

ABD ile İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik düzenlediği saldırıda, Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki bir kız ilkokulu hedef alındı. Saldırıda 153 öğrenci ve öğretmenin hayatını kaybettiği açıklandı. Yerleşim yerleriyle birlikte eğitim kurumlarının da vurulması, İsrail’in daha önce Filistin toprakları ve Lübnan’da gerçekleştirdiği benzer saldırıları yeniden gündeme getirdi.
İran’daki saldırı, sivil alanların ve özellikle okulların hedef alınması nedeniyle uluslararası hukuk ihlali tartışmalarını da beraberinde getirdi. Bu olay, İsrail’in geçmişteki benzer saldırılarının son halkası olarak değerlendiriliyor.
Gazze ve işgal altındaki Filistin toprakları
İsrail, özellikle Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye yönelik yoğun saldırılar düzenledi. Bu süreçte okullar, yerinden edilmiş sivillerin sığındığı alanlar ve çocukların bulunduğu yapılar sık sık hedef oldu.
Benzer saldırılar daha önce de yaşandı. Temmuz 2014’te Gazze’de sivillerin sığındığı bir okul vurulmuş, çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan onlarca kişi hayatını kaybetmişti. İsrail yönetimi hedefin roket atılan bölgeler olduğunu savunmuş, dönemin BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun saldırıyı “korkunç” olarak nitelendirmişti. Ancak aradan geçen yıllara rağmen saldırıyla ilgili somut bir yargı süreci işletilmedi.
Kasım 2023’te Gazze’nin kuzeyindeki el-Burak Okulu’na düzenlenen saldırıda 50’den fazla sivil yaşamını yitirdi. İsrail ordusu, Hamas komutanlarından Ahmed Siam’ın okulda bulunduğunu iddia etti.
Ağustos 2024’te Gazze’nin doğusundaki el-Tabin Okulu’na düzenlenen saldırıda ise 100’den fazla sivil hayatını kaybetti. Saldırıda GBU-39 tipi mühimmat kullanıldığı iddiaları gündeme geldi. İsrail bu iddiayı reddetti ancak enkaz alanındaki bulgular tartışmaları sürdürdü. Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı Genel Müdürü Dr. Münir el-Burş, aşırı ısı ve basınç nedeniyle bazı cenazelerin tamamen yok olduğunu ifade etti.
Temmuz ayında Gazze’de dört gün üst üste okullar hedef alındı. Nuseyrat’taki UNRWA’ya ait bir okul, kuzeyde yerinden edilmiş sivillerin sığındığı “Kutsal Aile” Okulu ve yine Nuseyrat’taki başka bir UNRWA okulu saldırılara maruz kaldı. Bu saldırılarda en az 50 Filistinlinin öldüğü, 50 kişinin de yaralandığı açıklandı.
Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Lübnan
Saldırılar yalnızca Gazze ile sınırlı kalmadı. İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te okullar, bombalı saldırılardan ziyade yasa dışı yerleşimcilerin baskınları, fiziksel tahribat ve yağmalamalarla hedef alındı.
Resmi verilere göre, saldırılar sonucunda zarar gören ya da kullanılamaz hale gelen okulların oranı yüzde 90’ı aştı.
İsrail, Hizbullah hedeflerini vurduğu gerekçesiyle Lübnan’da da eğitim kurumlarını hedef aldı. Ekim 2023’teki bombardımanlarda 100’den fazla okulun zarar gördüğü bildirildi. İsrail ordusu, 19 Ekim 2024’te sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, Lübnan’daki bir okul ve caminin 100 tondan fazla patlayıcı kullanılarak vurulduğunu ve hedefin Hizbullah unsurları olduğunu savundu.
Son saldırı: İran
28 Şubat’ta İran’ın Minab kentindeki kız ilkokuluna ABD ile birlikte düzenlenen saldırı, eğitim kurumlarının çatışmalarda hedef alınması tartışmasını yeniden alevlendirdi.
İsrail, özellikle okulları sistematik biçimde hedef almakla; çatışma bölgelerinde eğitim altyapısını çökertmek, demografik yapıyı değiştirmek ve gelecek nesillere aktarılacak toplumsal hafızayı zayıflatmakla suçlanıyor. Eğitim kurumlarının korunmasına ilişkin uluslararası hukuk hükümlerine rağmen, son yıllarda bölgedeki okulların çatışmaların merkezinde yer almaya devam ettiği görülüyor.