ABD-İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaş 1 ayı geride bırakırken çok boyutlu krize dönüştü

İran ile ABD arasında müzakere süreci devam ederken 28 Şubat'ta ABD ve İsrail’in İran'a saldırılarıyla başlayan savaş, Tahran'ın, İsrail'in yanı sıra bölgedeki ABD üsleri ve hedeflerine karşı saldırılar başlatmasıyla çok boyutlu krize dönüştü

AA muhabiri, 28 Şubat'ta ABD-İsrail'in başlattığı ve bir ayı geride bırakan savaş süresince öne çıkan saldırıları ve gelişmeleri derledi.

Saldırıların ilk dakikalarında İran lideri Ali Hamaney'in Tahran’daki evi ağır saldırılarla hedef alındı. Saldırılarda, Hamaney, eşi, gelini ve 14 aylık torunu hayatını kaybetti. Aynı gün Tahran'a saldırılarda Savunma Bakanı Aziz Nasırzade ve Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Tümgeneral Muhammed Pakpur da yaşamını yitirdi. Bu gelişmeler, İran’da siyasi ve askeri yapıyı derinden sarsarken saldırıların tonunu ilk günden sertleştirdi.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

İran'ın güneyinde ilkokul vuruldu, 168'i çocuk, 180'den fazla sivil hayatını kaybetti

Tahran'daki saldırılarla eş zamanlı olarak ABD, İran'ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şecere-i Tayyibe İlkokulunu füzelerle hedef aldı. 40 dakika arayla iki kez vurulduğu açıklanan ilkokulda 168 öğrenci ve öğretmenleri dahil 180'i aşkın kişi yaşamını yitirdi. Saldırı, olayın ardından geçen birkaç gün sonra uluslararası medyada geniş şekilde eleştiri konusu olurken ABD Başkanı Donald Trump, okulun İran tarafından "yanlışlıkla" vurulmuş olabileceğini iddia etse de Amerikan basını, saldırının ABD tarafından Tomahawk seyir füzeleriyle gerçekleştirildiğinin ortaya çıktığını yazdı.

Saldırılardan birkaç saat sonra İran, İsrail'e ve ABD'nin bölgedeki üsleri ve hedeflerine karşı saldırı dalgası başlattı. Balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla Tel Aviv, Kudüs, Hayfa ve çevresindeki hedeflere saldırılar düzenlendi. İranlı askeri kaynaklar, bu saldırıların yalnızca şehirleri değil, İsrail’in askeri ve stratejik üslerini de hedef aldığını açıkladı ancak İsrail’de uygulanan askeri sansür nedeniyle bu üslerde oluşan muhtemel hasar ve kayıplara ilişkin bağımsız doğrulama yapılamadı.

İran, saldırılara karşılık İsrail'in yanı sıra ABD'nin bölgedeki üsleri ve hedeflerini vurdu, Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri kısıtladı

İlk gün itibarıyla ABD’nin bölgedeki askeri varlığını hedef alarak Körfez’deki üslerine de saldırılar düzenleyen İran, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Ürdün, Bahreyn, Katar, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Irak'ın kuzeyinde ABD'ye ait askeri noktaları hedef aldı. Bu saldırılar, savaşın hızla bölgesel bir boyuta taşındığını gösterdi.

Amerikan basını, İran'ın ABD'nin bölgedeki üslerine düzenlediği saldırılarda en az 12 erken uyarı radarı, askeri altyapı ve çok sayıda uçağın imha olduğunu ya da hasar gördüğünü duyurdu. The New York Times gazetesi de 27 Mart’ta Amerikalı askeri yetkililere dayandırdığı haberde, askerlerin hasar gören üsleri terk ederek otellere ve çeşitli ofislere taşındığını yazdı. İran, özellikle BAE ve Irak'ın kuzeyinde Amerikan askerlerinin kaldığı otelleri de SİHA ve füzelerle hedef aldı. Irak'ta İran'ın desteklediği silahlı gruplar da ABD güçlerine saldırılar başlattı.

İran, saldırıların ilk günlerinde küresel petrol ticaretinin yüzde 20'sinin gerçekleştirildiği stratejik Hürmüz Boğazı'nı ABD-İsrail ve destekçilerine bağlı gemilerin geçişine kapattığını duyurdu. İran donanması, boğazdan geçiş yapan petrol tankerlerini füze ve insansız hava araçlarıyla vurdu. Bu durum, uluslararası piyasada petrol fiyatlarının artmasına yol açtı. Savaş öncesi yaklaşık 70 dolar olan Brent petrolün fiyatı bugüne gelindiğinde yüzde 60'tan fazla artışla 112 dolara çıktı.

ABD Hava Kuvvetlerine ait F-15 tipi üç savaş uçağı 1 Mart'ta Kuveyt'te "yanlışlıkla" vurularak düşürüldü.

Hizbullah savaşa dahil oldu, "sahte bayrak" saldırıları iddiası

Bölgesel cephe genişlemeye başlarken Lübnan'daki Hizbullah savaşa dahil olarak İsrail'e füze saldırıları başlattı. Bu saldırılar, İsrail’in kuzey sınırında yoğun tahliyelere de yol açtı.

İran'ın misilleme saldırıları devam ederken dikkati çeken bir başka gelişme Umman’da yaşandı. Umman’daki Salale Limanı'na yönelik drone saldırıları rapor edildi ancak İran Genelkurmay Başkanlığı bu saldırılarla herhangi bir ilgilerinin olmadığını açıkladı ve Umman’ı “dost ve komşu ülke” olarak nitelendirerek saldırı iddialarını reddetti.

İranlı yetkililer, bu tür saldırıların ABD-İsrail tarafından İran’ı suçlamak amacıyla düzenlenmiş olabileceğini öne sürdü. Aynı gün İranlı yetkililer, Türkiye’ye yönelik füze saldırısı iddialarını da yalanlayarak, "İran Türkiye’yi hedef almadı, iddialar sahte bayrak operasyonlarının parçası olabilir." açıklamasını yaptı. Daha sonra İran lideri Mücteba Hamaney, 20 Mart'ta Türkiye ve Umman'a füze fırlatılmadığını ve bu saldırıların "İran ile komşuları arasında anlaşmazlık oluşturma hedefiyle sahte bayrak operasyonu olabileceğini" söyledi.

ABD, İran'a ait fırkateyni uluslararası sularda batırdı

İran donanmasına ait “IRIS Dena” fırkateyni, Hindistan'da düzenlenen Milan 2026 Tatbikatı'ndan dönerken 4 Mart'ta Hint Okyanusu açıklarında uluslararası sularda ABD güçleri tarafından denizaltıdan torpido ateşlenerek vuruldu. İran, geminin silahsız olduğunu ve saldırıda 104 İranlı denizcinin yaşamını yitirdiğini duyurdu.

Taraflar arasında şiddetli saldırılar devam ederken 6 Mart'ta ABD-İsrail İran’ın enerji altyapısına yöneldi. Tahran'da petrol depoları hedef alındı birçok bölgede büyük yangınlar çıktı. Buna karşılık İran, enerji alanında misillemeye geçti ve İsrail’in Hayfa’daki rafineri ve enerji tesislerini Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan, Bahreyn ve BAE gibi ülkelerdeki enerji tesislerini vurdu. İran'ın misillemelerinin ardından ABD Başkanı Trump, saldırıların kendileri tarafından gerçekleştirilmediğini ve İsrail'in de bundan sonra İran'ın enerji tesislerini vurmayacağını söyledi.

Karşılıklı enerji saldırılarının etkisi küresel piyasalara yansıdı ve petrol fiyatlarında sert dalgalanmalar görülürken, enerji güvenliği savaşın en kritik başlıklarından biri haline geldi.

İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının ardından boğazı yeniden açacak şekilde bölgeye askeri varlık sevk edeceklerini açıklayan Trump, daha sonra müttefik ülkelere çağrıda bulunarak uluslararası bir deniz gücü oluşturulmasını ve boğazın yeniden açılması için ortak hareket edilmesini istedi. Ancak bu çağrı beklenen karşılığı bulmadı. Avrupa ülkeleri ve bazı bölgesel müttefikleri çatışmanın daha da büyümesinden endişe ederek temkinli bir tutum sergiledi.

İran'da lider Hamaney'in saldırılarda hayatını kaybetmesinin ardından 8 Mart'ta Uzmanlar Meclisi tarafından oğlu Mücteba Hamaney, ülkenin yeni lideri seçildi. Hamaney'in oğlu seçildikten sonra 12 Mart'ta yayımladığı ilk mesajında, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam edeceği mesajını verdi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 12 Mart'ta Irak'ın batısında İran sınırı yakınlarında orduya ait bir yakıt ikmal uçağının düştüğünü duyurdu.

ABD-İsrail İran'ın enerji altyapısını hedef aldı, İran, İsrail'deki ve bölgedeki enerji tesislerini vurdu

ABD Başkanı Trump, İran'ı Boğazı açmaya zorlamak için Basra Körfezi'ndeki ana petrol ihraç terminaline saldırı tehditlerinde bulundu. Trump 14 Mart'ta Hark Adası'na saldırı düzenlendiğini ancak petrol alanlarını vurmadıklarını duyurdu.

Savaşta enerji sektörünü doğrudan etkileyen bir dönüm noktası yaşandı. İsrail, İran’ın en büyük enerji kaynaklarından biri olan Güney Pars gaz sahası ve Aseluye petrol rafinerisini hedef aldı. İran Enerji Bakanlığı, bazı tesislerin zarar gördüğünü ve yangınların kontrol altına alındığını açıkladı. Bu saldırı, küresel petrol ve doğal gaz piyasalarında ani fiyat dalgalanmalarına yol açtı. İran, saldırıların ardından İsrail ve Körfez'deki enerji altyapısına misillemelerini artırdı.

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Laricani, saldırılarda hayatını kaybetti

ABD-İsrail, 17 Mart'ta İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'yi hedef aldı. Laricani, Tahran'da kızının evinin bombalandığı saldırıda aile üyeleriyle birlikte yaşamını yitirdi. Aynı gün gönüllü seferberlik güçleri olarak bilinen Besic Teşkilatı Komutanı Gulam Rıza Süleymani'nin de saldırılarda öldürüldüğü açıklandı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, savaştan önceki döneme göre yüzde 60'tan fazla artış gösteren petrol fiyatlarındaki artışı durdurabilmek için 19 Mart'ta "denizde bulunan" İran petrolüne yönelik yaptırımları kaldırdıklarını duyurdu.

İran, 19 Mart'ta ABD'ye ait F-35 tipi savaş uçağını hava savunma sistemleriyle vurarak düşürdüğünü açıkladı. CENTCOM da uçağın İran semalarında "saldırı görevi" sırasında hasar aldığını doğruladı ancak uçağın ABD'nin Orta Doğu'daki üslerinden birine "sert iniş" yaptığını iddia etti.

Aynı gün İran, İsrail'e ait bir F-16'yı düşürdüğünü açıkladı. İsrail de bir F-16'nın İran'da hedef alındığını ancak hasar almadığını öne sürdü.

ABD-İsrail'in İran'ın enerji tesislerine saldırılarına karşı İran, saldırı dalgasını Körfez ülkelerini de kapsayacak şekilde genişletti. Katar’daki Ras Laffan LNG tesislerinin bir kısmı zarar gördü, Bahreyn’de Sitra rafinerisi hedef alındı ve Irak’ta güvenlik riskleri nedeniyle üretim düşürüldü. Bu gelişme küresel enerji piyasalarında daha fazla dalgalanmalara yol açtı.

İran İstihbarat Bakanı İsmail Hatib'in de 19 Mart'ta ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybettiği açıklandı.

Trump'ın, İran'a "elektrik şebekesini vuracakları" tehdidi ve "doğrudan görüşme" iddiası

ABD Başkanı Donald Trump, 22 Mart'ta İran’a Hürmüz Boğazı’nı 48 saat içinde koşulsuz olarak açması için son bir ültimatom verdiğini aksi takdirde İran’ın elektrik şebekesinin hedef alınacağı tehdidini savurdu. İran ordusu ise buna karşılık, “Enerji altyapımıza saldırılırsa hem bölgedeki tüm elektrik tesislerini vururuz hem de Hürmüz Boğazı enerji tesislerimiz yeniden inşa edilene kadar kapalı kalır." karşılığını verdi.

Trump, İran’a verdiği 48 saatlik süre dolmadan ültimatomu 5 gün uzattığını ve İran ile ileri düzeyde doğrudan görüşmeler yaptıklarını iddia etti ancak iddialar İranlı yetkililer tarafından yalanlandı. İran hükümeti, ABD ile görüşme olmadığını Washington'un bazı ülkeler aracılığıyla ateşkes çağrıları mesajı gönderdiğini açıkladı.

İran Silahlı Kuvvetleri, ülkenin güneyinde ABD'ye ait bir F-15 savaş uçağını hava savunma sistemleriyle vurduğunu ve uçağın Basra Körfezi'ndeki Hürmüz Adası yakınlarına düştüğünü duyurdu. ABD ordusu ise iddiayı yalanladı.

ABD Savaş Bakanlığı, İran'da kara savaşına girişecek iddiası

ABD'nin görüşme iddiaları devam ederken Amerikan medyası, Pentagon'un, Amerikan ordusunun 82. Hava İndirme Tümeni dahil binlerce askeri İran'la savaş dolayısıyla Orta Doğu'ya göndermeye hazırlandığını yazdı.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, 25 Mart'ta yaptığı açıklamada, ABD-İsrail'in bölgedeki ülkelerden birinin yardımıyla İran'ın adalarından birini işgal etme planları yaptığına dair istihbarat aldıklarını duyurdu. Kalibaf, "İleriye doğru herhangi bir adım atmaları halinde, o bölge ülkesinin tüm hayati altyapısı, hiçbir kısıtlama olmaksızın amansız saldırılarla hedef alınacaktır." uyarısında bulundu.

Bu açıklama, Washington’un Hark Adası gibi İran'ın Basra Körfezi'ndeki stratejik adaları ele geçirme ihtimaline ilişkin spekülasyonların devam ettiği bir döneme denk geldi.

İran, 25 Mart'ta güneydoğudaki Sistan ve Belucistan Eyaleti’ne bağlı Çabahar kenti semalarında ABD'ye ait F-18'in vurulduğunu ve uçağın ve Hint Okyanusu’na düştüğünü öne sürdü. ABD ordusu, bir gün sonra yaptığı açıklamayla iddiayı yalanladı.

ABD, Pakistan üzerinden İran'a 15 maddelik "ateşkes" teklifi sundu, İran reddetti

Savaşın 27'inci gününde sahadaki savaşın yanı sıra diplomatik çabalar da yoğunlaştı. Pakistan, diplomasi girişimlerinde aktif rol oynayacağını ilan ederek hem İran hem ABD ile eşzamanlı görüşmeler yürüttüğünü duyurdu

ABD, de "İran ile savaşı sonlandırmak için" Pakistan üzerinden Tahran'a 15 maddelik bir teklif ilettiğini duyurdu. Katar'ın Al Jazeera televizyonu ise isimleri açıklanmayan Pakistanlı resmi kaynaklara dayandırdığı haberinde, İslamabad'ın Washington tarafından önerilen 15 maddelik ABD'nin talep listesi konusunda İran ile görüşmelerde bulunduğunu duyurdu. İran ise ABD'nin füze kapasitesinin sınırlandırılması, uranyum zenginleştirmenin tamamen durdurulması gibi taleplerini kabul etmedi. İranlı yetkililer, savaşın durdurulması için İran'ın sivil nükleer haklarının tanınmasını, savaş tazminatı ödenmesini ve yaptırımların kaldırılmasını şart koştuğunu bildirdi.

ABD-İsrail, sivil altyapı, fabrikalar ve üniversiteleri vurdu

ABD-İsrail, Trump'ın altyapıyı hedef almayacağız açıklamasına rağmen 27-28 Mart'ta İran'ın çeşitli kentlerinde su kaynaklarını, fabrikaları, üniversiteleri hedef aldı. Hedef alınan üniversiteler arasında Tahran'daki Bilim ve Teknoloji Üniversitesi de yer aldı.

Sosyal medyadaki açık kaynak hesapları, İran'ın 28 Mart'ta ABD'nin Suudi Arabistan'daki Prens Sultan Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıda ABD Hava Kuvvetleri ve müttefiklerinin en önemli stratejik varlıklarından biri kabul edilen Boeing E-3 Sentry AWACS Havadan Erken Uyarı ve Kontrol uçağının ağır hasar aldığını bildirdi. CENTCOM, saldırıya ilişkin açıklama yapmadı ancak Amerikan Associated Press Haber Ajansı, saldırıda 5'i ağır 15 Amerikan askerinin yaralandığını duyurdu. Amerikan basını, saldırıda ABD'ye ait 1 yakıt ikmal uçağı KC-135 Stratotanker'in tamamen imha edildiğini 3'ünün de ağır hasar görerek hizmet dışı kaldığını bildirdi.

İran'ın müttefiki Yemen'deki Husiler, 28 Mart'ta savaşa dahil olduğunu duyurarak, savaşın başından beri ilk kez doğrudan İsrail’e balistik füzeler ateşlediğini açıkladı. İsrail, Yemen'den atılan füzelerin engellendiğini iddia etti.

Saldırılarda 1 aylık süre geçerken ABD-İsrail'in saldırılarında İran'da şu ana kadar Sağlık Bakanlığının açıklamasına göre, can kaybı 260'ı çocuk 240'ı kadın olmak üzere 1937'ye, yaralı sayısı da 24 bin 800'e ulaştı. İran Kızılayı da şu ana kadar saldırılarda, 71 bin 356 konut ve 20 bin 399 ticari birim olmak üzere 92 bin 662 sivil birim, 290 sağlık merkezi, 600 okul, 46 ambulans ve 3 ambulans helikopterin saldırıların hedefi olarak hasar gördüğünü bildirdi.

ABD-İsrail'in saldırılarında ayrıca, Tahran'daki Gülistan Sarayı, İsfahan'daki Çehel Sütun ve Senendec'de bulunan Asef, Salar-ı Said ve Hüsrevabad gibi birçok tarihi eserin de zarar gördüğü açıklandı.

İsrail'in açıklamasına göre ise İran'ın; Tel Aviv, Hayfa, Kudüs, Dimona, Arad, Eilat gibi kentlere karşı füze ve silahlı insansız hava araçlarıyla saldırılarında 19 kişi öldü, 5 bin 492 kişi yaralandı.

İran'ın bölgedeki ABD üslerine ve hedeflerine karşı saldırılarında da ABD'nin açıklamasına göre, ise 13 asker öldü, yaralı sayısı 300'ü geçti.

Irak'ta da birçoğu İran'ı destekleyen silahlı gruplara düzenlenen ABD-İsrail saldırılarında olmak üzere 96 kişi hayatını kaybetti.

Saldırılarda BAE'de 11, Kuveyt'te 6, Umman'da 3, Suudi Arabistan'da 2, Bahreyn'de 3 kişi, hayatını kaybetti.

İsrail'in Lübnan'a saldırılarında ise şu ana kadar 1180'den fazla kişi yaşamını yitirdi, 3 bin 229 kişi de yaralandı.