Siber zorbalıkta aile temelli müdahaleler en güçlü koruyucu faktör

Mine Yıldırım
24.02.2026
Sakarya

"Tedavi ve önleyici çalışmalarda en önemli rolün ailelere düştüğünü görüyoruz. Müdahale çalışmalarında, okul temelli uygulamalar da dahil aile ve ebeveyn odaklı yaklaşımlar, en güçlü koruyucu faktörler arasında yer alıyor."

Daha fazlası için Instagram’dan takip edin

Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Enes Sarıgedik, siber zorbalığın ergenlik döneminde artış gösterdiğini, tedavi ile önleyici faaliyetlerde en güçlü faktörün aileler olduğunu belirtti.

Anadolu Ajansının (AA) "Küçük Yaş, Büyük Suç" başlıklı dosya haberinin son bölümünde Doç. Dr. Enes Sarıgedik'in ergenlik döneminde artan siber zorbalığın önlenmesi konusundaki görüş ve önerilerine yer verildi.

Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli Doç. Dr. Sarıgedik, AA muhabirine, Kovid-19 salgını sonrası teknolojik gelişmelerin artmasıyla siber zorbalıkta artış görüldüğünü, geleneksel akran zorbalığının buz dağının görünen, siber zorbalığın ise görünmeyen kısmı olduğunu söyledi.

Geleneksel akran zorbalığının fiziksel ya da sosyal farklılıkları kapsadığını ve belirli ortamda geliştiğini belirten Sarıgedik, siber zorbalığın ise teknolojinin olduğu her yerde 7/24 hayatın içerisinde olduğunu kaydetti.

Sarıgedik, araştırmalara göre "zorba profili"nin erkeklerde daha yüksek olduğunu dile getirerek, "Empati düzeylerinin daha düşük olduğunu ve akran çevrelerinde çok kabul görmeyen gruplar içerisinde olduklarını görüyoruz. Bu çocukların özellikle ileriye dönük madde kullanım bozuklukları taşıma, 'çeteleşme' ya da bir gruba dahil olma ihtimallerinin, belki akranlarını korkutmak amacıyla çakı, bıçak gibi şeyleri daha fazla taşıma eyleminde olduğunu görüyoruz." diye konuştu.

Mağdur tarafın daha çok kız ergenlerden oluştuğunu belirten Sarıgedik, siber zorbalığın ergenlik döneminde artış gösterdiğini anlattı.

Sarıgedik, Türkiye'deki ve yurt dışındaki oranların benzer olduğuna dikkati çekerek, "Tedavi ve önleyici çalışmalarda en önemli rolün ailelere düştüğünü görüyoruz. Müdahale çalışmalarında, okul temelli uygulamalar da dahil aile ve ebeveyn odaklı yaklaşımlar, en güçlü koruyucu faktörler arasında yer alıyor." dedi.

"Aileler çocuklara teknolojik alet vermeden 'anlaşma' yapmalı"

Ailelerin çocuklara teknolojik alet vermeden "anlaşma" yapmaları gerektiğini vurgulayan Sarıgedik, şöyle devam etti:

"Olumlu ebeveynlik göstermeleri, ebeveyn kontrolü ve davranışlarının belirlenmesi çok önemli. Bir teknolojik alet almadan önce (aile ile çocuk arasında) sözleşme yapılmalı, bu sözleşmeyle çocuğun teknolojik aletini hafta içi ve hafta sonu nasıl kullanacağı, ebeveyn denetimlerinin ne kadar olacağı belirlenmeli. Tamamen sınırsız teknoloji kullanımı da değil, tamamen baskılayıcı 'Hemen telefonunu ver, bunu yapamazsın.' gibi de değil. Bu noktada arada ebeveynlik ve kuralcılık geliştirmek önemli. Bunun teknolojik aleti almadan önce yapılması lazım, aldıktan sonra kural koymak çok zor oluyor."

Sarıgedik, siber zorbalıkla karşılaşan çocukların tutumuna değinerek, "Çocuklarımız bu durumla karşılaştıklarında sessiz kalmayı, aileye söylememeyi, kendi başlarına çözmeyi amaçlıyor. Bu da maalesef mağduriyeti daha da artırıyor hatta siber olarak başlayan zorbalığın fiziksel zorbalığa, bazen fiziksel ve cinsel istismara dönüşmesine sebebiyet verebiliyor. Aile bağlarının olumlu ve güçlü olması, bizim için çok koruyucu. Böyle bir durumla karşılaştığında aileden birine söylediğinde yargılanmayacağına, destekleneceğine inanması, zorbalığın ve mağduriyetlerin önüne geçiyor." ifadelerini kullandı.

Böyle bir durumla karşılaşıldığında ailelere yapılması gerekenlerle ilgili öneride bulunan Sarıgedik, kısıtlayıcı olmak yerine çocukla iletişim kurulması, suç unsurlarıyla ilgili savcılıklara başvurulması, çocuğun ruhsal durumunda değişiklik varsa uzman desteği alınması gerektiğini kaydetti.

Doç. Dr. Sarıgedik, siber zorbalık geliştiren çocukların yaklaşık 3 kat geleneksel akran zorbalığı geliştirdiğini bildiklerini, silah ve çakı taşıma, madde kullanımına yönelme durumları bulunduğu için de çeteler için ya da çocukları kötüye kullanmaya çalışan insanlar açısından cezbedici grubu oluşturduğunu anlatarak, bu profilleri tanımanın, erken tespit etmenin ve çocukları koruma altına almanın önemli olduğunu sözlerine ekledi.