Yaptırımlar ve savaş, İsrail ekonomisini nasıl etkiledi?

Şule Özkan
30.01.2026
Ankara

İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü savaş ve yaptırımlar, boykotlar ve artan askeri harcamalar, ülke ekonomisinde büyümenin yavaşladığı, işletmelerin kapandığı ve toplumda “yeni yoksul” bir kesimin ortaya çıktığı çok boyutlu bir kırılmaya yol açtı.

Daha fazlası için Instagram’dan takip edin


AA Ayrımcılık Hattı, İsrail merkezli haber kaynaklarında yer alan verileri derleyerek, Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından ekonomide yaşanan değişimi mercek altına aldı.

İsrail’de savaşın ardından uygulamaya konulan yaptırımlar, askıya alınan ticaret anlaşmaları ve genişleyen boykot çağrıları, ekonomideki belirsizliği artırdı.

Özellikle gıda, enerji ve barınma maliyetlerinde kısa sürede yaşanan artış, hane halkının alım gücünü ciddi biçimde düşürürken, yüksek teknoloji sektöründe sermaye çıkışları hızlanırken, yabancı kredilere bağımlılığın artması ekonomiye ek bir yük getirdi.

Uluslararası Para Fonu (IMF), savaş sonrası 2024 yılında kişi başına düşen GSYİH ve işletme üretiminde düşüşlerin yaşandığı durgun bir büyüme döneminin ardından, İsrail ekonomisi için 2025 ve 2026 yıllarına ilişkin beklentilerini aşağı yönlü revize etti. IMF, toparlanma beklentilerine rağmen, önümüzdeki iki yıl için daha karamsar bir görünüm sundu.

"İsrail’de 46 bin işletme kapandı veya iflas etti"

İsrail’de yaklaşık 300 bin yedek askerin silah altına alınması, sivil iş gücünde ciddi bir boşluk yarattı. Sanayi ve hizmet sektörlerinde üretim yavaşladı; özellikle yüksek teknoloji sektöründe birçok proje askıya alındı ya da ertelendi.

Maariv gazetesinin Haziran 2025’te aktardığı bir rapora göre, savaşın başladığı Ekim 2023’ten bu yana 46 binden fazla işletme faaliyetlerini durdurdu veya iflas etti. Raporda, küçük ve orta ölçekli işletmelerin krizden en ağır etkilenen kesim olduğu vurgulandı.

Calcalist’te yayımlanan habere göre ise konut satışları son bir yıl içinde yüzde 47 oranında geriledi ve satılamayan konut sayısı rekor seviyelere ulaştı. Müteahhitlerin, artan maliyetler ve düşen talep nedeniyle stoklarını eritmekte zorlandığı kaydedildi.

Savaşın İsrail bütçesine doğrudan maliyeti 76,3 milyar dolara ulaşırken, artan askeri harcamaların bütçe açığını büyüttüğü ve sosyal harcamalar üzerinde baskı oluşturduğu ifade ediliyor.

"Yeni yoksullar"

Toplumsal etkilere dair veriler, İsrail merkezli yardım kuruluşu Latet tarafından yayımlanan raporda yer aldı. 8 Aralık 2025 tarihli rapora göre, İsrail’de her dört aileden biri gıda güvensizliği yaşıyor. Yardım alan ailelerdeki çocukların yaklaşık üçte biri düzenli ve yeterli beslenemiyor.

Yardım alanların dörtte biri, Gazze savaşının başlamasının ardından son iki yılda gıda yardımına bağımlı hale gelen ve “yeni yoksullar” olarak tanımlanan kişilerden oluşuyor.

Raporda ayrıca, yardım alan ailelerin yüzde 67’sinin çocukları için ders kitapları dahil temel okul malzemelerini sağlayamadığı, yüzde 84’ünün ise maliyetler nedeniyle çocuklarının okul etkinliklerine ve gezilerine katılımını engellemek zorunda kaldığı kaydedildi.

"Savaşın hane başına maliyeti 111 bin şekeli aştı"

İsrail’in önde gelen finans gazetesi The Marker, 5 Ekim 2025 tarihli haberinde, savaşın hane başına ortalama maliyetinin 111 bin şekeli aştığını yazdı. Haberde, İsrail Merkez Bankası’nın değerlendirmelerine yer verilerek, savaşın 2026 başlarında sona ermesi durumunda ekonominin uzun vadeli büyüme patikasına dönebileceği, ancak bu sürecin yavaş olacağı ifade edildi.

Taub Merkezi tarafından hazırlanan “2025 Ulusal Durum Raporu”, İsrail ekonomisinin 2026 yılına “son derece hassas bir noktada” girdiğini ortaya koydu. Raporda, hızlı büyüme yoluna dönülememesi halinde kamu yatırımlarının da zarar görebileceği uyarısı yapıldı. İsrail hükümeti Gazze’deki savaşı finanse etmek için 2023 bütçesini 23 milyar şekel, 2024 bütçesini ise 107 milyar şekel artırdı. 2025’te ise Knesset, daha sonra 31 milyar şekel artırılan 136 milyar şekillik savunma bütçesini onayladı.

12 Temmuz 2024’te The Marker’da yayımlanan bir başka haberde, İsraillilerin yaklaşık yüzde 40’ının ülkeyi terk etmeyi düşündüğü ifade edildi. Özellikle eğitimli orta sınıf ve teknoloji sektöründe çalışan nitelikli iş gücünün göçe yönelmesinin, yüksek teknoloji sektörünü zayıflattığı vurgulandı.

“Zombi ekonomi” benzetmesi

ABD merkezli çip üreticisi Intel, İsrail’de planladığı 25 milyar dolarlık yeni fabrika yatırımını askıya aldı. Karar, yatırımcı güvenindeki zayıflamanın önemli bir göstergesi olarak değerlendirildi.

İsrail şirketlerinin temsilcileriyle yapılması planlanan çok sayıda uluslararası toplantı iptal edildi; gerçekleşen görüşmeler ise ev sahiplerinin talebiyle gizli yapıldı. İsrailli ihracatçılar ve ithalatçılar, ülkenin ticaret ilişkilerinde ciddi ve endişe verici bir bozulma yaşandığını bildirdi.

İsrailli ekonomist Shir Hever, mevcut tabloyu “zombi ekonomi” olarak tanımlayarak, İsrail ekonomisinin devasa askeri harcamalar, dış krediler ve siyasi inkar mekanizmalarıyla ayakta tutulmaya çalışıldığını belirtti. Hever, savaşın uzaması ve uluslararası baskıların artması halinde, İsrail ekonomisinin toparlanmasının daha da zorlaşacağı uyarısında bulundu.