İsrail ordusu: Tahran genelinde silah üretim tesisleri ve balistik füze rampası depolarını hedef aldık

İsrail ordusu, İran'ın başkenti Tahran'a düzenlenen saldırılarda, silah üretim tesisleri ile balistik füze rampası depolarının hedef alındığını ileri sürdü.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Tahran'a yönelik geniş çaplı iki dalga hava saldırısı düzenlendiği kaydedildi.

İsrail ordusunun İran'a saldırılarını yoğunlaştırdığı belirtilen açıklamada, gece saatlerinde Tahran ve İran'ın orta kesimlerini hedef alan iki hava dalgasının tamamlandığı ve onlarca askeri noktanın vurulduğu iddia edildi.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

Açıklamada, hedefler arasında birkaç silah üretim fabrika ve tesisi ile uzun menzilli balistik füzelerin bileşenlerinin bulunduğu tesislerin vurulduğu savunuldu.

Tahran'ın doğusunda gerçekleştirilen saldırı dalgasında uzun menzilli balistik füze rampası deposunun hedef alındığı kaydedilen açıklamada, son günlerde İran ordusunun ülkenin orta kesiminden balistik füze fırlatmaya hazırlandığının tespit edildiği, bunun İran'ın batı kesimindeki fırlatma kapasitesinin zayıflamasından kaynaklandığı öne sürüldü.

Açıklamada ayrıca saldırıların devam edeceği tehdidinde bulundu.

Öte yandan İsrail ordusu, İran İstihbarat Bakanlığı'nın kilit komutanlarından olduğunu öne sürdüğü Mehdi Rüstemi Şemestan'ın Tahran'da düzenlenen bir suikastla öldürüldüğü iddia etti.

İran İstihbarat Bakanı İsmail Hatib de 18 Mart'ta ABD-İsrail saldırısında ölmüş, bugün Hatib için cenaze töreni düzenlenmişti.

İngiltere, ABD’nin İran’ın füze üslerine yönelik saldırılarında İngiliz üslerini kullanmasına izin verdi

İngiltere Başbakanlık Ofisi 10 Numara'dan bir sözcünün yaptığı yazılı açıklamaya göre, İngiliz bakanlar, Orta Doğu'daki son gelişmeleri, İran'ın saldırılarını ve Hürmüz Boğazı'nı kapatmasını ele almak üzere bir araya geldi.

İngiltere'nin, Hürmüz Boğazı'ndaki uluslararası deniz taşımacılığını güvence altına alacak uygulanabilir plan geliştirmek üzere uluslararası ortaklarıyla yakın işbirliği içinde çalıştığını vurgulayan bakanlar, İran'ın hedeflerini uluslararası deniz taşımacılığını da kapsayacak şekilde genişletmesini kınadı.

Ayrıca, bakanlar, kırmızı bayraklı gemiler ile İngiltere'nin yakın müttefikleri ve Körfez'deki ortaklarının gemilerine yönelik saldırılar dahil İran'ın saldırılarının, bölgeyi daha fazla krize sürükleme, İngiltere ve dünya genelinde hissedilen ekonomik etkileri daha da kötüleştirme riski taşıdığı konusunda mutabık kaldı.

Bakanlar, ABD'nin bölgenin toplu meşru müdafaası kapsamında İngiltere'nin üslerini kullanmasına ilişkin anlaşmanın, Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere saldırmak için kullanılan füze üslerini ve kapasitelerini etkisiz hale getirmeye yönelik ABD savunma operasyonlarını da kapsadığını doğruladı.

İngiltere'nin Orta Doğu'daki çatışmaya yönelik yaklaşımının temelindeki ilkelerin değişmediğini vurgulayan bakanlar, İngiltere'nin, halkını, çıkarlarını ve müttefiklerini savunmaya, uluslararası hukuka uygun hareket etmeye ve daha geniş çaplı çatışmanın içine çekilmemeye kararlı olduğunu bildirdi.

Rusya'nın, ABD'ye "Ukrayna şartıyla" İran'a istihbarat desteğini kesmeyi teklif ettiği öne sürüldü

Politico internet sitesinin ABD-Rusya görüşmelerine dair bilgi sahibi iki kaynağa dayandırdığı haberinde, Rusya’nın ABD’ye, İran ve Ukrayna’ya ilişkin karşılıklı olarak istihbarat desteklerini kesme teklifinde bulunduğu iddia edildi.

Haberde, Moskova’nın Washington’a, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığına ilişkin koordinatlar gibi istihbarat bilgilerini İran’la paylaşmayı durdurmayı önerdiği, buna karşılık Washington yönetimine Rusya hakkında Ukrayna’ya istihbarat sağlamayı bırakma şartı koştuğu öne sürüldü.

Söz konusu teklifin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Özel Temsilcisi Kirill Dmitriev tarafından, ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın damadı ve eski başdanışmanı Jared Kushner ile geçen hafta Miami’deki görüşmesinde gündeme getirildiği ancak ABD'nin bu teklifi reddettiği savunuldu.

Haberde, istihbarat konusunda bilgi sahibi bir kişiye atıf yapılarak, “Rusya’nın savaşın başlamasından bu yana İran ile istihbarat paylaşımını ve askeri işbirliğini genişlettiği” ve Rusya’nın bu önerisinin Avrupalı diplomatları endişelendirdiği iddia edildi.

Trump, 15 Mart'ta verdiği bir röportajda, Rusya'nın İran'la istihbarat paylaştığı iddialarına ilişkin, "Rusya belki bilgi veriyordur, belki de vermiyordur." yorumunda bulunarak, "Biz de Ukrayna'ya biraz bilgi veriyoruz ve iki ülke arasında barış sağlamaya çalışıyoruz." ifadesini kullanmıştı.

ABD-İsrail'in İran'a saldırıları

İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İranlı yetkililere göre, ABD-İsrail saldırılarında ölü sayısı 1348'i, yaralı sayısı 17 bini aştı.