İsrail askerlerinin karıştığı onlarca yağmaya rağmen yalnızca bir askere dava açıldı

Halil İbrahim Medet
19.02.2026
İstanbul

Toplanan onlarca belgeye rağmen İsrail ordusunu kendi askelerine dava açmaktan kaçınıyor.

Daha fazlası için Instagram’dan takip edin

İsrail askerlerinin yaptığı yağma olaylarına ilişkin çok sayıda görüntü ve kanıt bulunmasına rağmen yalnızca bir İsrail askerine dava açıldığı ortaya çıktı.

İsrail’in Haaretz gazetesinin haberine göre, Gazze ve Lübnan’daki kara operasyonları sırasında askerlerin bölge halkına ait mülklere zarar verdiğini ve yağma yaptığını gösteren sosyal medya görüntülerine rağmen sadece bir olay iddianameye dönüştü. 

Onlarca belgeli vakaya rağmen sadece bir olayın davaya dönüşmesine karşın İsrail ordusu, sivillere ait mülklere zarar verilmesi ve yağma eylemlerine karşı "sıfır tolerans” politikası uyguladığını savundu.

Haberde, söz konusu davanın delil yetersizliği ve soruşturma hataları gerekçesiyle pazarlık anlaşmasıyla sonuçlandığı, askeri mahkemenin yedek askeri 60 gün hapis ve 30 gün ek askeri kamu hizmeti cezasına çarptırdığı belirtildi.

İddianameye göre, 2024 yazında Gazze’nin güneyindeki Refah kentinde bir eve giren askeri birlikte görevli yedek asker, evde bulduğu çantadaki parayı alarak kişisel eşyaları arasına koydu. Aynı askerin daha sonra banka hesabına para yatırmaya çalıştığı, yaklaşık 5 bin şekelin sahte olduğunun anlaşılması üzerine bankanın durumu polise bildirdiği ve soruşturmanın bu şekilde başlatıldığı kaydedildi.

Haaretz’in elde ettiği verilere göre, 2024 yılında askerlerin yağma veya vandalizm yaptığı şüphesiyle en az 6 ayrı ceza soruşturması açıldı ancak bunların hiçbiri iddianameyle sonuçlanmadı. Bilgi edinme başvurusu yoluyla elde edilen belgelerde bazı olayların mühimmat, Kalaşnikof tüfekleri ve tabancaların çalınmasıyla ilgili olduğu, bazı vakalarda motosikletlerin ve Gazze’den alınan elektrikli eşyaların İsrail’de satıldığının tespit edildiği ifade edildi.

Haberde ayrıca askeri savcılığın, Ramallah yakınlarındaki Nabi Salih Camisi’nde Kur’an-ı Kerim nüshalarına zarar verilmesi, Gazze’de bir hastanede tıbbi ekipmanların tahrip edilmesi ve dini eşyaların yağmalanması gibi olayları da incelediği aktarıldı. Buna rağmen bazı askerlerin bu eylemleri kayda almasına karşın haklarında disiplin veya ceza işlemi uygulanmadığı kaydedildi.