'Tekno-feodalizm' (digital feudalism), ekonomist Yanis Varoufakis'in modern ekonomik ve toplumsal düzeni tanımlarken ortaya attığı bir terim. Bu kavram, güç, veri ve servetin az sayıdaki büyük teknoloji şirketinin elinde yoğunlaştığı, bu yönüyle Orta Çağ'ın hiyerarşik feodal yapısını dijital çağda anımsatan bir düzeni ifade ediyor. Bu yaklaşıma göre Google, Amazon ve Facebook gibi teknoloji devleri, sahip oldukları geniş veri havuzları ve dijital altyapı üzerindeki hakimiyetleriyle, feodal düzendeki lordlara benzer bir tahakküm uygulamayı amaçlıyor.
Merkezileşme, rant odaklı işleyiş ve emek güvencelerinin aşınması gibi unsurlarla tanımlanan 'tekno-feodalizm' paradigması, kullanıcıların 'dijital köleler' olarak görülmesi üzerine kurulu. Kullanıcılar ücretsiz hizmetlerden faydalanırken kişisel verilerini ve davranış biçimlerini sisteme aktarıyor, ancak karşılığında sınırlı bir koruma ya da cüzzi bir ekonomik fayda elde edebiliyor. Bu düzenin, sınıfsal ayrımları derinleştirirken teknoloji devlerinin tekelci uygulamaları karşısında küçük şirketlerin pazara erişimini ya da tutunmasını zorlaştırdığı belirtiliyor.
Kapsamlı gözetim ve veri sömürüsüne dayalı uygulamalar yalnızca bireysel mahremiyeti ihlal etmiyor aynı zamanda sistematik eşitsizlikleri de derinleştiriyor. Bu yönüyle 'tekno-feodalizm,' feodal toplumlarda görülen sömürü ilişkileriyle güçlü benzerlikler taşıyor. Kavramın giderek daha tartışılması ise teknoloji sektöründe düzenleyici adımların atılması ve kapsamlı reform ihtiyacının gündeme gelmesine yol açıyor. Dünya genelinde hükümetler, büyük teknoloji şirketlerinin tekelci eğilimlerini ve faaliyetlerinin daha geniş sosyoekonomik etkilerini daha yakınan mercek altına almaya başlıyor.
'Tekno-feodalizm' kuramı, teknoloji sektöründeki etik sorunların daha kapsamlı biçimde ele alınması ve olası düzenleme ve reform hareketlerine referans noktası oluşturması açısından da önem arzediyor.