AA muhabirine konuşan 39 yaşındaki Çıvgın, uzun dönem bağımlılıklarıyla mücadele ettiğini ve Yeşilay sayesinde bu durumdan kurtulduğunu söyledi.
Yeşilay'da 6 yıldır iyileşme danışmanı olarak görev yapan Çıvgın, "Yaklaşık 15 yıl aktif olarak bağımlı kaldım. Bunun son 5 yılı bağımlılıktan kurtulma mücadelesiyle geçti. Bu bağımlılık sürecinde esrar, alkol, madde, kumar, birçok bağımlılıkla mücadele etmek zorunda kaldım ama hepsi aynı kapıya çıkıyor. Bağımlılık, başlı başına bir hastalık." dedi.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Bağımlılıkla mücadeleye 2011 yılında başladığını, bu süreçte Alkol ve Madde Bağımlılığı Araştırma Tedavi ve Eğitim Merkezinden (AMATEM) terapi ve ilaç desteği aldığını aktaran Çıvgın, iyileşme gösterdikten sonra 2016 yılında bir belediyede iyileşme koçu olarak işe başladığını anlattı.
Belediyede 3 yıl çalıştıktan sonra 2019'da Yeşilay Danışmanlık Merkezleri'nde (YEDAM) işe başladığını kaydeden Çıvgın, burada keyifle ve zevkle çalışmaya devam ettiğini dile getirdi.
Çıvgın, bağımlılıktan kurtulmaya karar verme dürtüsünün ve sonrasında gelişen durumların başlı başına ayrı süreçler olduğunu belirterek, "Şimdi Yeşilay'lar, YEDAM'lar var ve bağımlılığın bir hastalık olarak bilinmesi sağlanabiliyor ama o zaman bilmiyorduk. İstanbul'a gelip bu tedaviyi doğru yapan kişilerle tanıştığım zaman onlar dedi ki, 'Bu kronik bir hastalık ve tedavide sürekli durman gerekiyor, sürekli tedavinin içinde olman gerekiyor.' Ben de 2011'de tedavime başlayan sürecime hala devam etmekteyim." diye konuştu.
Annesi ve ablalarının desteği
Kişiyi iyi ya da kötü yönde etkileyen durumlardan birinin aile faktörü olduğunu vurgulayan Çıvgın, şöyle devam etti:
"Benim ailemde iki grup vardı; birisi bağımlı olanlar, birisi de bağımlı olmayanlar. Ben bağımlı olduğum dönemde bağımlı olan grupla beraber oluyordum. Bırakma kararı alınca bağımlı olmayan grupla temas kurmaya başladım, gerçekten beni seven, önemseyen ve iyi olmamı isteyen insanlarla. Bunlar tabii başta annem ve ablalarımdı. Onların desteğiyle bu tedavileri takip etmek, düzenli olarak tedavilere gelip gitmek, hastanede yatmak, bunları sağladım. Yoksa tek başına o bağımlılığın getirdiği fiziksel, zihinsel bir durum var, ruhsal durum zaten apayrı. Bana destek olmaları, şu an temiz kalmamı sağladı."
"Bir günlük kararla olmuyor"
Yeşilay'daki çalışmalardan da bahseden Çıvgın, burasının her şeyden önce bir okul, işini etik şekilde yapan bir yer olduğunu dile getirdi.
Çıvgın, "Bilimsel temellere dayanarak insanlara yardım eden bir yer. Bağımlılık çok zor bir alan. İyileşmek, bağımlılıktan kurtulmak gerçekten çok zor ve sayılar çok düşük. Bu koşullarda insanların o duygularını, maddi durumlarını suistimal etmeden gerçekten onlara yardım etmek isteyen bir yer." ifadelerini kullandı.
Bağımlılıktan kurtulma kararını veren herhangi bir kişinin yanında onlara yardım etmek isteyenlerin bulunması gerektiğini aktaran Çıvgın, bir günde bağımlı hale gelinmediğini, bunun uzun süre devam eden bir şey olduğunu anlattı.
Çıvgın, "Bundan kurtulmak da böyle bir günlük bir kararla olmuyor. Bu kararı her gün vermemiz gerekiyor. Eğer bu süreci bırakmazsak, bağımlılıktan bir gün kurtulup yepyeni bir hayat kurulabiliyor." dedi.