Kriz anlarında sosyal medya nasıl kullanılmalı?

Meltem Sarsılmaz Önder / 11.03.2026
İstanbul

Savaş, çatışma ve doğal afet gibi kriz dönemlerinde sosyal medya platformları daha yoğun kullanılıyor. Bilgiye hızlı bir şekilde ulaşmak isteyen kullanıcılar yoğun akış esnasında karşılarına çıkan içerikleri sorgulamadan doğru kabul edebiliyor. Bu da özellikle kritik dönemlerde yanlış bilginin daha hızlı dolaşıma sokulup paylaşılmasına yol açıyor.

AA Teyit Hattı kriz dönemlerinde sosyal medya platformlarının nasıl kullanılması gerektiği konusunu Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nesrin Akıncı Çötok ile konuştu.


Bilginin Doğrusu Cebinizde:

Yanıltıcı içerikler her yerde! Sosyal medyada önünüze düşen dezenformatif haberlerin doğruları her gün telefonunuza gelsin isterseniz, bağlantıya tıklayın: Teyit Hattı’nın WhatsApp kanalına katılın.

"Sosyal medya bu dönemlerde bilgi kirliliği açısından en yoğun seviyeye ulaşır"

Prof. Dr. Nesrin Akıncı Çötok, kriz, çatışma ve çalkantılı dönemlerde bilgi edinme yolu olarak sosyal medyanın her zamankinden daha fazla tercih edildiğini ifade etti. Çötok, "Hızlı ve yoğun üretilen haber ve içerikleri tüketmek pratik olarak da kullanıcılara çekici görünür. Kriz ve çatışma dönemleri doğası gereği belirsizlik taşır, gerilim ve stresi tetikler, tedirginlik yaratır, ekonomik süreçler etkilenir. Bu durumlar sebebiyle de sosyal medya, bu dönemlerde bilgi kirliliği açısından en yoğun seviyesine ulaşır." dedi. 

Sosyal medya platformlarındaki birçok içeriğin doğruluğu kanıtlanmadan ve sorgulanmadan çoğu zaman stratejik amaçlı ve 'bilgi görünümlü kişisel yorumlara' dayalı olarak üretildiğinin altını çizen Çötok, "Sosyal medyadan edinilen bilginin yorumdan ayırt edilmesi ve kaynağının sorgulanması önceliklidir. Karşılaşılan içeriğin gerçek mi, kurgu mu, yorum mu ayrımı hesaba katılmalı, kaynağın resmi kurumdan olup olmadığına bakılmalı, yine hesabın sahte hesap olup olmadığının kontrolü yapılmalıdır." ifadelerini kullandı. 

Algoritmalar yanlış bilginin yayılımını artırabilir

Sosyal medya platformlarının büyük bir ekonomik döngünün parçası olduğuna, algoritmaların ise etkileşimi artırmak adına hızlı ve en çok dikkat çeken içerikleri sunduğuna dikkat çeken Çötok, algoritmaların kullanıcıya ilk anda dikkatini çeken içerikleri sunmasının yanlış bilgiyi güçlendirdiğini belirtti. "Siz yanlış bilgiyle etkileşime girdikçe benzer içerikler karşınıza çıkmaya devam edecektir ve kullanıcı olarak büyük bir yanılgıya düşebilirsiniz." dedi.

Kullanıcıların sosyal medya uygulamalarının hızlılık ve dikkat çekme özelliklerine karşı temkinli olması konusunda uyarılarda bulunan Çötok, bot ve trol hesaplara, tık tuzaklarına, yapay zeka araçları kullanılarak oluşturulan içeriklere karşı da dikkatli olunması gerektiğini söyledi. 

Kullanıcıların dijital sorumlulukları var

Kullanıcıların da  dijital sorumlulukları olduğunu söyleyen Çötok, öncelikle paylaşım yapmadan içeriğin doğruluğundan emin olmak için acele edilmemesi gerektiğini belirtti. "İçeriğin dezenformasyon olup olmadığının teyidi yapılmalıdır. Söylenti şeklinde olan ve henüz kesinlik taşımayan içerikler paylaşılmamalıdır. Çünkü böyle bir içerik bilgi kirliliğinin tetikleyicisidir. Sosyal medya kullanırken dezenformatif bir içerik yakalandığında onun yanlış olduğuna dair altına yorum yapmak veya alıntılamak algoritmayı besler. Bu durum o içeriğin yayılmasını kolaylaştırır. Bu nedenle yanlış bilgi içeren yer, sadece ilgili platformu rapor et/bildir şeklinde şikayet edilmelidir." diyen Çötok, halkı yanıltıcı bilgileri yaymak, özellikle deprem, savaş veya kriz dönemlerinde dezenformasyon içerikli paylaşımlar yapmak hukuki açıdan da suç kapsamında olduğunun altını çizdi. 

Bilinçli birer medya okuryazarı olma amacı içinde sosyal medya platformlarının manipülasyona açık olduğunun unutulmaması gerektiğini söyleyen Çötok, resmi kurumlardan güvenilirliği teyit edilmemiş haber ve bilgiye şüpheyle yaklaşılması gerektiğini belirtti.  

Teyit platformlarının önemini vurgulayan Çötok, "Teyit platformlarının amacı iddianın veya ortaya atılan bilgilerin analizini yapmaktır ve bu analiz dezenformasyonu ortadan kaldırmada son derece etkilidir." dedi.