercih etme sürecini, Türk geleneksel sanatlarına ilgisini ve çalışmalarını anlattı.
Müslüman olduktan sonra Şule ismini de kullanan Shirakawa, "İki sene önce bir boşluk içerisinde kaldım. Dini olarak bir yere bağlı olmak istedim. O arayış içerisinde Hindistan'a gittim. Hindistan'da birçok dine merak saldım ve birçok dinin detaylarını öğrenmeye çalıştım. Bunların arasında kendime çok yakın hissettiğim İslam'ı seçtim. Ailem de bu konuda kararıma saygılı oldu." diye konuştu.
Tokyo Camisi ve Türk Kültür Merkezi'nden etkilendi
Shirakawa, Japonya'da Türk hükümetinin katkılarıyla inşa edilen Tokyo Camisi ve Türk Kültür Merkezi'nden çok etkilendiğini, burayı ziyaret ettikten sonra Türk-İslam sanatlarına ilgi duymaya başladığını ve Türkiye'ye gelmek istediğini belirtti.
Tokyo'dan İstanbul'daki Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'ne Erasmus öğrencisi olarak geldiğini anlatan Shirakawa, "Tokyo Üniversitesi'nde Güzel Sanatlar okuyordum. Türkiye ve Türk geleneksel sanatlarını öğrenmek istedim, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'ne kayıt yaptırdım. Orada okumaya başladım. Bir dini seçtiğim zaman o dinin bütün detaylarını öğrenmek ve sonra onu kendine has özellikli sanatına da profesyonel bir ilerleme kaydetmem gerektiğini düşündüğüm için buna çok ciddi bir şekilde dört elle sarıldım. Türk ve İslam sanatını Türkiye'de öğreniyorum." dedi.
Shirakawa, Türk-Japon dostluğunu anlatan eserlerin de yer aldığı sergi çalışmalarına ilişkin şunları kaydetti:
"Hem Japon hem de Selçuklu geometrik desenleri, mikro art sanatıyla dolmakaleme işliyorum. Aynı zamanda bir camiyi resmetmek istiyorum. Bütün camiler o kadar güzel ki... Ama Sultanahmet ve Ayasofya camilerini eserlerime resmetmeyi çok isterim. İstanbul Sultanahmet'te de sergi açma hedefim var. İstanbul'da gelecekte çok yaşamak isterim. İslam memleketinde yaşamak istiyorum. Japonya'da şu an Müslümanlık gittikçe artıyor. Birçok insan Müslümanlığı kabul ediyor. Japonya'daki cami popülasyonunu artırmak gibi planlarım var. Camilerimiz çok az, bunun üzerine çalışmak istiyorum. Çok mutluyum çok gururluyum. İslam'ı çok seviyorum. İnşallah buradan da güzel bir şekilde devam edeceğim."
Sanatıyla tüketim toplumuna mesaj veriyor
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Öğretim Görevlisi Murat Uçar ise Tokyo Üniversitesi'nden gelen Shirakawa'nın, kendisinden bilgisayar destekli tasarım dersi aldığını söyledi.
Shirakawa'nın kendisinin öğrenmek istediği desenleri Japon geometrik desenlere benzettiğini aktaran Uçar, "Selçuklu desenleriyle geleneksel Japon geometrik desenlerini birleştirip, oradaki oryantalist hareketlerle bizim buradaki geleneksel Selçuklu desenlerimizden ortak tasarımlar yapıp bunları hayata geçirmeye başladık. Bu da bir sonraki çerçevede sergi projesine dönüştü." dedi.
Uçar, sergi çalışmasında Türk-Japon dostluğunun da vurgulanacağını ifade eden Uçar, şunları söyledi:
"Amacımız, oradaki sanatla buranın bir sentezi oluşturabileceğimiz güzel bir hikaye yazabilmek. Şule minyatür eğitimi alıyor. Aynı zamanda geleneksel Selçuk Sanatları Bölümü'nden motifler ve desenlerle ilgili bilgi alıyor. Şimdi sanatsal saatler, kalemler, mücevherler üzerine benim yapmış olduğum eserlerden esinlenerek kendisi de başka bir hikaye yazmaya çalışıyor. Japonlar için kalemler çok önemli. Kalem, onların çok kutsal saydıkları bir şey. Bir de Şule'nin özellikle kalemlerle ilgili başka bir misyonu var. Her şeyin çok çabuk tüketildiği bir dünyada bir kalemin öneminin çok fazla olduğunu düşündüğü için kalemler üzerine çalışmayı çok istiyor."