Epstein Davası: Palantir, Ehud Barak ve Gazze'nin 'dijital ikizi'

Ayşenur Cevahiroğlu / 04.02.2026
İstanbul

ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar suçlamasıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunduğu açıklanan Jeffrey Epstein dosyasına ilişkin 3 milyondan fazla yeni belgenin kamuoyuyla paylaşıldığını açıkladı.


Bilginin Doğrusu Cebinizde:

Yanıltıcı içerikler her yerde! Sosyal medyada önünüze düşen dezenformatif haberlerin doğruları her gün telefonunuza gelsin isterseniz, bağlantıya tıklayın: Teyit Hattı’nın WhatsApp kanalına katılın.

Blanche, düzenlediği basın toplantısında, Epstein soruşturması kapsamında 3 milyondan fazla yeni belgeyle birlikte 2 bin video ve yaklaşık 180 bin görselin yayımlanarak erişime açıldığını söyledi. Son paylaşımla birlikte, ilgili yasa çerçevesinde toplamda 3,5 milyon belgenin kamuoyuna açıklanmış olduğunu belirtti.

Kamuoyuna açıklanan dava dosyaları, Epstein'ın temas kurduğu çevrenin genişliğini ortaya koydu. Belgelerde, siyaset, iş ve sanat dünyasından çok sayıda kişiye ait yazılı ve görsel materyaller yer aldı.

Epstein dosyası: Ehud Barak detayı

ABD Adalet Bakanlığı'nın internet sitesinde eski İsrail Başbakanı Ehud Barak ismiyle yapılan anahtar kelime aramasında 4 bin 16 sonuca ulaşıldı.

Belgeler arasında yer alan bir ses kaydında, Jeffrey Epstein'ın Barak'a teknoloji şirketi Palantir ile çalışmayı önerdiği duyuluyor. Şubat 2013'te gerçekleştiği sonucuna ulaşılan ve iki isim arasındaki görüşmeyi içeren kayıtta Epstein'ın, 'bakılması gereken iki siber şirket' bulunduğunu dile getirdiği, teknoloji ve veri analizi alanındaki şirketler konusunda yönlendirmelerde bulunduğu duyuluyor.

Ehud Barak, 2012 yılında aktif siyaseti bıraktığını açıklamıştı. Tartışmalı ses kaydının ise Barak'ın bu kararının hemen sonrasına, 2013 yılına ait olduğu değerlendiriliyor.

Palantir'in ise Tel Aviv ofisini 2015 yılında açtığı biliniyor. Kamuoyuna açıklanan dosyalarda yer alan bir e-posta trafiği ise Barak ile Palantir'in kurucusu Peter Thiel'in 2017 yılında Tel Aviv'de bir araya gelmeyi planladıklarını gösteriyor. 

Peter Thiel Kimdir?

Ehud Barak gibi Peter Thiel'in ismi de açıklanan dosyalarda 2 bin 274 defa yer alıyor. Thiel, PayPal, Palantir Technologies ve Founders Fund’ın kurucu ortakları arasında yer alıyor. Thiel, 2003 yılında ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) destekli büyük veri şirketi Palantir Technologies'i kurdu.

Ağustos 2004'te Facebook'un yüzde 10,2 hissesini 500 bin dolara satın alan Thiel, şirketin ilk dış yatırımcısıydı. Thiel, Facebook'taki hisselerinin büyük bölümünü 2012 yılında 1 milyar doların üzerinde bir bedel, yani 200 kat karla elden çıkardı.

Thiel, ABD siyasetinde Cumhuriyetçi adaylara yaptığı yüksek tutarlı bağışlarla da dikkat çekiyor. 2022 seçim sürecinde Cumhuriyetçi adayların en büyük bağışçıları arasında yer alan Thiel'in, 2022 yılının Kasım ayında toplam 32 milyon dolarlık bağış yaptığı belirtildi. Destek verdiği isimler arasında, daha sonra ABD Başkan Yardımcılığı görevine gelen JD Vance da bulunuyor.

Tartışmalı teknoloji şirketi: "Palantir"

Dünyanın en gelişmiş veri madenciliği şirketlerinden biri olarak gösterilen Palantir Technologies, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi Immigration and Customs Enforcement (ICE) ile uzun yıllardır iş birliği yürütüyor. Bu kapsamda şirket, yapay zeka ve veri madenciliği teknolojilerini kullanarak şüpheli göçmen statüsündeki kişilerin tespit edilmesi, izlenmesi ve sınır dışı edilmesine yönelik uygulamalar geliştiriyor.

Palantir'in 2025 yılında ICE ile imzaladığı 30 milyon dolarlık anlaşma kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Anlaşma kapsamında geliştirilen "ImmigrationOS" adlı yazılımın, büyük ölçekli veri analizi, algoritmik modelleme ve yapay zeka araçlarıyla ICE'ın göçmenlik süreçlerinde hedef belirleme, vaka takibi ve sınır dışı işlemlerini hızlandırmak amacıyla kullanılması öngörülüyor. Sistemin, vize süresi dolan kişilerin takibini yapmasının yanı sıra, göçmenlerin yaşam koşullarını kısıtlayarak ülkeden ayrılmaya zorlandığı "kendi kendine sınır dışı edilme" (self-deportation) süreçlerinin yönetiminde de rol oynaması hedefleniyor.

Öte yandan Palantir, ICE ile yürüttüğü iş birliği nedeniyle sıkça eleştiriliyor. Uluslararası Af Örgütü'nün konuyla ilgili yazdığı raporlardan şu alıntılar dikkat çekiyor: 

"Palantir, etik taahhütlerini öne sürerek, yurtdışında insan haklarını ihlal eden rejimlerle asla çalışmayacağını söylüyor. Şirketin, göçmenleri ve sığınmacıları hedef alan zararlı politikaları uygulamak için teknolojisini kullanan ICE ile doğrudan çalışmaya istekli olması göz önüne alındığında, bu durum oldukça ironik."

"ABD hükümetinin, kitlesel sınır dışı etme gündemi ve Filistin yanlısı ifadelerin bastırılması bağlamında, insan hakları ihlallerine yol açan istilacı yapay zeka destekli teknolojiler kullanması son derece endişe vericidir."

İngiltere sağlık sistemi NHS, Palantir ile iş birliği yapıyor

Kovid-19 salgını süresince Birleşik Krallık hükümeti, milyonlarca kişiye ait sağlık verisini içeren kayıtları Amazon, Microsoft, Google ve Palantir gibi teknoloji şirketlerine açarak bir "Kovid-19 veri deposu" (datastore) oluşturdu. Bu şirketlerin doğrudan hasta dosyalarına sahip olmalarına izin verilmese de, bu veriler üzerinden ileride kullanılmak üzere geliştirilen yapay zeka ve analiz modellerini oluşturma imkanı elde etti. 2023 yılında ise NHS Birleşik Veri Platformu'nu (NHS Federated Data Platform) sunmak üzere Palantir liderliğindeki bir konsorsiyuma 330 milyon sterlinlik bir anlaşma yapıldı. 

İngiltere'deki Yeşiller Partisi'nin lideri Zack Polanski, NHS'in Palantir ile iş birliği yapmasını eleştirerek şu ifadeleri kullandı: 

"Trump'ı destekleyen bu askeri gözetim kuruluşunun İngiltere'nin en önemli kurumunda yeri yok. NHS hastaları tedavi eder ve ülkemizi bir araya getirir. Palantir'in geçmişi, Gazze'deki soykırımı aktif olarak desteklemek ve Trump'ın paramiliter ICE ekiplerine gözetim verileri sağlamakla dolu. Bu ekipler şu anda Amerika sokaklarında ölüm ve kaos yaratıyor." 

Gazze'deki soykırımın ortağı: "Palantir"

Palantir, İsrail ordusu ve istihbarat kurumlarına saldırı hedeflerinin tespit edilmesine yönelik gelişmiş veri analiz sistemleri sağlıyor. Bu sistemlerin, Gazze'de açık şekilde işaretlenmiş yardım araçlarını hedef alan ve üç insansız hava aracı füzesiyle gerçekleştirilen saldırılarda kullanıldığı belirtiliyor.

Palantir'in İsrail'in askeri operasyonlarındaki rolü, şirketin Gazze'de devam eden soykırımın doğrudan bir parçası haline geldi. Palantir, Ocak 2024'te İsrail Savunma Bakanlığı ile 'savaşla bağlantılı görevler' kapsamında teknoloji sağlanmasını öngören bir iş birliği anlaşması imzaladı.

Palantir'in İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Josh Harris, anlaşmaya ilişkin açıklamasında, "Her iki taraf da Palantir’in ileri teknoloji çözümlerinin savaşla bağlantılı görevlerde kullanılmasına yönelik karşılıklı mutabakata vardı." ifadelerini kullandı. Anlaşma kapsamında İsrail'e, Palantir'in ürün portföyüne geniş kapsamlı erişim sağlandığı belirtildi.

Bu ürünler arasında, şirketin askeri amaçlarla geliştirilen amiral gemisi platformu "Gotham" da yer alıyor. Gotham, Palantir tarafından dünya genelinde ordular ve kolluk kuvvetleri için 'hedef yönetiminde modern, etkili ve sorumlu bir çözüm' olarak tanımlanıyor.

Anlaşmanın, İsrail Savunma Bakanlığı'na çok sayıda gizli istihbarat raporunu analiz ederek saldırı hedeflerini belirleyen bir yapay zeka platformunun satışını kapsadığı belirtiliyor. Palantir'in CEO'su Alex Karp, geçmişte yaptığı bir değerlendirmede, "Ürünümüz zaman zaman insanları öldürmek için kullanılıyor." ifadelerini kullanmıştı.

Bu süreçte, Palantir çalışanlarından bazıları, şirketin İsrail'in Gazze'de devam eden soykırımına destek verdiği gerekçesiyle istifa etti. Şirketin yapay zeka sistemleri büyük ölçüde istihbarat verileriyle besleniyor ve bu veriler Filistinlilere ilişkin kapsamlı raporları içeriyor.

The Nation'ın 2024'te yayımladığı araştırmada, Palantir'in teknolojisinin, yapay zeka destekli hedefleme sistemleri aracılığıyla Gazze'de çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği saldırılarda rol oynadığı ortaya kondu. Aynı araştırmada, eski ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) çalışanı Edward Snowden tarafından 2014'te sızdırılan belgeler de hatırlatıldı.

Söz konusu belgelere göre, NSA'nın Filistinli ABD vatandaşları ile Gazze ve Batı Şeria'daki yakınları arasındaki telefon ve e-posta iletişimlerini ham ve sansürlenmemiş şekilde İsrail’e aktardığı ortaya çıkmıştı

Araştırmalara göre Palantir’in algoritmaları, Filistin mahallelerine yönelik hedef listelerinin oluşturulmasında kullanılıyor ve bu listeler İsrail ordusunun bombardıman planlamalarına doğrudan veri sağlıyor. Uzmanlar, şirketin teknolojisiyle Gazze'nin 'dijital bir ikizinin' oluşturulduğunu; sivil hareketliliğin modellenerek askeri operasyonların yürütülmesine imkan tanındığını belirtiyor. Ayrıca, sızdırılan verilerin telefon görüşmeleri, e-posta içerikleri ve dijital ağ meta verilerini de kapsadığı vurgulanıyor.