Birleşmiş Milletler'in 2019 yılında yayımladığı, Nefret Söylemi Strateji ve Eylem Planı'na göre, "nefret söylemi" teriminin uluslararası yasal bir tanımı bulunmuyor ve neyin "nefret dolu" olduğunun nitelendirilmesi ise belirsiz ve tartışmalıdır. BM'nin yayımladığı bu plana göre, "nefret söylemi", bir kişiye veya bir gruba kim oldukları temelinde, yani dinlerine, etnik kökenlerine, uyruklarına, ırklarına, renklerine, soylarına, cinsiyetlerine veya diğer kimlik faktörlerine göre atıfta bulunarak saldıran, aşağılayıcı veya ayrımcı bir dil kullanan her türlü konuşma, yazı veya davranış olarak anlaşılmaktadır.
Bir araştırmaya göre nefret söyleminin çeşitli kategorileri olabilir; siyaset, kadın, göçmenlik, etnisite, cinsel kimlik, inanç ve mezhep, engellilik ve yaşlılık. Ayrıca, nefret söyleminin içeriğinde abartma, yükleme, çarpıtma, genelleme, olumsuz ifadeler, hakaret, küfür, aşağılama, düşmanlık, savaş, şiddet, nefret gibi söylemler barındırabilir. Yani, nefret söylemi genellikle hoşgörüsüzlüğe ve nefrete dayanır ve bu tarz davranışlara yol açar, ayrıca belirli bir bağlamda küçük düşürücü ve bölücü olabilir.